En Sıcak Konular

Sabahattin Talu

Düşünü-Yorum
Sabahattin Talu
29 Nisan 2010

Sorunlar Yumağı



 

          Son Siirt olayları,

Daha önceki Mardin, Ş.Urfa, Diyarbakır, vs. vs. olayları,

Küçük yaştaki kız ve erkek çocuklara tecavüz.

Töre cinayetleri…

          Kan davaları…

Kap-kaç ve hırsızlık çetelerine ucuz ve bol eleman…

          Uyuşturucu madde kaçakçılığı…

          Silah kaçakçılığı…

          Büyükbaş hayvan kaçakçılığı…

          İnsan kaçakçılığı…

Organ mafyası…

Başlık parası…

          Berdel uygulaması…

          Çok eşlilik, kuma…

          Ağalık sistemi…

          Feodal yapı…

Aşiretçilik…

          Aşiretler arası çatışmalar…

          Hızlı ve yoğun nüfus artışı…

          İşsizlik…

          Eğitim eksikliği…

          Cehalet, cehalet, cehalet…

          Tüm bunlar, bölgenin yıllardır süregelen sorunları.

          Kendini Kürtlerin temsilcisi sayan Kürtçü partilerden bugüne kadar hiç biri, bu sorunların tek birine dahi, hiç ama hiç ilgi göstermedi, her nedense! Bırakın çözmeyi, çözmek için en ufak bir girişimde dahi bulunmadı, el atmadı ne yazık ki!

          Bütün bunları bir kenara bırakıp, görmezden gelip ne dediler sürecin başlangıcında; “Kürt dili, Kürt kültürü, Kürtçe konuşulsun, Kürtçe eğitim serbest olsun. Kürtçe isim verilsin. Kürtçe Tv kurulsun” falan, filan…

          “Tamam konuşun, tamam olsun, tamam verin” denildi, üstüne üstlük bırakın izni, Kürtçe TRT ŞEŞ kuruldu Devlet eliyle, böylece hazıra konmuş oldular.

          Konuştular, dershaneler açtılar, isimler verdiler. Coşkuyla açılan dershaneler, ilgisizlikten hüsranla birer birer çok kısa sürede kapanıverdiler. Kurulan Kürtçe Tv’yi seyretmediler, üstelik eleştirdiler. Kürtçe isimler verdiler birbirlerine, rahatlıkla birbirlerini tanıyabildiler, hitap edebildiler, seslendiler! Gerçi, bu isimlerin çoğu, hem de büyük çoğunluğu Farsçaydı ama, olsun yine de koydular, nüfus cüzdanlarına yazdırdılar Kürtçe isim diye.

          Yetmedi; “Yerleşim yerlerinin eski Kürtçe isimleri geri verilsin” dediler.

          Hemen yeni tabelalar basıldı, herkes gitmek istediği yere kolayca ulaşabildi bu sayede! Eskiden, kendi köyünü, tabelalar Türkçe olduğu için bulamıyordu vatandaş çünkü! Şükür, artık kolayca yolunu bulup gidebiliyor!

          Her nedense, terör bunca açılıma rağmen bitmedi, hatta tersine arttı bile. Hâlbuki Kürt insanının, Kürt vatandaşın talepleri (!) birer birer yerine getirilmişti! Niye böyle oldu, hepimiz hayret ettik!

Yetmedi; “Kürt kimliği tanınsın, anayasal güvenceye alınsın” dediler, Apo’nun söylediği “Demokratik Özerklik Projesi”ni, “olmazsa olmaz” diye dayattılar.

Projenin özü şuydu; “Ben kendi kendimi, kendi istediğim gibi yönetmek istiyorum”du. “Kendi meclisimi, ordumu kurayım, kendi eğitim sistemimi uygulayım, kısaca kendi kendimi, her şeyimle ve kendim yöneteyim”di.

Ve, dikkat kesilin; “Türkiye’yi bölmeden”!!! Laf aramızda, “Daha nasıl bölünecekse!”…

Şimdilerde deniyor ki; “Apo’ya özgürlük, en azından ev hapsi”

“Kabul edersen; ne alâ, yok etmezsen; savaş daha da şiddetlenerek yeniden başlar”.  

          Talep ve tehditler bitmiyor, görüldüğü gibi kabul edilemeyecek seviyede, giderek de artıyor.

          Samsun’da bir vatandaş tarafından atılan “yumruk”, Giresun ve Ordu’dan gelen şehit haberleriyle, cenazeleriyle cevap buldu.

          Şu günlerde şehit haberleri ve cenazeleri sıklaştı…

Allah rahmet eylesin.

Geride kalanlara, yakınlarına, vatandaşa; çokça “sabır”, birilerine de; az da olsa önce “akıl” ve sonra biraz da “fikir” eylesin Ya Rab…

  


Bu yazı 698 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Şubat 2012 Demokrasi Getirmek!
    • 13 Ocak 2012 Sıra SURİYE’de mİ?
    • 29 Aralık 2011 Düşmanımın Düşmanı Dostumdur
    • 22 Aralık 2011 Canlı Kalkan
    • 8 Aralık 2011 ROJ TV, Gören Gözlere Kel'i Gösteriyor
    • 2 Aralık 2011 Kürt Sorunu’nun Çözümüne İlişkin Beyin Jimnastiği
    • 24 Kasım 2011 KCK Ve Asrın Hukuk Bürosu
    • 17 Kasım 2011 Çözüm mü Dediniz!
    • 11 Kasım 2011 Ne Çare (N.Ç.)
    • 28 Ekim 2011 Sen Olma Haslanım Cemal
    • 27 Ekim 2011 PKK Terörü ve Van Depremi
    • 21 Ekim 2011 Hırsızlık Şebekesi
    • 14 Ekim 2011 Kürtçülere Sorulması Gereken Sorular
    • 7 Ekim 2011 Artık Şuna Net Olarak İnanıyorum
    • 4 Ekim 2011 Barışı Kim İstemez?
    • 23 Eylül 2011 BİR MAÇ NASIL KAZANILIR?
    • 14 Eylül 2011 Analar Ağlamasın da!
    • 8 Eylül 2011 Artık Bir Karar Verin!
    • 26 Ağustos 2011 Cılız Da Olsa İlk Kez Farklı Bir Ses
    • 25 Ağustos 2011 Batman’dan Bodrum’a Özerklik

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,141 µs