En Sıcak Konular

Sabahattin Talu

Düşünü-Yorum
Sabahattin Talu
13 Ocak 2010

Önemli Olan Köşe Yazarlığı Teklifi Değil



 

İtalya'da haftalık yayımlanan ve marjinal olarak bilinen komünizm yanlısı “İl Manifesto” adlı dergi, Abdullah Öcalan'ın “Kürtler İçin Adil Bir Barış” başlıklı bir yazısını yayınlamış.

          Anlaşıldığı kadarıyla dergi, Apo’nun avukatları aracılığıyla bir yıl önce Öcalan’a köşe yazarlığı teklifinde bulunmuş. Bir başka söyleme göre, Avrupa’da PKK’ya yakın bazı şahısların girişimleriyle köşe yazarlığı işi ayarlanmış.

          “İl Manifesto” adlı dergi, başta da belirtildiği gibi “marjinal” bir dergi. Yani dergi, toplumda genel kabul gören görüşlerden farklı, hatta son derece zıt fikirlere ve bu fikirlere sahip yazarlara yer veriyor. Dolayısıyla, dergide kim bilir ne yönde görüşlere yer verilmiştir bugüne kadar. Bu nedenle Öcalan’a yer vermiş, vermemiş çok da önemli değil aslında. Önemli olan, Öcalan’a ait olduğu iddia edilen bu yazının nasıl dergiye ulaştırıldığı konusudur.

          Oysa, biliyoruz ki, avukatlarının Öcalan ile yaptığı haftalık görüşmelerinde herhangi bir doküman alış-verişi kesinlikle yasak ve çok sıkı denetleniyor. Bu durumda, ortaya iki sonuç çıkıyor. Bir; demek ki çok sıkı bir denetleme yok, iki; ya da yazı Öcalan’a ait değil.

          Yazı, Öcalan’a aitse ve avukatları vasıtasıyla İtalya’ya ulaştırılmışsa, bundan da tek sonuç çıkıyor; avukatların hafızaları son derece kuvvetli (!), ki her söyleneni harfi harfine akıllarında tutup, yazıya dönüştürebiliyorlar.

          Avukatlarına bravo (!) doğrusu, ama ben bu varsayıma pek katılamıyorum açıkçası. Çünkü, yazı 4 paragraflık uzunca bir yazı ve akılda tutulacak gibi değil.

Buradan tek sonuç çıkıyor; Apo söylüyor, o’nu dikkatle dinleyen avukatları, daha sonra bir araya gelerek söylediklerini bir kez daha gözden geçirip, kâğıda döküyorlar. Zaten Apo’yu iyi tanıyorlar, o’nun ne diyebileceğini, görüşlerini az çok tahmin edebiliyorlar ve daha önemlisi örgüt diline son derece hakimler, çünkü, en başından beri bu konuda eğitimliler.

          Ancak buna rağmen, Öcalan’ın avukatlarının birçok gelişmeyi, Öcalan’ın bilgisi ve talimatı dışında inisiyatif kullanarak yönlendirdikleri, hatta Apo’yu ve Kandil’i dahi kendi görüşleri doğrultusunda düşünmeye ve hareket etmeye kanalize ettikleri yönündeki, uzunca bir süredir dile getirdiğim iddialarımı, bu vesileyle buradan bir kez daha yineliyorum.

          Apo’nun, Kandil ve DTP ile olan irtibatında tek ve etkin rolü kamuoyunda pek öne çıkmayan/çıkartılmayan avukatları oynuyorlar. Ve bu, kurye ve elçi anlamındaki rol içerisinde kullandıkları inisiyatif de oldukça yüksek görünüyor.

Yakalandığında “Hizmetinizdeyim” diyerek tir tir titreyen Öcalan, nasıl oldu da daha sonra birden bire kaplan kesilip, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tehdit eder duruma gelebildi ki sizce!

Bana göre; “Böyle yapma başkan, kendine gel” diye o’nu uyardılar.

“Dik dur, biz yandaşlarımızı ayaklandırır, seni tekrar ön plana çıkartırız” diyerek, o’na moral, ümit ve güç verdiler.

“Sen buradan Devlet’i sıkıştır, biz Kandil’i, DTP’yi ve taraftar kitlemizi harekete geçiririz” diyerek, Apo’yu yönlendirdiler.

Bu itibarla, Apo’nun avukatlarının, gelinen ve yaşanan süreçteki avukatlığın çok ötesindeki rolleri, oldukça yüksek ve belirleyici.

Bunu anlamak veya görmek için, ne “Apo’nun avukatı” olmaya, ne de “Şeytanın avukatlığı”nı yapmaya hiç gerek olmadığı ortada.

Öte yandan, ne köşe olmuş, o’ndan çok daha zararlı köşe yazarları, çığırtkanlar var ki yerli basında, Apo köşe yazarı olmuş-olmamış, ha bir eksik, ha bir fazla, çok da önemli değil aslında.

 



Bu yazı 783 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Şubat 2012 Demokrasi Getirmek!
    • 13 Ocak 2012 Sıra SURİYE’de mİ?
    • 29 Aralık 2011 Düşmanımın Düşmanı Dostumdur
    • 22 Aralık 2011 Canlı Kalkan
    • 8 Aralık 2011 ROJ TV, Gören Gözlere Kel'i Gösteriyor
    • 2 Aralık 2011 Kürt Sorunu’nun Çözümüne İlişkin Beyin Jimnastiği
    • 24 Kasım 2011 KCK Ve Asrın Hukuk Bürosu
    • 17 Kasım 2011 Çözüm mü Dediniz!
    • 11 Kasım 2011 Ne Çare (N.Ç.)
    • 28 Ekim 2011 Sen Olma Haslanım Cemal
    • 27 Ekim 2011 PKK Terörü ve Van Depremi
    • 21 Ekim 2011 Hırsızlık Şebekesi
    • 14 Ekim 2011 Kürtçülere Sorulması Gereken Sorular
    • 7 Ekim 2011 Artık Şuna Net Olarak İnanıyorum
    • 4 Ekim 2011 Barışı Kim İstemez?
    • 23 Eylül 2011 BİR MAÇ NASIL KAZANILIR?
    • 14 Eylül 2011 Analar Ağlamasın da!
    • 8 Eylül 2011 Artık Bir Karar Verin!
    • 26 Ağustos 2011 Cılız Da Olsa İlk Kez Farklı Bir Ses
    • 25 Ağustos 2011 Batman’dan Bodrum’a Özerklik

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,475 µs