En Sıcak Konular

Namık Kemal Zeybek
Konuk Yazar-Aygazete
Namık Kemal Zeybek
25 Temmuz 2010

Evet mi? Hayır mı?



           Üç arkadaşım aralarında düzeyli bir tartışma yapıyorlardı… Ben de söze karışmadan dinliyordum. Konu mu? Ne olacak, elbette “Anayasa Değişiklikleri Halk Oylaması”

            Daha çok “Evetçi” ve “Hayırcı” arkadaşlar konuşuyordu. Diğer arkadaş dinliyor ve sorular soruyordu. Konuşmaların bir özetini sizlerle üleşmek isterim…

            ÖNCE EVETÇİ arkadaşın anlattıklarına kulak verelim mi?

            EVETÇİ dedi ki:

            12 Eylül Anayasasının darbe döneminin antidemokratik zihniyetini yansıttığı açıkça belli değil mi? Yapılanlar nedir? Bu Anayasayı daha demokratik hale getirmek değil mi? Nasıl olurda bir demokrat yurttaş, sırf AKP getirdi diye, HAYIR der… Üstelik bütün darbecilerin yargılanarak gelecekte darbeye hevesleneceklerin önünü kesmeyi sağlayacak “geçici 15. maddenin kaldırılması” hükmüne nasıl karşı çıkılır? 12 Eylülü yapanların yaptıkları haksızlıklar, zulümler, denge olsun diye yaşı küçük gençleri bile asmalar; yanlarına mı kalsın… Sırf bu yüzden bile bu pakete EVET demek gerekir.

             Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarına yargı yolunun açılmasına nasıl “hayır” dersiniz. Yüzlerce “Asker kişi” keyfi Hükümlerle ordudan atılırken; kendilerine, Askeri Mahkemelere gitme hakkını bile çok gören bugünkü durum devam etsin mi?

            Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun üye sayısının artırılmasında ne kötülük olabilir ki? Önceki dönemlerin ideolojik tercihlerine göre oluşturulmuş bünyeleri değiştirmek yetkisi neden yeni dönemlere çok görülüyor…

            HAYIRCI cevap verdi:

            Söylediklerinden birçoğuna katılıyorum. Darbeciler yargılanmalıdır… Ama neden 28 Şubatçıları yargılamak için hiçbir girişim yok? Buna da Anayasa mı engel? Neden 23 Nisan “E. Muhtırasını” gerçekleştiren ve bunu üstlenen kişiye hesap sorulmadı da, üstelik ödüllendirildi.

            12 Eylülcülerin yargılanmayacakları ise besbelli. Başbakan neden birdenbire 12 Eylül mağdurlarının dava vekilliğine soyundu. Bu konudaki içtenliğine inanıyor musun? Neden halkoylaması 12 Eylül’e denk getirildi ve neden Anayasa değişikliği propagandası sadece “15. Geçici Madde”nin kaldırılmasına bağlanıyor. Burada 12 Eylül mağdurlarını sömürmek amacı açık değil mi?

            Anayasa Mahkemesinin üye dokusunun yeniden oluşturulmasındaki amacın; Yüce Divan görevi yapacağı korkusu olabileceğini hiç düşünmüyor musun? Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu ele geçirmenin anlamından ürkmüyor musun?

            Tartışmalar uzadı gitti. Üçüncü arkadaşım söze karışmıyordu… Bir ara ona dönüldü… “Senin görüşün ne?” diye sordular… “Evet mi?” “Hayır mı?”

            O konuya bambaşka bir açıdan baktı… “Ben sandığa gitmeyeceğim… Ne evet, ne hayır… Bu tartışmaları anlamlı bulmuyorum. Yapılanları da samimi görmüyorum.12 Eylül’cülerin dokunulmazlıklarının kaldırılması demokratlıktan geliyorsa, niye Milletvekili dokunulmazlıkları hem de söz verildiği halde kaldırılmaz?

            İşsizliğe çare yok; yoksulluk sınırı genişliyor; esnaf tükeniyor; sabit gelirli sürünüyor; dolar milyarderleri çoğalıyor; yoksullar daha yoksul oluyor; ülkenin milli dokusunu sarsacak işler peş peşe yapılıyor; terörün durumu ortada ve bütün bunlar olurken toplum neleri tartışıyor… Anayasanın demokratik olmasının önemi belli ama niye bütün antidemokratik düzenlemeleri ortadan kaldırarak bir Anayasa değil de böyle bir değişiklik getirilir. Öyleyse ben gündem saptırmaya alet olmayacağım… Ne evet, ne hayır…”

            Sonra mı? Üçü birden bana döndüler: “Peki sen ne düşünüyorsun?”

            Dedim ki:

            “Kah çıkarım gökyüzüne seyreylerim alemi… Kah inerim yeryüzüne seyreyler Alem beni… Şimdiler de alemi seyretmekle meşgulüm..”

 



Bu yazı 485 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Şubat 2011 Mehmet Akif Arnavut mu?
    • 12 Ocak 2011 Nasıl Bir Türkiye?
    • 3 Ocak 2011 Kürt Sorunu mu? Kürtçe Meselesi mi?
    • 19 Aralık 2010 Yüce Kuran ve Çevirileri
    • 5 Aralık 2010 Kalkanın Ardındaki Planlar
    • 24 Kasım 2010 3997 Kitap Okuyan Adam
    • 19 Kasım 2010 Füze Kalkanı mı? Sakın ha!
    • 10 Kasım 2010 İranla Dost Olmayalım mı?
    • 31 Ekim 2010 TÜSİADın Adı Ne Olacak
    • 25 Ekim 2010 Düşünür ne düşünür yazar ne yazar
    • 19 Ekim 2010 Padişahlığı İsteyen Parti
    • 8 Ekim 2010 Maun Suresinin Anlamı
    • 17 Eylül 2010 Milli Birliğe açılalım
    • 30 Ağustos 2010 İslamda Tarikat
    • 25 Ağustos 2010 İslam Düşmanı,İslam Düşmanı değilmiş
    • 22 Ağustos 2010 Atatürk dindar bir insandı
    • 12 Ağustos 2010 Milli İrade ne ister?
    • 5 Ağustos 2010 Hangi Milliyetçilik?
    • 25 Temmuz 2010 Evet mi? Hayır mı?
    • 11 Haziran 2010 Cihat Kültürü ve İslamda Cihat

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,659 µs