En Sıcak Konular

ÜLKÜCÜ MİLLİYETÇİ ŞEHİTLER

24 Şubat 2010 11:01 tsi
ÜLKÜCÜ MİLLİYETÇİ ŞEHİTLER Aşağıdaki liste, ölümlerde bile ayrım yapanlar için verilmiştir.

Ülkücü milliyetçi şehitler

Aşağıdaki liste, ölümlerde bile ayrım yapanlar için verilmiştir. Ülkemizde çarpık bir anlayış var. Her kesim, kendini mağdur, kendini mazlum sayıyor. Hele 12 Eylül öncesiyle ilgili yazılan kitaplar, çevrilen diziler, filmler... Sanki hep bir taraftan adam öldürülmüş; öbür taraf ise hep öldürmüş. Yeni nesillere insafsızca bu yanlış bilgi öğretiliyor. Binlerce milliyetçi ülkücünün öldürüldüğü unutturuluyor. Son zamanlarda aynı çarpık zihniyetle faili meçhul diye ortalıkta dolaşanların da MHP tarafından niçin kabul edilmediğini anlayamıyorlarmış. Aşağıdaki liste binlerce şehidin sadece küçük bir kısmıdır. Unutulmaması gereken bir husus da ilk öldürülenin Ruhi Kılıçkıran adlı bir milliyetçi olduğudur. İşte bazı şehitlerin isimleri:

Ruhi Kılıçkıran (4.1.l968), Mustafa Bilgi (1969), Mustafa Kahraman (1969), Süleyman Özmen (1970), Dursun Önkuzu (1970), Yusuf İmamoğlu (1970), Ümit Beyazçavdar (1971), Nihat Tosuner (1972), Necdet Dumanay (1975), Alparslan Gümüş (1975), Hasan Kadıoğlu (1975), Ekrem Söğüt (1975), Fevzi Doğan (1975), Adnan Acarca (1975), Ali Kaya Alpay (1976), Ahmet Bahar (1976), Fahir Doğan (1976), Faruk Sevinç (1976), Fatih Koyuncu (1976), Halil Yavuz (1976), Bekir Çon (1977), Bayram Çonoğlu (1977), Erdem Arabacı (1977), Adil Koçak (1977), Adil Karagülle (1977), Ahmet Tekin (1977), Gültekin Ertan (1977), Mehmet Çapar (1977), MHP Malatya Belediye Başkanı Hamid Fendoğlu, gelini ve iki torunu (17.4.1978), MHP Patnos İlçe Başkanı Cemal Akbay (30.6.1978), MHP İstanbul İl Başkanı Recep Haşatlı ve oğlu Mustafa Haşatlı (4.10.1978), Adana Ülkü-Bir Başkanı Tevfik Pampal (22.10.1978), Abdullah Gülbahar (1978), Ali Çakıroğlu (1978), Feridun Baş (1978), MHP Manisa İl Başkanı Cemil Çöllü (24. 6. 1979), MHP Bingöl Belediye Başkanı Hikmet Tekin (12.8.1979), MHP Kartal İlçe Başkanı, gazeteci, yazar Erdoğan Hançerlioğlu (12.9.1979), Toprak Dergisi sahibi, yazar, bir dönem milletvekili İlhan Egemen Darendelioğlu (19.11.1979), İzmir Türk Ocağı başkanlarından yazar ve şair Kemal Fedai Coşkuner (3.12.1979), Alper Tunga Uytun (1979), Adnan Koç (1979), Ercüment Yahnici (1979), Fuat Enet (1979), Yaşar Günaydın (1979), Abdullah İzci (1979), Ayşe Çetinkaya (1980), Ahmet Adil Okur (1980), Abdurrahman Kılıç (1980), Adem Tomay (1980), Bilge Özsoy (1980), Figen Çöktü (1980), Mürüvvet Kekilli (1980), Adem Taştan (1980), MHP Mersin İl Başkanlarından Ali Nadir Hayta (14.3.1980), gazeteci, yazar, şair İsmail Gerçeksöz (4.4.1980), Almanya’daki ülkücülerin önderlerinden, gazeteci yazar Halil Tireli (3.5.1980), MHP Genel Başkan Yardımcısı, Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak (27.5.1980), MHP İstanbul Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Ali Rıza Altınok, eşi Fahriye Altınok, kızı Nilgün Altınok (25.6.1980), MHP Adana İl Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Gökoğlu (28.7.1980).

12 Eylül’den sonra da ülkücü milliyetçiler şehit edildi: Almanya’daki ülkücülerin önderlerinden Necati Uygur (4.12.1980), Veli Can Oduncu (1988), Turgut Demirkaya (1988), Yaşar Yazıcı (1988), Hakan Işık (1993), MHP Bingöl Genç İlçe Başkanı Hadi Arın (Mart 1993), Ferhat Kaya (1995), Ertuğrul Kaya (1995), Murat Aldemir (1995), MHP Kartal İlçe Başkanı Nihat Uygun (30.1.1997), Hulusi Şahin (1997).

12 Eylül mahkemelerinin kararlarıyla idam edilen ülkücüler: Mustafa Pehlivanoğlu (7.10.1980), Cevdet Karakaş (2.6.1981), Fikri Arıkan (27.3.1982), Cengiz Baktemur (2.5.1982), Ali Bülent Orkan (13.8.1982), Ahmet Kerse (30.1.1983), Selçuk Duracık (5.6.1983), Halil Esendağ (5.6.1983).

Yukarıdaki şehitler arasında benim de çok yakından tanıdıklarım var. Her birinin şehadetinde içimiz kan ağladı. Ama biz tek taraflı bir tutumla ve çığırtkan tavırlarla şehitlerimizi vesile ederek devletimize meydan okumuyoruz. Üstelik ülkücüler, hiçbir yabancı liderin portresini, hiçbir yabancı ülkenin bayrak veya sembolünü taşımadılar.  “Ne Amerika, ne Rusya, ne Çin / Her şey Türklük için”  diyerek can verdiler. Ruhları şad olsun![1]

Şehitler için ne yapmalı?

“Ülkücü Milliyetçi Şehitler” adlı yazımla ilgili birçok e-posta aldım. Sözlü olarak da görüşlerini bildirenler oldu. Bunların çoğu, adları yazılmayan şehitler hakkındaydı. Bir kısmı da milliyetçilerin ihmalini dile getiriyordu. Binlerce şehidin adını bir yazı içine sığdırmanın mümkün olmadığı açıktır. Yine de insanlarımızın, yakınlarının ve dostlarının adlarını görmek istemeleri son derece tabii bir duygudur. Bu sebeple adları bana ulaştırılan bazı şehitlerimizi de aşağıya yazıyorum.
Hikmet Kılıç (1975), Recep Şirvan (1976), Metin Olgaç (1977), Hilmi Sakarya (1978), Ali Aras (1978), Necip Altınok (1978), Hacı Osman Demir (1978), Mehmet Polat (1979), Cemal Gülbay (1979), Ahmet Atıcı (1979), Ali Çelik (1979), Hasan Şahin (1979), Hüseyin Sanioğlu (1979), Şaban Eğilli (1979), Hüseyin Çelik (1979), Hüseyin Güzel (1980), Şahap Esen (1980), Nevzat Karayün (1980), Mahmut Özelkan (3 Mayıs?).
Ben bu yazıyı bir sen-ben kavgası için yazmadım. Sadece bir haksızlığa, bir tarafgirliğe dikkat çekmek ve yakın tarihi doğru bilmek için yazdım. Milliyetçi ve ülkücülerin hiçbir yabancı lidere, ülkeye bağlı olmadıklarını da özellikle belirttim. Zaten milliyetçilik, mahiyeti gereği yabancı bir güce bağlı olamaz. Milliyetçilerin, ülkücülerin yabancı bir güce bağlı olduklarını iddia edebilmek için somut deliller göstermek gerekir. Genellikle “sol” olarak etiketlenenlerin mutlaka yabancı bir güce bağlı olduklarını da asla düşünmüyorum. Türkiye’de yabancı ülkelere bağlı olmayan pek çok vatansever sosyalist vardı ve vardır. Hatta yerli Marksistler de vardı ve özellikle Sovyetlerin 1968’de Çekoslovakya’yı işgalinden sonra onların sayısı bir hayli arttı. Ancak Türkiye’de Sovyetler Birliği’ne ve Çin’e bağlı Marksistlerin ve bunların silahlı örgütlerinin bulunduğu da muhakkaktır. 12 Eylül öncesi yapılan yürüyüş ve mitinglerde orak çekiçli ve kızıl yıldızlı, Lenin portreli pankartlar gazete arşivlerinde durmaktadır. Cenk Başlamış ile Vladimir Jarov’un 1992 Martında Milliyet gazetesinde yayımladıkları “Sovyet Komünist Partisi Belgelerinde Türkiye” adlı yazı dizisinde, 17.01.1979 tarihli bir belgede Türkiye Barış Komitesi’ne dört bin ruble propaganda malzemesi verilmesi kararının bulunduğu belirtilmiştir. Yine Cenk Başlamış’ın 15-16.02.1992 tarihli Milliyet’te çıkan “Sovyet Komünist Partisinin yardım eli her yere uzanmış” başlıklı haberinde, Novoye Vremya dergisinin yayımladığı listenin 501 sıra numarasında, Behice Boran’a, 31 Ekim 1985 tarihli bir kararla 22.633 dolar gönderildiği ve aynı belgeye göre Boran’ın da parayı aldığını merkeze bildirdiği yazılmaktadır.
Artık her şey meydandadır. 1990’dan sonra doğrudan doğruya Marksistler Türkiye Komünist Partisi’ne dair pek çok araştırma ve hatıra yayımlamışlar ve Sovyetlerle ilişkileri, hatta kendi aralarındaki iç çekişmeleri yazmışlardır.
Milliyetçilere gelince. Birkaç kitap ve hatıra ile genel ağda yer alan şehit listeleri dışında bir şey yok. Ne roman, ne dizi, ne film... Varsa da bunları duyuran basın yayın organlarımız, televizyonlarımız yok. Sanki tarihe, sanata ve televizyonculuğa düşmanız.
Zararın neresinden dönülse kârdır. Şu anda milliyetçi ve ülkücü mirası siyaset sahnesinde temsil ettiği düşünülen Milliyetçi Hareket Partisi, milliyetçi-ülkücü şehitler için büyük bir anma toplantısı yapabilir. Toplantı, sadece şehitleri anmakla bitirilmez. “Konu niçin ihmal edilmiştir ve bundan sonra nasıl telafi edilebilir?” sorularına da cevap aranır. Düşünülen tedbirler de uygulanmaya başlanır.
Unutmayalım ki kendi tarihinizi siz yazmazsanız başkaları yazar; kendi hikâyenizi siz anlatmazsanız başkaları anlatır ve elbette bildikleri gibi yazarlar; diledikleri gibi anlatırlar.[2]

Ahmet B. ERCİLASUN-YENİÇAĞ

Kaynak: Yeniçağ Gazetesi

[1].http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=12097

[2].http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=12189



Bu haber 3,490 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,029 µs