En Sıcak Konular

Sabahattin Talu

Düşünü-Yorum
Sabahattin Talu
10 Haziran 2010

İskenderun Mesajı



 

Gazze olayında Akdeniz’in uluslararası sularında 9 insan hayatını kaybetti. Aynı günün 4-5 saat öncesinde de İskenderun’daki Deniz Kuvvetleri’ne ait birliğe PKK tarafından gerçekleştirilen roketli saldırıda 7 askerimizi şehit verdik.

Her ikisinin de, sadece “Deniz” ile ilgili olması, ister istemez birbiriyle bağlantı kurulmasına sebep oldu.

İleriye sürülen ve neredeyse kabul gören tez; “İsrail’in PKK’yı taşeron olarak kullanıp, İskenderun eylemini yaptırdığı” şeklindeydi.

Gerekçesi ise; PKK’nın ilk defa Deniz Kuvvetleri’ne saldırı düzenlemiş olmasıydı ve sadece bu, tek başına da olsa yeterli gösterilmişti! Öyle ya, ortak payda; “DENİZ”di!

Oysa İskenderun eylemi, PKK açısından bakılarak hiç düşünülüp değerlendirilmedi, yazar, çizer, konuşur/konuşturulur, danışman, on’larca, yüz’lerce terör ve PKK uzmanınca. Aynen, büyük çaplı ve toplu imha amaçlı “Aktütün Karakolu” eyleminde olduğu gibi.

Aktütün eylemi, K.Irak’tan yurt içine giren 200-250 kişilik oldukça kalabalık bir PKK grubu tarafından yapılmıştı. Böylesi bir eylemin, mutlaka önemli bir gerekçesi ve amacı olmalıydı, ve vardı. Ancak basın, basını yönlendiren ve hatta meşgul eden bazı bilirkişiler, sadece “Vay efendim, 200-250 kişilik kalabalık terörist grup, elini kolunu sallayarak sınırdan nasıl böyle girebiliyor”un peşindeydi, ne yazık ki, halâ oradalar. 

Amerika tarafından dışlanmış, Talabani ve Barzani tarafından istenmeyen bir PKK vardı o dönemde. Örgüt sıkışmıştı, boşluktaydı. Konjonktür aynen bugünlerde olduğu gibiydi. PKK o eylemle, Amerika’ya şu mesajı vermeye çalışmıştı; “Beni görmezden gelemezsin. Ben, bölgede önemli bir gücüm. Ortadoğu politikanda beni kullanabilirsin, benden vazgeçme”.

Peki, bugünkü durum? Çerçeve yine aynı.

Baştan almak gerekirse;

Davos’ta “One minute” çıkışı; Türkiye-İsrail krizinin başlangıcıydı.

Gazze’ye, Türkiye’den insani yardım gemileri gidecekti.

İsrail, “gelirse vururum” demiş, tehdit etmiş, uyarmış, Türk Hükümeti ise; “İHH, 32 ülkenin oluşturduğu bir yardım kuruluşudur ve bizimle direk bir alâkası yoktur” diyerek, cevap vermişti.

Kriz daha da büyüyebilirdi. Çünkü İsrail, Ortadoğu’nun hırçın, söz dinlemez, şımarık ve kötü çocuğuydu. Sadece uyarmakla kalmaz, yapardı da. Bunu, herkes gibi örgüt de biliyordu.

Bir önceki günün gecesinin geç saatlerinde, arada sadece 4-5 saatlik küçük bir fark varken, İskenderun’daki deniz birliğine roket attı PKK. Daha sonra, kuvvetle muhtemel Gazze eylemini can kulağıyla ve heyecanla beklemeye başladı. Çünkü, “düşmanımın düşmanı dostum”du ve bu dosta, eski dosta, biraz küsülen dosta bölgede acil ihtiyaç vardı. Çok daha önemlisi “bir taşla iki kuş” misali, İsrail bir anlamda Amerika demekti aynı zamanda!!!

Deniz Kuvvetlerine ait bir birliğe yapılmış ilk eylem olması ve her iki eylemin Akdeniz sularında ve kısa aralıklarla gerçekleşmesi, basit bir tesadüfle açıklanamaz, bağlanamazdı, doğal olarak İsrail de bağlamayacaktı.

Sonuç olarak; PKK’nın, “Ben varım, beni kullan” mesajı İsrail’e, yani hedeflenen adrese çoktan gitmiş oldu böylece.

 



Bu yazı 680 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Şubat 2012 Demokrasi Getirmek!
    • 13 Ocak 2012 Sıra SURİYE’de mİ?
    • 29 Aralık 2011 Düşmanımın Düşmanı Dostumdur
    • 22 Aralık 2011 Canlı Kalkan
    • 8 Aralık 2011 ROJ TV, Gören Gözlere Kel'i Gösteriyor
    • 2 Aralık 2011 Kürt Sorunu’nun Çözümüne İlişkin Beyin Jimnastiği
    • 24 Kasım 2011 KCK Ve Asrın Hukuk Bürosu
    • 17 Kasım 2011 Çözüm mü Dediniz!
    • 11 Kasım 2011 Ne Çare (N.Ç.)
    • 28 Ekim 2011 Sen Olma Haslanım Cemal
    • 27 Ekim 2011 PKK Terörü ve Van Depremi
    • 21 Ekim 2011 Hırsızlık Şebekesi
    • 14 Ekim 2011 Kürtçülere Sorulması Gereken Sorular
    • 7 Ekim 2011 Artık Şuna Net Olarak İnanıyorum
    • 4 Ekim 2011 Barışı Kim İstemez?
    • 23 Eylül 2011 BİR MAÇ NASIL KAZANILIR?
    • 14 Eylül 2011 Analar Ağlamasın da!
    • 8 Eylül 2011 Artık Bir Karar Verin!
    • 26 Ağustos 2011 Cılız Da Olsa İlk Kez Farklı Bir Ses
    • 25 Ağustos 2011 Batman’dan Bodrum’a Özerklik

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,743 µs