En Sıcak Konular

MARKETLER KARŞISINDA PAZARCILARI DA ÖLDÜRMEYİN!

16 Temmuz 2012 22:46 tsi
MARKETLER KARŞISINDA PAZARCILARI DA ÖLDÜRMEYİN! Büyük marketler karşısında küçük esnaf, yani bakkal, manav, kasap ağır ağır piyasadan çekiliyor.

Marketler karşısında pazarcıları da öldürmeyin!

Büyük marketler karşısında küçük esnaf, yani bakkal, manav, kasap ağır ağır piyasadan çekiliyor. Eskiden özellikle ilçelerin sembolü olan bakkal, kasap, manav şimdilerde ayakta kalma savaşı veriyor. Çünkü, bazı market zincirleri artık her ilçede şube açıyor, bazı ilçelerde iki hatta daha fazlası açtıkları oluyor. Bir ilçeye gelen her bir market zinciri oranın yerli esnafını zora sokuyor. Eğer birkaç market zinciri gelmiş ise küçük esnafın ayakta kalması imkansız hale geliyor. Bunu hem görerek hem de yaşayarak biliyorum.

Çünkü, market zincirleri manav, kasap ve bakkal reyonlarını birlikte hizmete sunuyor. Bununla da yetinmiyor, ne ararsan bulunsun misali "Yok yokçu" dükkanlarına dönmeye başladı. Bu yazıdaki maksadım market zincirleri aleyhine bir kampanya yürütmek değil. Ancak, küçük esnaf toplumun omurgasını oluşturur. Toplumun değer yargıları ile çatışmaz. Kısacası bize has değerlere sahiptir. Diyebiliriz ki toplumu ayakta tutan bir kesimdir. Küreselleşen dünyada sınırların giderek kağıt üzerinde kalmaya başladığını, ekonomik bakımdan güçlü ülkelerin tüm dünyayı etkisi altına aldığını, bunun sonucu olarak küresel sermayenin dünyanın her köşesine el attığını biliyorum. Birileri bu durumu reel gerçek diye değerlendirebilir ve küresel sermayenin önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini savunabilirler. Ancak, unutmamak gerekir ki, uluslararası büyük market zincirleri girdikleri gelişmekte olan ülkelerde yılların esnafını kendisine işçi yapmaktadır. Kasap dükkanını kapatmakta marketlerin kasap reyonunda, manav dükkanını kapatmakta marketlerin manav reyonunda, kısacısı toplumun bize ait yapısını oluşturan küçük ve orta esnaf giderek yok olmakta, bulabilirlerse marketlerde işçi olarak hayatlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar.

Geçmişten günümüze özelliklerini koruyan bir tek elimizde semt pazarları kalmıştı. Şimdi görünen o ki, onların da çağdaş şartlara uygun görüntü vermek adına büyük bir bölümü kapanacak. Pazarlara döndük yeni düzenlemelere karşı değilim. Söz gelimi artık her satıcının elektronik tartı aleti bulundurması gerektiğine katılıyor, mahalle aralarında dar sokaklarda pazar kurulmasının çeşitli sakıncalarını biliyorum. 8-10 sokağı içine alan pazarların çevresinde oturanların sıkıntı anlar yaşadığını inkar mümkün değil. Ancak, tüm bunlar pazarların yok edilmesini, hatta bu pazarlarda civar köylerin çiftçilerinin kendi ürettiklerini getirip sattıkları, halk arasında "Köylü pazarı" olarak nitelendirilen merkezlerin yok edilmemesi gerekir diye düşünüyorum. Bu arada pazarlarda barkotsuz ürün satımının engellenmesinin en büyük darbe vuracağı yerler "Köylü Pazarları"dır.

Her alanda gelişmelere ayak uydurmaya itirazım yok. Ancak, gelişmelere ayak uyduracağız diye yeni nesillerin geçmişimizle bağlarının kopartılmasının ileride bir takım sıkıntılara yol açacağını düşünüyorum. Hiç olmazsa geçmişteki bazı uygulamaların sınırlı da olsa sürdürülmesinde yarar vardır. Bunun için bir takım yeniliklerin devreye sokulmasına engel yoktur. Benim üzerinde durmak isteğim husus, yaptığımız her işin taklitçiliği aşmayan uygulamalardan kurtarılması gerekiyor. Falan yabancı ülkede böyle yapıyorlar öyle ise bizimde öyle yapmamız gerekir, anlayışı ile hareket etmek taklitçilikten başka bir şey değildir. Bu ülkede gerek pazarlarda gerek mahalle dükkanlarında yıllar önce kese kağıdı kullanılırdı. Naylon poşetler sonradan çıktı ve bir anda tüm ülkeyi kapsadı. Bunun zararları olabileceği hiç düşünülmedi. Çünkü yabancılar böyle yapıyorsa iyidir anlayışı ruhumuza işletilmişti.

Yıllar önce file ile giderdik. Esnaf aldıklarımızı kesekağıdına koyarak tartar bizde filemize yerleştirir evin yolunu tutardır. Böylece ne aldıklarımızı sallaya sallaya eve gider, nede çevre kirlenmesine katkımız olurdu. Köroğlu'nun dediği gibi tüfek icat oldu mertlik bozuldu misali, naylon icat oldu çevremiz kirlendiği gibi, artık biliniyor ki plastik kaplarda uzun süre saklanan yiyecekler bozuluyor, sağlıya zararlı hale geliyor. Bu gerçek naylonu günlük hayatımıza sokmadan görülebilseydi şimdilerde yeniden kesekağıdına dönerek çevre kirliliğini engelleyeceğiz dememize gerek kalmazdı.

Kısacası her alanda elbette bir takım gelişmelere kayıtsız kalmak mümkün değil, ama Batı'dan ne görürsek iyidir anlayışı da doğru değildir. Gelişmeleri kendi kültür potamızda yeniden süzgeçten geçirmek, ona göre hayatımıza sokmak durumunda olmalıyız.


Abdülkadir Özkan - Milli Gazete


Kaynak: MİLLİ GAZETE http://www.milligazete.com.tr/makale/marketler-karsisinda-pazarcilari-da-oldurmeyin-244840.htm


Bu haber 503 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,024 µs