En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
11 Temmuz 2010

Yeni ayıplar



Tesettür, elbette ilahî bir emrin gereği!. Ama tesettür, sadece bir bez parçasına bürünmek değil. Tesettüre bürünen kızlarımızın, kadınlarımızın çeşitli konularda çok dikkatli olmaları gerekiyor. Mesela, tesettürlü bir kız veya kadın, sokakta sigara içemez, lokantada kadeh kaldıramaz. Daracık bir pantolon giyemez. Tesettürlü bir kız / kadın sokakta, otobüste, vapurda sevgilisiyle, nişanlısıyla, kocasıyla kat’iyyen, kat’iyyen, kat’iyyen öpüşemez. Öpüşmemeli. Çünkü kalabalıkları millet haline getiren, onların kültür değerleridir. Kültür temellerindeki bozulma, zamanla millet hayatında büyük sarsıntıların doğmasına yol açar. Diğer milletlerde olduğu gibi, biz de marifet ve fazilet temelleri üzerine oturmak mecburiyetindeyiz.
Marifet temelinde bütün müsbet ilimler ve teknikler vardır. Fazilet temelimizde ise, bizim inanç dünyamız, ahlâkî değerlerimiz, geleneklerimiz, göreneklerimiz bulunmaktadır. Bizim, inanç dünyamızda, genç kızlarımızın, sokaklarda, herkesin gözü önünde erkek arkadaşlarıyla öpüşmeleri yoktur. Bu bozulma, 1980 yılından sonra bize Batı’dan geldi. Derken türbanlı kızlarımızı bile kendi çukuruna çekti.
Geçenlerde Beşiktaş-Kadıköy vapurundaydım. Tam karşımdaki sıraya oturan 21-22 yaşlarındaki bir delikanlıyla kız arkadaşı, büyük bir rahatlıkla öpüşmeye başladılar. Birbirlerine yapışıp kalmaları, Beşiktaş’tan Kadıköy’üne kadar devam etti. Benzer bir rezalete de Büyükada motorunda şahit oldum. Yine tesettürlü bir kız, herkesin ortasında binbir türlü işvelerle, hovardasının kolları arasında, Bostancı’dan Büyükada’ya kadar öpüşerek geldi. Büyükada sokaklarında, başka tesettürlü kızların da alenen öpüştüklerini utanarak görüyorum. Kızlarımız mart kedileri gibi sokaklarda, herkesin gözü önünde erkek arkadaşları önünde öpüşmeleri noksansız bir rezalettir ve dolayısıyla çok ayıptır.
Çok önemli bir başka ayıbımız, bir rezaletimiz daha var: Büyükada, belki de kırk yabancı millete mensup kişilerin gelip gördükleri, yaşadıkları güzel bir ilçemiz. Birkaç yıldan beri Büyükada’nın cumartesi ve pazar günleri, anlatılmaz bir dağınıklık ve çirkinlik içinde geçiyor. Sebebi: maalesef bizim tesettürlü kızlarımız, kadınlarımızdır. Çünkü cumartesi ve pazar günleri, Büyükada’ya tesettürlü aileler geliyorlar. Öğlen yemeklerini de beraberlerinde getiriyorlar. Yemeklerini, Belediye Binasının hemen arkasındaki sahil şeridinin yeşillikleri üzerinde yiyiyorlar. Karınlarını doyurup kalktıktan sonra, sıra, banklara oturup kabak çekirdeği veya ay çekirdeği yemeye geliyor. Hemen yanı başlarında çöp kutuları olduğu halde, bu tesettürlü kızlar / kadınlar onların ne için oralara konulduğunu katiyyen bilmiyorlar. Bu bakımdan yeşilliklerin üstü, açılan, yırtılan gazete sayfalarıyla, yemek ve meyve artıklarıyla, ekmek parçalarıyla, su şişeleriyle, ayran ve pepsi kola kutularıyla, kavun-karpuz kabuklarıyla iğrenç bir çirkinlikle öğürmeye başlıyor. Oturdukları bankların önleri ise, boydan boya çekirdek kabuklarıyla çığlıklar koparıyorlar. Bu tesettürlü kadınlarımıza İslâmiyetin temizlik, güzellik, incelik, mükemmellik demek olduğunu acaba kim öğretecek?

 



Bu yazı 469 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,037 µs