En Sıcak Konular

Hüseyin Uçkun

Sevgi Köşesi
Hüseyin Uçkun
21 Şubat 2015

Gerçek İyiliği Kazanmak Elinizde



Her gün yazılı ve görsel medyada pek çok haber yer alıyor.... Cinayetler, terör eylemleri, hırsızlıklar, kıskançlıklar, çocuk tacizleri, tecavüzler, şiddet eylemleri, adaletsizlikler ve  hayvanlara yapılan eziyetler...... Aslında bu tür davranışların tek bir ortak bir adı var: Kötülük... Peki kötülük sadece bu saydığımız davranışlarla mı sınırlı? Ya da kapsamı daha mı geniş?  İnsan doğduğunda veya  çocukluk yıllarında saf ve masumken, nasıl oluyor da zaman içinde acımasız ve gaddar bir kişiliğe bürünüyor? Niçin kendi çıkarları söz konusu olduğunda intikam hissinin, öfkenin, kinin, kıskançlığın, bencilliğin, yalan söylemenin mümkün olacağını düşünebiliyor? Ya da  başka insanların hakkı yenirken, eziyet görürken, işkence ve katliamlara maruz kalırken “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığını savunabiliyor? Peki, katil veya hırsız olmak kötülük olarak kabul edilirken nasıl oluyor da duyarsızlığı, vurdumduymazlığı kimse kötülük olarak algılamıyor? Bir kişi ister eli kanlı bir katil, ister kendi çıkarları uğruna zaman zaman güzel ahlak özelliklerinden taviz veren biri, isterse kendisi dışında kimseyi düşünmeyen bencil biri olsun, aslında, kötülük kavramına dahil edilecek tüm bu davranışların ortak bir  noktası var... Ruhlarda oluşan boşluk... İnsanı kötülük işlemeye açık hale getiren ve kötülüğün kapsamını genişleten ruhtaki bu boşluğun ise tek bir sebebi var. Sevgisizlik…

Sevgisizlik kişinin kalbini zaman içinde adeta kemikleştirir. Nihayetinde de bu kişiler kendilerini merhametsizliğe, öfkeye, nefrete, kine hatta şiddete coşkun bir şekilde kaptırabilirler.

İşte sevgisizliğin getirdiği gaddar ruhun etkisiyle kimseye değer vermeyen bu kişiler katil de olabilir,  hırsız da... Merhametsizliğin sardığı kalbiyle acı çeken insanlara karşı umursamaz da.... Aslında kötülüğün en sinsi olanı bu sonuncudur. Yani acı çeken insanlara karşı duyarsızlık...
Duyarsızlık, adeta salgın bir hastalık gibi, toplumları sarmış çok tehlikeli bir beladır. Çünkü bu hastalık bazen kendi evlatları için canını vermekten çekinmezken, başkalarının açlıktan, katliamlardan ve savaşlardan acı çeken çocuklarına  karşı kayıtsız kalan bir anneye, bazen sosyal medyada paylaşılan şiddet görüntülerini tıpkı bir film gibi izleyip kısa bir süre sonra unutan ve kendi günlük işlerine dalan bir babaya, bazen de öfke dolu yorumlarıyla, paylaşımlarıyla, sivri diliyle herkesi incitmeye çalışan genç kız ve delikanlılara kadar herkese sinsice bulaşabilmektedir. Yani hergün günlük hayatta karşılaştığınız sıradan insanlar kötülüğün bu sinsi tehlikesine kapılabilmektedir.. Bu insanlara sorulsa her biri çok iyi insan olduğunu büyük bir gururla söyler. Öyle ya ne kimseyi öldürmüş, ne hırsızlık yapmış, ne de herhangi bir şiddet olayına karışmıştır. Oysa ki şefkate, merhamete, iyiliğe dair yaptıkları pek bir şey  yoktur. 

Elbette kimse bilinçli olarak bu ruh hali içinde olmaz. Sevgisizlik, adeta bedeni saran bir kanser gibi, günümüz toplumlarında insanların çoğunun ruhunu öylesine boşaltmıştır ki, onları duyarsızlık ve vurdumduymazlığa sezdirmeden sürükler. Peki, bir insan kötü olarak doğmadığına, kötülüğün bu sinsi tuzağına zaman içinde düştüğüne göre bundan  kurtulabilir mi? Allah’ın beğendiği gerçek iyiliği hemen kazanabilir mi? Elbette, hem de çok kolay olarak....  

Gerçek iyiliğe ulaşmanın tek bir yolu vardır: “İman”

İman beraberinde Allah sevgisini getirir. Allah sevgisi insanın üzerinde çok güzel ve pozitif bir etki yapar. O zaman kişi Allah’ın beğenisini kazanabilmek için güzel ahlak gösterir, hiçbir menfaat beklentisi olmadan, samimi niyetle ve yalnızca Allah rızası için sever, Allah rızası için şefkat duyar, Allah rızası için merhamet gösterir, Allah rızası için dost olur. İnsanları Allah’ın yarattığını, bilir. Allah’a olan muhabbetini, sevgisini O’nun tecellisi olan tüm varlıklara gösterir. İşte gerçek iyilik budur.

Unutmayalım, Allah dünyayı sevgi, güzellik ve iyilik için yaratmıştır. İslam'ın ve Kuran'ın ruhundaki  ana konu da budur. Allah’ın tüm evreni, dünyayı yaratma amacı da budur. Dünya hayatındaki imtihanımız sevgi ve Allah’ın beğendiği iyi insan olma imtihanıdır. Sevgi dolu bir kalp, bırakın bir insanı incitmeye, Allah’ın yaratttığı küçücük bir böceğe dahi  zarar veremez. Sevgisiz, kirli, paslı kalpten arınan bir insan için iyilerden olmak tıpkı ekmek, su gibi hayatının vazgeçilmez bir  gıdası olur.  Üstelik Allah’ın beğendiği gerçek iyiliği  kazanmak için sadece Kuran Müslümanlığını yaşamak yeterlidir. Yüce Rabbimizin bir ayetinde bildirdiği gibi gerçek iyiliği yaşamak ve Yüce Yaratan’ı hoşnut etmenin tek yolu budur:

Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.(Bakara Suresi, 177) 

Hürmetler


Bu yazı 450 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 9 Haziran 2017 BİLİM EVRİMİ REDDEDER
    • 11 Mayıs 2017 DÜNYANIN BAŞINDAKİ BELALAR; DERİN DEVLETLER
    • 4 Nisan 2017 ÜLKEMİZ BÜYÜK TEHDİT ALTINDA !!!
    • 3 Mart 2017 MÜNAFIKLAR ŞU ANDA DA VAR
    • 29 Ocak 2017 TRUMP HAKKINDA ÖNEMLİ DETAYLAR
    • 2 Ocak 2017 MÜNAFIKLAR BÜTÜN DÜNYA İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR TEHLİKEDİR
    • 29 Kasım 2016 ALLAHIN CENNETTE HAZIRLADIĞI NİMETLER
    • 26 Ekim 2016 İSLAM ALEMİNİN ÜZERİNDEKİ KENE; MÜNAFIKLAR
    • 22 Eylül 2016 EĞİTİM SİSTEMİMİZDEKİ YANLIŞ BİLİMSEL MÜFREDAT
    • 21 Ağustos 2016 KİM BU ÜST AKIL ?
    • 20 Temmuz 2016 GÜZEL AHLAKLI OLMAK ZEVKLİDİR
    • 14 Haziran 2016 EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ; SEVGİ
    • 22 Mayıs 2016 İSLAMA SOKULMAK İSTENEN CİNSİ SAPIKLIK TEHLİKESİ
    • 21 Nisan 2016 PKK PİSLİKTİR KÜRT NURDUR
    • 20 Mart 2016 TÜRKİYENİN GELECEĞİ NASIL ?
    • 20 Şubat 2016 KOMÜNİST PKK/PYDDEN NASIL KURTULURUZ ? (BİLİMSEL CEVAP)
    • 23 Ocak 2016 İNGİLİZ DERİN DEVLETİ
    • 24 Aralık 2015 EN GÜÇLÜ SİLAHTIR SEVGİ
    • 17 Kasım 2015 İSLAM DENİLİNCE AKLA SEVGİ GELMELİ
    • 20 Ekim 2015 TOPLUMUMUZDAKİ BİR HASTALIK : GIYBET

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,705 µs