En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
18 Mart 2011

Kur'an'da Arkadaşlık



Arkadaşın, insan yaşamında çok önemli bir yeri vardır. Öyle ki arkadaşı, insanın cennet ya da cehennem ehli olmasına vesile olabilir. Peygamberimiz (s.a.v) arkadaş seçiminin önemini, "Kişi dostunun dini üzeredir; şu halde her biriniz kiminle dost olduğuna baksın." (Bihar-ül Envar, c.74, s.792) hadisiyle açıklar.


Birçok insanın arkadaş edinme nedeni yalnızlık yaşamamaktır. İnanan insan arkadaş seçiminde titizlik göstermeli, Kur'an ahlakını yaşayan insanlarla arkadaşlık etmelidir. Peygamberimiz(sav) "Salih arkadaş yalnızlıktan daha iyidir; yalnızlık da kötü arkadaştan daha iyidir." (Bihar-ül Envar, c.15, s.51) buyurarak, yalnızlık korkusuyla arkadaş edinmenin yanlışlığına dikkat çeker.


Arkadaş seçerken, karşımızdaki insanda Allah sevgisi ve korkusu var mı, Allah’a teslim mi? Kadere inanıyor mu? Tevekkül sahibi mi? gibi sorulara cevap aramalıyız. Eğer cevaplar olumlu ise o kişi makuldur, konuşulabilir, arkadaş olunabilir. Allah'a iman eden insan akıllıdır; ondan insana zarar gelmez. Ancak içinde Allah sevgisi ve derin bir Allah korkusu olmayan kişi ile yakın arkadaşlık kurulamaz.


Hz. Ali(ra) insanın, arkadaşları vesilesiyle tanınabileceğini şöyle ifade eder:


"Kimin durumunu kestiremiyorsanız; dinini bilmiyorsanız, onun çevresine bakın. Eğer arkadaşları Allah’ın dinine bağlıysalar, o da Allah’ın dini üzeredir. Şayet arkadaşları Allah’tan başkasının dini üzere iseler, onun Allah’ın dininden nasipsiz olduğunu bilin. Çünkü Resulullah (s.a.v) şöyle derdi: "Allah ve âhiret gününe inanan bir kimse kafiri kardeş, faciri arkadaş edinmesin. Kim kafiri kardeş ya da faciri arkadaş edinse, facirdir, kafirdir." (Bihar-ül Envar)


İnsanların çoğu iman ettiğini söylediği halde Allah'ın hoşnut olacağı gibi bir hayattan uzak durur, yüzlerce çelişki yaşar. Bu ahlaktaki kişi, inkar ifade eden sözleri ve davranışlarına rağmen, kendisini doğru yolda zanneder, cennete gideceğine inanır, gerçekte ise kendisini kandırır.


Allah'tan uzak yaşayan bu kişi, tıpkı kötülüğe çağırırken şeytanın yaptığı gibi, arkadaşının ancak kendisine uyduğunda kurtuluşa ereceğini ve kendisinin doğru bir yol üzerinde olduğunu iddia eder. İnkara ve din dışı ahlaka davet ederken arkadaşına, onun iyiliğini istediği yalanını söyler. Kendisine inanan arkadaşını böylece mutsuzluğa sürükler.


De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan Allah'tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yerde şaşkınca bıraktıkları, arkadaşlarının da: "Doğru yola, bize gel" diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?" De ki: "Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk." (En'am Suresi, 71)


Zaman zaman inançlı olduğunu söyleyen insanların Allah'tan yüz çevirmiş, sapkın bir yaşamı olan kimselerle arkadaşlık ettiklerine tanık oluruz. Ahlak dışı yaşayan bu tanınmış kişilerle birlikte olmaktan, onlarla çekilmiş fotoğraflarının medyada yer almasından gurur duyarlar. Ancak diğer yandan bu kişi, Müslüman kimliğiyle bilinen insanlardan uzak durur; adeta korkar. Örneğin Peygamberimiz(sav) döneminde de onunla birlikte olmak büyük bir suçtu. Onunla ve onunla birlikte olanlarla konuşmuyor, ticaret yapmıyorlardı. Dahası bu durum yıllarca sürmüştü. Bu şeytanın bir oyunudur ve her dönem bu yaşanmıştır.


Allah'ın Hikmetli Bir Örneği


Kur'an'ın Kehf Suresi'nde biri varlıklı diğeri yoksul olan bahçe sahibi iki arkadaşın kıssası anlatılır. Sahip olduğu mülk ile büyüklenen arkadaşlardan biri, bahçesinin sonsuza dek kurumayacağını söyler. "Kıyamet-saatinin kopacağını da sanmıyorum. Buna rağmen Rabbime döndürülecek olursam, şüphesiz bundan daha hayırlı bir sonuç bulacağım." diye sözlerine devam eder. İman sahibi arkadaşı ise Rahmani bir merhamet örneği göstererek onu şöyle uyarır:


"... Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni düzgün (eli ayağı tutan, gücü kuvveti yerinde) bir adam kılan (Allah)ı inkar mı ettin? Fakat, O Allah benim Rabbimdir ve ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam." (Kehf Suresi, 37,38)


İman sahibi kişi, büyüklenen arkadaşının imanının zayıf olduğunu fark eder ve imanını güçlendirmek için ona yardımcı olmaya çalışır. Arkadaşına "bir damla sudan” yaratıldığını hatırlatır ve onu güzel ahlaka çağırır.


Ayette, arkadaşını güzel ahlaka davet ederken ya da ona ahiretine yönelik bir hatırlatmada bulunurken müminlerin izleyeceği yol tarif edilir. Eğer arkadaşı, Allah karşısındaki aczinin farkında değilse, ona acizliğini hatırlatmak, yapılacak en doğru davranıştır.


Kur’an, Allah'tan yüz çeviren kişinin ahirette söylediği "Ah keşke!" ifadesiyle, yaşadığı büyük panik ve korkuyu tarif eder. Bu kişi yaşamı süresince kendisini uyaranlara kulak vermemiş, "batıla ve tutkulara dalıp gidenlerle birlikte dalıp gitmiş" (Müddessir Suresi, 45), sapkın arkadaşlarına uyarak yoldan çıkmıştır. Şimdi kendisi gibi dünya hayatında Allah'ın sınırlarını korumayan, büyüklük taslayan insanların tümüyle beraber Allah'ın huzuruna getirilmiştir.


Allah'ın hoşnutluğunu kazanmanın yolları açık iken, arkadaşlarının etkisinde kalarak kendisine tanınan fırsatı kaçırmış olmanın verdiği pişmanlık gittikçe artar. Öyle ki ellerini ısırır, içini yakan dönüşü olmayan pişmanlık sözlerine yansır:


"O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: "Ah keşke, elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım, Vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim. Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız" bırakandır." (Furkan, 27-28-29)


İman eden ve Rabb'ine teslim olmuş insan ise kötülüğe çağıran arkadaşının değil elçinin sözlerinin kendisi için en hayırlısı olduğunu bilir. Gönülden itaat eder, söylenenleri büyük bir şevk ve istekle uygular. Bu ahlak, gerçek imanın kanıtıdır ve Allah, bu koşulsuz teslimiyeti yaşayanların kurtuluş bulacaklarını müjdeler:


Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, doğrular (ve doğrulayanlar), şehidler ve salihlerle beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar? (Nisa Suresi, 69)


Allah’a dua edelim, dünyada bizleri Kendisine yakın güzel ve iyi insanlarla, ahirette de peygamberler, doğrular, şehitler ve salihlerle arkadaş kılsın...



Fuat Türker



Bu yazı 856 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,111 µs