En Sıcak Konular

Mehtap Gözükan

Kur'an'a Göre
Mehtap Gözükan
12 Şubat 2015

Resul ve Nebi Farkı/ Resule İtaat Ne Demek?



Allah ''Biz kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık...'' (En'am Suresi, 38) der. Bir başka ayette ise "Andolsun, size (bütün durumlarınızı kapsayan) zikrinizin içinde bulunduğu bir Kitap indirdik. Yine de akıllanmayacak mısınız?" (Enbiya Suresi, 10) buyurur. Bu iki ayetten anlaşıldığı üzere, iman eden bir insanın her durumunu kapsayan, sorumluluklarını öğreneceği tek kaynak, noksansız Kuran'dır. Allah bir başka ayette ''Siz (Kuran'dan) sorulacaksınız.'' (Zuhruf Suresi, 44) diye bildirir. Ahirette Kuran dışında bir kaynaktan sorulmayacaksak, o zaman Kuran dışı kaynak ve uygulamaların da bir önemi kalmıyor demektir. 

 


Bu açıklamanın ardında bazı insanlar ''peygamber postacı mı, onun hiç önemi yok mu'' gibi bir  düşünceye kapılabilirler. Şimdi bu düşünceye kapılan kişilere ayetlerle cevap vermek istiyorum. 

 


Kuran'da Kitap gönderilen peygamber Nebi olarak tanımlanır. Bu bir ünvandır ve ömür  boyu bu ünvan peygambere aittir. Resul ise elçi demektir ve sadece ayetleri tebliğ ettiği anda peygamber ''resul'' kimliğinde olur. Tebliğ etmediği anlarda Nebidir. Resullük bir görevdir. Her Nebi aynı zamanda resuldür. 

 


Peygamberin ''resul'' kimliği ile tebliğ ettiği, Kuran ayetleridir. Ve resulün beyan ettiği bu ayetlere itaat, Allah'a itaat demektir. Kuran'da Allah'a itaat tek başına hiç bir ayette  geçmez. Daima Allah'a ve resule itaat bir arada kullanılmıştır. Sadece bir ayette Resule itaat tek başına geçer. Ancak Nisa Suresi 80. ayette ''Kim Resûl'e itaat ederse, gerçekte Allah'a itaat etmiş olur.'' diyerek, itaat makamının gerçek adresi bildirilmiş olur.  Allah ve resule itaatte iki farklı makam yoktur. 

 


Ayetlerde sadece ''Allah'a itaat edin'' demiş olsaydı bu durumda ne düşünmemiz gerekirdi? Allah'a nasıl itaat edebiliriz? Allah'ın itaat etmemizi gerektiren hükümleri nelerdir? -  Cevap: Kuran!-  İtaat gerektiren Kuran hükümlerini bize aynen tebliğ eden de resuldür. Bu nedenle Allah'a ve resule itaat edin denir. Allah ve resul iki ayrı makam değildir. Resul, Allah'ın itaat gerektiren emirlerini tebliğ ettiği için, tebliğ ettiğine itaat edilir, şahsına değil.

 


Tevbe suresinin 1. ayetinde ''(Bu,) Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınıza Allah'tan ve Resûlü'nden kesin bir uyarıdır.'' der. Farklı iki makamdan gelen farklı iki uyarı olması gerektiği düşünülebilir. Oysa ikisi ayrı makamlar değildir. Resul, Allah'ın uyarısını beyan eden olduğu için bu ifade kullanılır. Başka ayetlerde Allah'a ve resulüne hicret der. Allah'a ve resulüne savaş açan, yalan söyleyen der. Bu anlatımlarda Allah'a ve resule iki ayrı savaş, hicret ve yalandan bahsetmez. Makam tektir. O da Allah'ın makamıdır.

 


Hz. Muhammed veya diğer nebiler ''Nebi'' olarak hata yapabilir. Nebi olarak hata yapılabileceğini gösteren ayetler vardır. Örneğin Tahrim sures 1. ayette ''Ey peygamber, sırf eşlerini memnun etmek amacıyla, Allah'ın sana helal (yasal) kıldığını kendine yasaklıyorsun.'' der. Peygamberin kendi nefsi için dahi haram kılma yetkisi olmadığının anlaşıldığı bir ayettir bu. Ve Nebi olarak Allah'tan uyarı alır. Yine Ahzab suresi 1 ve 2. ayette ''Ey Peygamber, Allah'tan sakın, kafirlere ve münafıklara itaat etme... Sana Rabbinden vahyedilene uy.'' denir. Burada da nebi olarak uyarı alır. Enfal Suresi 67. ayette '' Hiçbir peygambere, yeryüzünde kesin bir zafer kazanıncaya kadar esir alması yakışmaz...'' der. Ayetten, peygamberlerin daha önce böyle bir hataya düştüğü anlaşılıyor ve nebi olarak uyarılıyor. 

 


Nebi kimliği ile hata yapabilen peygamber,  resul olarak asla hata yapmaz. Çünkü resul sıfatı ile nefsinden konuşmaz, sadece Kuran'ı tebliğ eder. Bu nedenle ayetlerde nebiye ya da peygambere itaat edin denmez. Resule itaat edin denir. ''Peygambere itaat'' şeklinde yapılan meallerin orjinal diline baktığınızda, ayette nebi değil, resul kelimesinin geçtiğini görebilirsiniz. Peygambere itaat ve peygamberin helal ve haram koyma yetkisi var zannedilmesindeki hata, bu yanlış meallendiremeden kaynaklanmaktadır.


Kuran peygambere tabi olun demez, resule tabi olun der. Peygamber, nebidir.  Nebi ve resul farklıdır. Bu farkın daha iyi anlaşılması için Doç. Dr. Zeki Bayraktar'ın bir örneğini vermek istiyorum: 

 


''Diplomat, devletin verdiği ünvandır. Uluslararası ilişkiler gibi bölümlerden mezun olanlar Dış İşleri Bakanlığının sınavlarına müracaat ederler. Başarılı olursa devlet bu kişilere diploma verir ve diplomatlık ünvanını alır. Bu ünvan ölene kadar devam eder. Devlet o diplomatı bir başka ülkede göreve tayin ederse elçi olur. Diplomatik elçi devletin elçisidir. Ve devletin emirlerini aynen bildirmekle sorumludur. Elçilik ünvanı, sadece elçilik yaptığı anlarda geçerlidir.''

 


Nebi ve resul de böyledir. Nebi ömür boyu süren ünvandır. Resul/elçi ise, sadece Allah'ın ayetlerini tebliğ ettiğinde aldığı ünvandır. Nebi Kitabı Allahtan alan, Resul o Kitabı tebliğ edendir.

 


Allah "...Kendi hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz." (Kehf suresi   26) ve  ''Hüküm, yalnızca Allah'ındır..." (Yusuf Suresi, 40) Bu ayetlere rağmen bazı kişiler ısrarla peygamberin de farz ve haram hüküm koyma yetkisi olduğunu iddia ederler. Oysa Allah ''Eğer o, Bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı. Muhakkak onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik. Sonra onun can damarını elbette keserdik.''  (Hakka Suresi, 44-46) diyerek, Kendi vahy ettiği Kuran dışında peygamberin hiç bir hüküm bildiremeyeceğini, aksi halde şah damarını/gücünü kesip elinden alacağını bildirmiştir.

 


Kuran'ı peygamber açıkladı demek için Nahl suresi 44. ayeti delil gösterenler olur.  Ayetin başı ve sonunu kesip ortasını alırlar. Oysa Nahl 44'de  Ehli Kitaba bir gönderme vardır. 

 


Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (Nahl Suresi, 43-44)

 


Bir önceki ayette Muhammed peygamberden önce de vahiy alan erkek peygamberler gönderildiğini söylüyor. Onlara apaçık deliller ve Kitaplar gönderdik diyor. Ayette Kitap ehlinden bahsediliyor. Ve devamında Muhammed peygambere Kuran'ın indirildiğini söylüyor. Kitap ehline, onların Kitaplarında olanı açıkla diyor. Burada amaç, Kitap ehlinin Kitaplarında olanları detayıyla anlatan bir kişi geldiyse bu resuldür, vahiy alıyordur desinler diyedir. (Allahu alem) Unutmamak gerekir ki ''Allah size kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. '' (En'am Suresi, 114) 

 


Eğer Biz onları bundan önceki bir azap ile yıkıma uğratmış olsaydık, şüphesiz diyeceklerdi ki: "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de, küçülmeden ve aşağılanmadan önce Senin ayetlerine tabi olsaydık." (Taha suresi, 134)  Ayette yıkıma uğramış/uğrayacak insanların sözleri aktarılıyor. O insanlar Allah'a ''Sana itaat edelim'' demiyor. ''Resul gönderseydin de onu dinleseydik'' diyor. Çünkü Allah'a itaat, resulün tebliğine itaat etmekle olur. Bu ayette de buna bir vurgu yapılıyor. 

 


Sonuç: Peygamber/Nebi, kendi nefsinden helal, haram ve farz hüküm koyamıyor. Allah'ın Kuran'da vahyi olan konuları helal ve haram olarak resul kimliğiyle beyan ediyor. Resul, ayet bildirdiği için ona itaat, Allah'a itaat oluyor. Nebi kimliği ile yaptıkları şahsi tercihleri olduğu için itaat edilmesi gerekmiyor. Zira Nebiye itaat de emredilmiyor.

 


Elçinin üzerinde açıkça tebliğden başka bir (sorumluluk) yoktur. (Nur Suresi, 54)

 



Mehtap Gözükan

https://www.facebook.com/MehtapGozukan

https://twitter.com/MehtapGozukan


Bu yazı 1,323 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Haziran 2016 Hadissiz Kuran Anlaşılmaz Diyenlere Sorularım Var!
    • 3 Mart 2016 Kuran Arapçadır, Ama Hükümleri Evrenseldir
    • 7 Ocak 2016 Ölülere Kuran Okunmaz, Kuran Diriler İçindir
    • 16 Aralık 2015 Peygamberin Hadisi Kuran'dır
    • 23 Kasım 2015 "Okumak, Düşünmek, Akletmek, Sorgulamak" Farz İbadettir
    • 29 Ekim 2015 Kuran'ı Resul Değil, Allah Açıklamıştır!
    • 14 Ekim 2015 Nisa 34'de Kadını Dövmek Yoktur
    • 6 Eylül 2015 Kuran'ı Hz. Muhammed mi Yazdı? (Haşa)
    • 25 Temmuz 2015 Tebliğden Ücret Almak Haksız Kazançtır!
    • 8 Temmuz 2015 Talak Suresi 4'de "Henüz" Adet Görmeyenler Kimler?
    • 29 Nisan 2015 Mirasta Erkeğe İki, Kadına Bir Pay Olması Haksızlık mı?
    • 11 Nisan 2015 Şahitlikte Bir Erkeğe İki Kadın Olmasındaki Hikmetler
    • 29 Mart 2015 Siz Kuran'ı Araplardan Daha mı İyi Bileceksiniz?
    • 7 Mart 2015 İslam'da Kölelik Yoktur!
    • 12 Şubat 2015 Resul ve Nebi Farkı/ Resule İtaat Ne Demek?
    • 16 Ocak 2015 Muhammed Suresi 4. Ayette "Boyunlarını Vurun" Değil, "Gözetleme Yerlerini Vurun" Der
    • 31 Aralık 2014 Şahitlikte Bir Erkeğe İki Kadın Olmasındaki Hikmetler
    • 12 Aralık 2014 Dinden Çıkanın Cezası Ölüm mü?
    • 22 Kasım 2014 Çocuk Yaşta Evlilik Kuran'da Yoktur!
    • 8 Ekim 2014 Kadınlar Adet Döneminde Namaz Kılabilir, Kuran Okuyabilir!

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,526 µs