En Sıcak Konular

Ersoy Yıldız

Geniş Açı
Ersoy Yıldız
10 Mart 2015

Eşeğin Gölgesi Davası



Yazının başlığı, C.Martin Wieland’ın 1781’de yazdığı mizah tarihinin ünlü romanı “Abderalılar”ın bir bölümüdür. Abdera’nın, coğrafya atlasında yeri yok ama, Batı Trakya’da Gümülcine dolaylarında Milattan önce kurulmuş bir kent olarak bilinir. Abdera öyle bir kent ki; bir yanda Demokritos, Protogoros Hekim Hippokrates gibi filozofları ve parlak zekalı insanları; öte yanda ise, boş inançların, ön yargıların, eleştirisiz düşüncelerin tutsağı dar ufuklu insanları barındırır.

Yazarın, kentte yaşayanlara ve sorunlarına karşı alaycı bir yaklaşımı hatta taşlaması sezilir. Genel olarak ise, insanlığın, çılgınlığına ve deliliklerine karşı, toplumun akıllı kabul ettiği kişilerin etkisiz ve güçsüz kalışını vurgular.

 

Romandaki konu şöyle başlar:

Struthion isimli dişçi, bir Abderalı’dan kiraladığı eşek ile kente doğru yola devam etmektedir. Eşeğin sahibi de birlikte gelmektedir. Hava çok sıcaktır. Struthion çok yorulmuştur. Yola devam etmek istemez. Etrafta gölgelik bir yer arar, ama bulamaz. Bir tek ağaç bile yoktur. Sonunda çaresiz olarak eşeğin gölgesine sığınır.
-Sıcaktan kavrulmak üzereyim, biraz şuracıkta, gölgede oturayım" der.
 
Eşeğin sahibi buna hemen karşı çıkar.

-Ama efendim, siz yalnızca eşeği kiraladınız, gölgesini değil." diye karşı çıkar.
Abderalı, eşeğin gölgesi için de para ister. Diş doktoru, eşeği kiraladığını, eşeğin gölgesinin de kendisine ait olduğunu söyleyerek eşek sahibini azarlar. Abderalı’ya fazladan para vermez. Aralarındaki tartışma şiddetli bir kavgaya dönüşür. Bu halde yola devam edemeyip kente geri dönerler. Dişçi, kente gelir gelmez eşek sahibini mahkemeye verir. Ardından eşeğin sahibi de davacı olur.

Konu.bundan sonra çok daha ilginç boyut kazanır. Abdera’nın hukuk sistemi öyle karma karışık ki, hakim Plipedes de bir karara varamaz. İşin içinden çıkamaz. Büyük bir çaresizlik içindedir. Artık sorun, dişçi ve eşekçinin sorunu olmaktan çıkmış, bütün Abderalıların olmuştur. Kısaca, eşeğin gölgesi artık bütün bir kentin üzerine düşmüştür. Abdera ikiye bölünür, kimine göre eşeğin sahibi, kimine göre eşeği kiralayan diş doktoru haklıdır.

Abderalılar, olaylara herkesten farklı yorumlar getirmesiyle ünlüdür. Mesela, dişçi doktor olması nedeniyle insan tamircisi kabul ediliyor. Tamirci olması nedeniyle de ayakkabı tamircileri loncasına dahildir. Böylece Ioncanın başı doğal olarak, dişçi tarafını tutmaktadır. Davacı olan eşeğini sahibi serbest çalıştığı için hiçbir loncaya dahil değildir. Onun nüfuzlu taraftarları yoktur ama, Jason Tapınağına bağlı bir bölgede oturduğu için, papaz onu desteklemektedir. Olayın artık hızı oldukça azalmıştır. Çünkü,çözüme varacak yol, sümüklü böceğin yürürken ardında bıraktığı iz gibi dolambaçlıdır. Her iki taraf büyük bir çaba içinde kazanmanın yolunu arar.
Mahkeme günü gelir. Duruşma sonucunda, eşeğin gölgesinin, ticaret konusu olup olmayacağı, satılıp satılamayacağı, miras kalıp kalamayacağı şeklinde tartışmalar yapılır. Mahkemenin aldığı karar yetersizdir. Konu kent meclisinde görüşülür. Meclis üyeleri, dişçinin gölgede bir hak iddia edemeyeceği kararına varır.

Bu karar üzerine, taraflar arasındaki çekişme daha da büyür. Dava artık senatoya kadar gider. Senato başkanı davayı çözmek zorundadır. Her iki tarafın avukatları senatoda savunmalarını yapar.

Dişçi Struthion'un avukatı savunmayı şöyle yapar:
-Müvekkilim eşeği kiralarken doğal olarak gölgesini de kiralamıştır. Biz bir müzik aleti aldığımızda ayrıca müzik aletinin çıkardığı sese de para vermemiz gerekmediği gibi, eşeği kiralayanın da gölgeye para vermesi gerekmez. Böyle bir şey olamaz.

Daha sonra savunma sırası, eşeğin sahibinin avukatına gelir. Avukat, savunmasını dörtyüz Abderalı önünde, coşku dolu bir üslupla yapar. Abderalılar çok huzursuz olmaya başlamıştı. Eşeğin sahibinin avukatı savunmayı şöyle tamamlar:
-Biz bir eşek kiralarken, gölgelini de kiralayıp kiralamadığımızı düşünmeyiz. Ama dişçi gibi, kavurucu sıcağın altında, tarlanın ortasında, eşekten inip de, sırf dinlenmek için, bu zavallı hayvanı sıcakta durmaya zorlarsa işte o zaman iş değişir. Eşeğin sahibi bu duruma ilgisiz kalamaz. Şunu da itiraf etmeliyim ki; müvekkilim, eşeğin gölgesinden para isterken yalnızca şaka etmiştir. Bu bir eşek şakasıdır, çünkü bu adamın ataları da eşekçi idi ve bütün yaşamı eşekler içinde geçmiştir. İnsani bir davranış beklemek yanlıştır. Peki ama anlayışlı, okumuş dişçi Struthion bu cahil adamı ikna edip; burada bir süre dinlenip, yola devam ederiz, hakkın ne ise bir şeyler yaparız diyemez miydi? Böylece bu denli kargaşaya da lüzum kalmazdı.

Avukatların savunması biter bitmez büyük bir gürültü kopar. Taraftarlar birbirlerine girer. Hedef artık kavganın nedeni olan eşektir. Eşek, çiçeklerle donatılır, kent sokaklarında dolaştırılıp, kent meydanına getirilir. Dörtyüz AbderaIı birkaç dakika içinde, eşeği paramparça eder. Abdera kenti artık durulmuş, tıpkı bir deliliğin arkasından gelen, yorgunluk ve durgunluk içine girmiştir.



Bu yazı 510 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Haziran 2015 Başkanlık Sistemi Tartışması Asıl Şimdi Başlamalıdır
    • 29 Mayıs 2015 Türkiyede Sistem Tartışması Bitmez
    • 19 Mayıs 2015 Demokrasi Yönünden Sistemler Farkı
    • 4 Mayıs 2015 3 Mayıs Türkçülük Bayramıydı
    • 1 Mayıs 2015 Amerikada Niçin Sistem Tartışması Yapılmaz?
    • 25 Nisan 2015 "Develeri Oynatmayın Beyler!"
    • 23 Nisan 2015 Cumhuriyet Mi Demokrasi Mi?
    • 21 Nisan 2015 Ermeni Meselesi Türkiye İçin Aşil Sendromu Olmamalıdır
    • 15 Nisan 2015 Osmanlı'da ve İran'da -Mezhep ve Devlet-
    • 11 Nisan 2015 Chp'nin İki Parmak Solundayız! (1946'lı Yıllar)
    • 10 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1923-1946 arası)
    • 8 Nisan 2015 Türkiyenin Siyasal Sistem Dönüşümleri (1)
    • 5 Nisan 2015 Savaşların Değişen Yüzü: Hibrit Savaşlar
    • 1 Nisan 2015 ABD Dünyanın Kontrolünü Kaybediyor Mu?
    • 28 Mart 2015 Yemen Üzerinden İranı Tartışmak
    • 26 Mart 2015 Başkanlık Sistemi mi?
    • 25 Mart 2015 Kumpaslı Mecazlar
    • 21 Mart 2015 Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir?
    • 19 Mart 2015 'Biz Anafartalara Bir Dar-ül Fünun (Üniversite) Gömdük'
    • 18 Mart 2015 Gençlerden Ecdada Mektup

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,540 µs