En Sıcak Konular

Hakverdi Murat Merdamert

Mefkure
Hakverdi Murat Merdamert
1 Ocak 1990

Graham Dorsy Benim!





Clarles Bronson'un,Jill İreland'la başrolu paylaştığı,Frank D. Gilroy yönetiminde ki;"Öğleden Üçe Kadar" Vestern filmini seyredenler hatırlar mı bilemem?

Bronson,güney kuzey savaşında albay olarak vazife yapıp,savaş sonrası,evini gasp edenlerden birini vurduğundan aranan,çapkın,yalancı ve bencil bir kanun kaçağını canlandırmaktadır(Graham Dorsy).

Graham Dorsy,5 kişilik bir çete ile,hedef seçtikleri bir bankayı soymaya giderken,gördüğü bir rüya sebebiyle işlerin ters gideceği korkusunu yaşar,ayrıca yolda atının ayağı kırılır ve atsız kalır.Bir ata iki kişi binerek yola devam ederlerken tenha bir yerde oldukça gösterişli bir malikaneye rastlarlar.Malikanenin sahibesi dul bir kadın olan bayan Amanda(Jill İreland)'dan at satın almak isterler.

Graham,Bayan Amanda'nın,"ahır da at yok" sözünü,doğrulamak için ahıra girer.Ahırda söylenin aksine at olduğunu görür.Soygundan caymak istediğinden,kadını yalancı çıkarmaz ve arkadaşlarına at olmadığını söyler.Çetenin başı olan yaşlı adam bu durum üzerine Graham'a atsız yola devam edemeyeceğini ve kendilerini burada beklemesini söyler.Öğlen olmak üzeredir ve saat 3'de geri geleceklerdir bankayı soymuş olarak,gelirken de bir at getireceklerdir.

Graham, malikaneyi gezmek ister,kimse olmadığımdan emin olmak için.Gelişen bazı durumlardan sonra evin sahibesiyle beraber olur.Birbirlerine yıldırım aşkı ile bağlanmışlardır.Saat üçe doğru arkadaşlarının gelmesini beklerken bir atlı yaklaşır;şehirde soyguncuların yakalandığını,birinin vurulduğunu,diğerlerinin beşte asılacağını haber verir.

Graham bu olaya çok sevinir.Artık sevgilisi ile gelecek planları yapabilecektir ama Amanda ondan hiç de arzu etmediği bir şey ister:Dostlarını kurtarmasını.Şövalye ruhlu olarak gördüğü bu bencil adamı,eski eşinin smokini üzerinde olduğu halde şehre gönderir.

Graham tenha bir yerde bekleyip geri dönmeyi hayal ederken,şerif ve adamlarının kendisinin peşinde olduklarını fark eder..Arkadaşları da O'nu ele vermişlerdir.Bu kovalamacada bir seyyar doktara rastlar.Adamın elbisleri ile kendi elbiselerini değiştirip,adamı bayıltıp, bir taşa yaslar elinede tüfek verir.Sonra da doktorun at arabası ile oradan uzaklaşır.Şerif adamlarıyla sürünerek bir tepenin ardından çıkarlar ve sırtından,elinde tüfek gördükleri,smokinli doktoru,Graham zannederek vururlar.Cesedi alıp göstermek üzere Bayan Amanda'ya getirirler.Ceset bir atın sırtında asılmaktadır sırtı delik deşiktir.Adamın üzerinde,bir kaç saat önce Graham'a verdiği,eşinin smokini vardır.Sevgilisi zannettiği bu cesedi gören kadın oracıkta bayılır cesedin yüzünü göremeden.

Üç gün sonra kendine geldiğinde,hizmetçilerinden,smokinli adamın ve asılan arkadaşlarının gömüldüğünü ama şehir halkının bir haydutla bir kaç saatliğine beraber oması sebebiyle hakkında iyi düşünmediklerini öğrenir.At arbasını hazırlatır ve şehre iner.Şehir gerçekten kendisine tavır almıştır.Üzerine yürüyüp,elbiselerini çetiştiren kadın ve erkeklere,aşk üzerine bir nutuk çeker ve yıldırım aşkı ile vurulduğu O adamla yaşadılarından pişman olmadığını ifade eder.Şehir halkının şaşkın bakışlarıyla oradan ayrılır.

Graham Dorsy'ye gelince,Kılığına girdiği diş doktoru bir sahtekardir.Gözleri iyi görmeyen yaşlı insanların,ağızlarındakı altın dişleri söküp yerlerine uyduruk dişler takmaktadır.Aranan biri oduğundan enselenip,bir yıl hapse mahküm olur.

Bayan Amanda evine vardığında,ertesi gün malikaneyi tekedeceklerini söyler.araba hazırlanmış ayrılmak üzereyken şehirden gelenleri görür,Tüfeğini onlar doğrultur ve yaklaşmamaların söyler.Ama gelenlerin niyeti başkadır.Hikayesinden çok etkilenmişlerdir.Özellilkle kadınlar destek vermektedirler.Yanlarında getirdileri bir gazeteci yaşadılarını yazmak için kendisine yardımcı olmasını ister.Amanda kabul eder. Lakin olayları ve Graham Dorsy'i öyle abartır ki insanlar arasında bir efsane olurlar.

Bütün dünya onların hikayesini okumaktadır.Onlar için besteler yapılmakta,piyesler düzenlenmektedir.Şehir ve malikane bir ziyeret yeri olarak gidip gelenlerle dolup taşar.

Graham Dorsy,dünyanın gözünde büyük bir kahramandır.O dostlarını kurtarmak için canvermiştir.Çok büyük işler yapmıştır.Çok yakışılı ve çok uzun boyludur.Karşısında hiç bir kadının dayanabilme şansı olmayan efsanevi bir adamdır artık.

Hapishanede okunan kitapta hakkında söylenenlere,abartılara "yalan" diyen Dorsy'nın karşısına bir mahkum dikilir ve;"ben olunla falanca soygunu gerçekleştirdim.Buna ne diyorsun der"?Dorsy acı acı güler.

Bir yıl geçmiş Graham Dorsy,şehre dönmüştür.Takma bir sakalı ve gözlükleri vardır tanınmamak için.Şehir inanılamaz bir haldedir:"Burada asıldılar","burada yatıyor","Graham parkı" v.s.Şehrin her köşesinde kendileriyle ilgili bir şeylere rastlamamak mümkün değildir.

Dorsy,oradan malikaneye gider ve Amanda'nın karşısına dikilir.Sakalını ve gözlüğünü çıkarır ama Amanda O'nu tanıyamaz.Adam ısrar eder.Kadın adamı bir boy aynasının karşısına geçirir ve sorar:"Karşında ne görüyosun?.
Adam;"Graham Dorsy"der.Kadın;" nasıl bir adam görüyorsun boyun kaç" der?Adam "1.80".Kadın Graham'ın boyu 1.90'dı.karşındaki adam yakışıklı mı vasat mı"diye sorar?Adam"Vasat"diye cevap verir.Kadın bu sefer de" Graham dorsy çok yakışıklı bir adamdı" der.

Adam aralarınında geçen her şeyi anlatır inandırmak için ama herşey kitapda yazıyor diye terslenir.Bunu üzerine Graham en mahrem yerini gösterip," bu kitap da yazmıyor" der.Kadın artık inkar edemez ama kabullenmekte istemez.Kadına göre onlar artık Amanda ve Graham Dorsy değil,yeni bir romeo ve julyet'tir'ler.Artık kendi alt kimlikleriyle yaşamalarının imkansız olduğunu ve bu üst kimliğe sadık kalmak mecburiyetinde olduklarını izaha çalışır.Bir araya gelmelerinın bu tılsımı bazacağini ve efsaneyi bitireceğini ifade eder.

Adam itiraz eder,kadın itiraz eder ve kadın adamın tabacasını belinden çetip kendini vurur.
Graham pencereden kaçar.ertesi gün rahip Amandayı defnederken; "sevgilisinin hasretine dayanamadı ona kavuşmak için ölümü seçti "der.

Graham dorsy bir posta arabasıyla giderken yolu soyguncularla kesilir,soyguncu başı olan adam, eski bir arkadaşıdır.Adama ismi ile seslendikten sonra ,kendisini tanıtır.Lakin adam alay eder,inanmaz.Sinirlenip soyguncularla kavga eder,dayak yer yalan söylüyorsun diye.

Dorsy eski sevgililerinden birinin işlettiği,geneleve varır.Kadına kendini hatırlatır ama kadın onu adamlarına kovdurur; " Graham Dorsy'nin boyu 1.90'dı." diyerek.

Graham dorsy kendini içkiye vurur.İçki içtiği barların birinde,bir kadın,kendileri için yazılmış şarkıyı okumaktadır.Masadakileri kadına fırladır; "susun" diye. Bir delikanlı yanına gelir ve şöyle der:"Bayım umarım,bu hareketiniz Graham Dorsy'ye karşı bir hareket değildir".Dorsy masanın altından silahını çekmiştir:"Graham Dory ne benden uzundu ne de benden yakışıklı buna ne diyeceksin"? Değinde genç ona silahını çekmesini söylerve Graham Dorsy'yi savunurken,Graham Dorsy tarafından vurulur.

Bardan fırlayan Graham Dorsy,kaçarken bazı sesler duyar. Bir tiyatro sahnesinin arkasındadır ve tiyatroda kendi hikayeleri oynanmaktadır.Graham Dorsy rolünde olan uzun buylu yakışıklı aktör;sevgilisine, arkadaşlarını kurtarmak için gitmesi gerektiğini söyleyerek,iknaya çalışmaktadır.Hakiki Graham Dorsy sahneye dalar;"yalan ben gitmek istemedim.beni O gönderdi.Ben Graham Dorsy'yim der.Seyirciler ellerinne ne geçerse sahneye fırlatırlar.

Son sahne bir tımarhanedir ve herkes bir palavra sıkmaktadır.O sırada içeri Graham Dorsy deli gömleği ile getirilir.Onu gören deliler ,yanına yaklaşırlar ve aralarından biri seslenir;"hoş geldin Graham Dorsy.seni bekliyorduk".

Graham Dorsy'nin yüzünde mutlu bir tebessüm film biter.
........

Bir kişiyi veya bir olayı efsaneleştirmek,onu hakiki şahşiyeti ve kimliğinden uzaklaştırmaktır.Bugün Türkiye'ye şöyle bir bakalım ve düşülenim.Acaba ölmüş veya yaşayan kaç Graham Dorsy 'mız vardır.Bugün Graham Dorsy'leştirdiğimiz insanlar mezarlarından kalkıp gelebilseler,acaba kendilerini bize inandırabilirler miydi? Veya onlar kendilerini tanıyabilirler miydi?



Bu yazı 1,899 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Şubat 2019 Göçtü Gitti Ozan Arif -Sagu-
    • 15 Şubat 2019 ''Çağrımız İslam'da Dirilişedir'' ve OZAN ARİF
    • 12 Ocak 2018 Beyin Yetmezliği
    • 1 Eylül 2017 Aldığı Nefese Hükmedemeyen İnsan
    • 3 Ağustos 2016 Milliyetçi Camia'nın Fethullah Gülen'le İmtihanı
    • 30 Temmuz 2016 Çarşı 15 Temmuz Gecesi Niye Sokakta Değildi?
    • 30 Kasım 2015 Otoritenin Sarsılmaz Gücü Saldığı Korkuda Saklıdır
    • 11 Ocak 2015 Talak Suresi 4.Ayeti Aslında Ne Diyor?
    • 11 Eylül 2014 Rantiyecilikten Rantkeşliğe
    • 28 Nisan 2014 Güneş Sabahına Doğmaz Bir daha
    • 22 Ekim 2013 Bu Ülkede Adalet Yok Diyenler Haksız mı?
    • 2 Eylül 2013 Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Türkleri Seviyormuş
    • 25 Temmuz 2013 Hayatı Karayemiş Ağacıyla Anlatmak Anlamak
    • 23 Nisan 2013 Bu Ayaklar Koktu Be Kerry!
    • 8 Ocak 2013 Balyoz Davası' nın Hatırlattığı Fıkra
    • 25 Kasım 2012 Basının Turan Yazgan Hoca'ya Kahreden Duyarsızlığı
    • 6 Kasım 2012 Koray Aydın Kurultayda Taktik Hatadan mı Kaybetti?
    • 29 Ekim 2012 MHP'de Lider Değişimi Elzem mi?
    • 27 Ağustos 2012 Samsun'da Neler Oluyor?
    • 7 Ağustos 2012 Günümüzün Bazı Dini Meselelerine İlahi Hitap

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,731 µs