En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
6 Aralık 2009

Türk’ten ve İslam’dan korkanlar



Türkiye’de Türk denilince, İslâm denilince etlerine kızgın bir demir yapıştırılmış gibi, büyük rahatsızlık duyan korkan insanlar var. Adamların, Türklüğe ve İslâmiyete karşı kullandıkları silahlar hiç değişmedi. Faşizm ve lâiklik silahları, hiç susmadı. Türklük var olduğu, İslamiyet yaşadığı müddetçe, bu silahları da hiç susmayacak.
Medeni insan, tenkide açık olan insandır. Bir kimse, Atatürk’ün herhangi bir icraatını, bir fikrini, bir davranışını saatlerce tenkid edebilir. Onu, büyük bir dikkatle dinlerim. Ama tenkit, seviyesini kaybetti mi, küfre ve hakarete dönüştü mü bir dakika bile tahammül edemem.
Mesela, birtakım insanlar, Atatürk’e Sırp dediler, Bulgar dediler, Makedon dediler, Yahudi dönmesi dediler, daha seviyesiz ithamlarda bulundular. Bir insan hem Sırp, hem Bulgar, hem Makedon, hem Yahudi olabilir mi? Peki bu öfke nereden geliyor? Ben size söyleyeyim: Eğer Atatürk’ün kurduğu devletin ismi: Türkiye Cumhuriyeti olmasaydı, eğer Atatürk Türk! Öğün, çalış, güven! Bir Türk dünyaya bedeldir, Ne mutlu Türk’üm diyene cümleleriyle ve daha nice nice sözleriyle Türklüğü yüceltmeseydi, kimse onun milliyetine, böyle saçma-sapan suçlamalarla saldırmayacaktı.
Ziya Gökalp, bizim cumhuriyet devrimizin önemli fikir adamlarından biri. Onun da pek çok kimseyi rahatsız ettiğini görüyoruz. Ziya Gökalp’ten de çok korkanlar var. Çünkü Ziya Gökalp de Türklüğü ele alan, Türklüğü yüceltmeye çalışan sosyologlarımız arasında. Ziya Gökalp yeni cemiyetimizin, üç temel üzerine oturtulmasını istiyordu: Türkleşmek-İslâmlaşmak-Muasırlaşmak!
Türklükten ve İslâmiyetten korkanlar, rahatsızlık duyanlar, Ziya Gökalp’e de derhal başkaldırdılar: “Sen Türk değilsin Kürt’sün ve sen dinsizsin, İslâm düşmanısın!“ dediler. Ona ancak ar damarları patlayan kimseler “din düşmanı” diyebilirler.
Şu mısralar Ziya Gökalp’e ait:
Her sabah erken/Uyanırım ben/Derim gönülden/ Elhamdülillah!
Bülbüller sazda/ Gönüller niyazda/Derim namazda/ Elhamdülillah.
Ve şu şiirine rağmen ona kâfir diyenler, İslâma göre kâfir durumuna düşmüşlerdir: Tevhid
“Tanrımız bir tek ilâh/Yok bize başka Penah/İkiye tapmak günah/La ilahe illallah.
Bir göz ki Yezdan olur/Millet o, vatan odur/Örf, icma, Kur’an odur./La ilâhe illallah! Muhammed Resûlullah!”
Ziya Gökalp, İngilizler tarafından Malta’ya sürülünce, eski içişleri Bakanlarımızdan Ali Kemal ona, “Sen Kürtsün!” diye söylendi.
Ali Kemal’in bu seviyesizliğine Ziya Gökalp’in cevabı meşhurdur:
Ben Türk’üm diyorsun, sen Türk değilsin
İslâmım diyorsun, değilsin İslâm
Ben ne ırkım için senden vesika
Ne de dinim için istedim ilâm
Hatta ben olsaydım: Kürt, Arap Çerkez
İlk gayem olurdu Türk milliyeti
Çünkü Türk kuvvetli olursa mutlak
Kurtarır her İslâm olan milleti
Türklük hem mefkûrem, hem de kanımdır
Sırtımdan alınmaz, çünkü kürk değil
Türklük hâdimine, “Türk değil” diyen
Soyca Türk olsa da, “piçtir” Türk değil...

Kürt düşmanları
 
Televizyonlarınızda görmüşsünüzdür: Bazı Doğu ve Güneydoğu illerimizde, ilçelerimizde, yüzleri maskeli çocuklar, sokakları, caddeleri bir savaş alanı haline getiriyorlar. Ellerindeki taşlarla, sopalarla, baltalarla “molotof” bombalarıyla polislerimize saldırıyorlar. Anlatılmaz bir vahşetle, gafletle, ihanetle etrafı yakıp yıkıyorlar.
Bu çocukları sokaklara kimler salıyor? Bu çocukların anaları-babaları yok mu? Onları, devlet güçlerimizin karşılarına, hangi satılmış ahmak kafalar çıkarıyorlar? Görülüyor ki, o ahmak kafaların maksatları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da büyük çapta bir isyan hareketi başlatmaktır. İstiyorlar ki, o çocuklardan birkaçı, polis kurşunlarıyla vurulup ölsünler. O çocuklar ölsünler ki oyunun ikinci sahnesi başlasın. Yani halk, büyük bir öfkeyle meydanlara dökülsün. Yeni bir isyan hareketi başlasın. İçeride ve dışarıda, iktidar “Kâtil iktidar! Polis “Faşist Polis!“ olarak ilân edilsin. Sonra, geniş çaplı o halk isyanıyla, Doğuda ve Güneydoğu’da müstakil bir Kürdistan kurulsun istiyorlar. O çok cahil insanlar sanıyorlar ki, bir devlet kurmak, lahana turşusu kurmak veya bir yer sofrası etrafında, bağdaş kurup oturmak gibi kolay bir iştir.
Bu kafalar, esasında, Kürt vatandaşlarımızın en büyük düşmanıdırlar. Biz, Anadolu’da, Kürtlerle, bin yıldan beri yan yana, iki kardeş gibi yaşadık. Devletimizin her kademesinde Kürt asıllı bürokratlarımız, milletvekillerimiz, bakanlarımız, başbakanlarımız, Cumhurbaşkanlarımız oldu. Ordularımızı, gözümüzü kırpmadan Kürt asıllı komutanlara, Kuvvet Kumandanlarına teslim ettik. Ama artık durum, yavaş yavaş değişmeye başlıyor...
Geçenlerde, bir arkadaşım diyordu ki: “Eskiden semt pazarlarına gidince rastgele alışveriş yapıyordum. Şimdi Kürt asıllı satıcılardan bir demet maydanoz bile almıyorum. Eşimi-dostumu-akrabalarımı da ikaz ediyorum: Kürtlerden sakın alışveriş yapmayın diyorum...”
Bir emekli öğretmen anadan dinledim: “Oğlumuza isteyeceğimiz kızın Kürt olduğunu öğrenince o izdivaçtan vazgeçtik!”
Bir başka dostum yeminle anlatıyordu: “Eskiden, milletvekili listelerinde Kürt asıllı bir kişi var mı-yok mu diyerek bakmıyordum. Şimdi oy vereceğim partinin milletvekili listesinde Kürt varsa vallahi, billahi o partiye oy vermeyeceğim! Artık Kürtler gidip kendi memleketlerinde seçime girsinler!” diyordu...
Ve yine gazete ve TV haberlerine göre, Batı Anadolu’ya yerleşen bazı Kürt vatandaşlarımızın ev ve işyerleri en basit adli meseleler yüzünden taş yağmuruna tutuluyor. Oldu mu şimdi? PKK hareketinin öncüleri-sevdalıları, sebep oldukları bu olaylar karşısında, hâlâ akıllarını başlarına toplamıyorlarsa Kürtlerimize en büyük kötülüğü köpürtüyorlar demektir. Bunlar bilmelidirler ki: Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Türkiye’nin şah damarıdırlar. Batıdaki Çanakkale ve İstanbul Boğazlarımızın önemi ne ise Doğudaki topraklarımızın önemi de odur. Çünkü bizim bütün enerji kaynaklarımız, petrol yataklarımız, madenlerimiz, hayvancılığımız... Doğu Anadolu topraklarındadır. Batı dünyası, enerji kaynaklarımızı elimizden alarak sanayimizi bitirmek, bizi Avrupa’nın açık pazarı haline getirmek; sonra da Anadolu’yu Türk ve Kürt topluluklarından tamamen temizlemek istiyor.
Ermenistan’ın, İsrail’in ve ABD’nin Büyük Orta Doğu projesini bilmeyenler dünyanın en ahmak insanları ve Kürt düşmanlarıdırlar...
 

Not: Yazarın,Türkiye Gazetesi'nde 05-06 aralık 2009 tarihinde yayımlanmış yazıları burada birleştirilmiştir. 



Bu yazı 923 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,873 µs