En Sıcak Konular

Namık Kemal Zeybek
Konuk Yazar-Aygazete
Namık Kemal Zeybek
10 Eylül 2009

Türk açılımı



     Geçen yazımda "Demokratik Açılım"ın bütün yönleriyle ele alınıp bir yasa içinde gerçekleştirilmesi gerektiğinden söz etmiştim.
     "Ana dili Türkçeden başka olanların, inancı çoğunluğun inancından farklı olanların hak ve özgürlüklerinin tam olarak verilmesini" istediğimi belirtmiştim.
     Genel başkanlık despotluğunun kaldırılması, siyasi partilere Hazine yardımının kesilmesi, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması ve benzeri düzenlemelerle demokrasimizi daha demokratik hale getirmeliyiz.
     Evet... Bütün bunları yapmalıyız. Ama...
     Bu devletin kendisini TÜRK sayanlarca kurulduğunu ve ana dili Türkçeden başka olan milyonlarca insanın da kendisini TÜRK hisseden Türkler olduğu gerçeğini unutmamalıyız...
     Tarhan Erdem’in araştırmasını hatırlıyor musunuz? Nüfusumuzun yüzde 86.1’i kendisini TÜRK hissediyormuş... Kendisini TÜRK hissetmemekle birlikte TÜRK’lüğü seven ve Türkiye Cumhuriyeti´ne yürekten bağlı yurttaşlarımızı da bu orana eklediğinizde TÜRK’lük karşıtı olanların azlığın da azlığı olduğunu görürsünüz.
     Şimdi... Temel soru da burada başlar. Azlığın azlığı ve insanlığa karşı suç işlemiş olanların çizgisine girerek yapacağınız düzenlemelere ne ad verirseniz verin, bu işin gerçeği "Uçuruma açılmak" olur.
     "Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak" atasözü yeterince açıklayıcıdır, ama bulgur falan da bulamazsınız.
     Yüzde 10’u rahatlatacağınızı sanarak bir şeyler söyler ve yaparken yüzde 10’u da, yüzde 90’ın da duygularını derinden incitebilirsiniz.
     Demokratik açılım mı? Elbette!..
     Ve Türk açılımıyla birlikte...
     Öncelikle Türkçeden başka dillerde eğitim sapmasını derhal durdurarak... Sonra Türkçeyi yozlaştıranlara karşı önlemler alarak ve şehirlerimizi Türk şehri görüntüsünden çıkaranları uyararak...
     Türk demek; Türkçenin taşıdığı kültür ikliminde yaşayan ve kendisini Türk hisseden insan demektir. Resmi dilin, ortak eğitim ve haberleşme dilinin Türkçe olması vazgeçilmez şart ve bütün yurttaşların yararına olan bir husustur.
     Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün imkânlarıyla Türkçeye ve Türk kültürüne sahip çıkmalı; milli kültürümüzü çağın bütün imkânlarını kullanarak insanımıza ve insanlığa yaymalıdır.
     Bilmem hatırlıyor musunuz? Devletimizin kurucusu "Cumhuriyetimizin temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürüdür" demişti...
     "Milli kültürümüzü çağdaş uygarlığın üzerine çıkaracağız" diye de eklemişti...
     Çoğunluk dikdatoryasına hayır!.. Ama azlığın azlığının azgınlıklarına boyun eğip de azlık diktatoryasına evet mi?
     Diyorum ki bütün bu işler akıl ve bilimle çözülmesi gereken hassas işlerdir. Hele onun bunun isteklerine uyup da bir şeyler yapılırsa, gelecek felaketlerin ayrımında ancak gelecek nesiller olabilir...
     Hükümetimizin "Demokratik Açılım" diye tanımladığı, ama ayrıntısını açıklamadığı çalışmasından Türkiye için çok yararlı sonuçlar da çıkabilir; çok tehlikeli gelişmelere de yol açılabilir.
     Açılımın içinde ne olursa olsun, mutlaka TÜRK açılımıyla desteklenmelidir. TÜRK’ün ayranını kabartacak ve "yeter gayri" noktasına getirecek düzenlemelerden ve hatta sözlerden kaçınmak aklın gereğidir.
     Sonuç ne olursa olsun Türkiye’yi yönetenlerin, yönlendirenlerin ve dışarıdan yönlendirmek isteyenlerin unutmaması gerekir ki: Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti’dir. Resmi ortak dili ve eğitim dili İstanbul Türkçesidir...
 


Bu yazı 370 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Şubat 2011 Mehmet Akif Arnavut mu?
    • 12 Ocak 2011 Nasıl Bir Türkiye?
    • 3 Ocak 2011 Kürt Sorunu mu? Kürtçe Meselesi mi?
    • 19 Aralık 2010 Yüce Kuran ve Çevirileri
    • 5 Aralık 2010 Kalkanın Ardındaki Planlar
    • 24 Kasım 2010 3997 Kitap Okuyan Adam
    • 19 Kasım 2010 Füze Kalkanı mı? Sakın ha!
    • 10 Kasım 2010 İranla Dost Olmayalım mı?
    • 31 Ekim 2010 TÜSİADın Adı Ne Olacak
    • 25 Ekim 2010 Düşünür ne düşünür yazar ne yazar
    • 19 Ekim 2010 Padişahlığı İsteyen Parti
    • 8 Ekim 2010 Maun Suresinin Anlamı
    • 17 Eylül 2010 Milli Birliğe açılalım
    • 30 Ağustos 2010 İslamda Tarikat
    • 25 Ağustos 2010 İslam Düşmanı,İslam Düşmanı değilmiş
    • 22 Ağustos 2010 Atatürk dindar bir insandı
    • 12 Ağustos 2010 Milli İrade ne ister?
    • 5 Ağustos 2010 Hangi Milliyetçilik?
    • 25 Temmuz 2010 Evet mi? Hayır mı?
    • 11 Haziran 2010 Cihat Kültürü ve İslamda Cihat

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,499 µs