En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
21 Ocak 2013

Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-



Beşiktaş Belediyesi mi Atatürkçü bir belediye?

CHP’li bazı belediyeler, Nâzım Hikmet için bayrak açıyorlar. “Nâzım Hikmet Günleri” düzenliyorlar. Şuraya-buraya Nâzım Hikmet heykelleri dikiyorlar. İşte o CHP’liler topluluğuna Beşiktaş Belediyesi de nefes nefese yetişerek katıldı. Beşiktaş Belediyesi de “Ustaya Saygı” diye çırpınıp duruyor. Maksatları, katiyyen şiir değil, sanat değildir. Maksatları Nâzım Hikmet örtüsü altında, halkımızı Komünizme ısındırmaktır. Çünkü Nâzım, dünyanın en kabadayı komünistlerinden biriydi. O kadar ki, eğer o, komünist sistemin kendiliğinden gümbür, gümbür yıkılıp gittiğini görseydi, ya kalp krizinden ölür giderdi ya da kafasına bir kurşun sıkarak intihar ederdi. 

Komünizm sevdası, bize işçi sınıfımızın ayaklanmasıyla veya işçi sendikalarımızın gayretiyle gelmedi. Bizde komünizm, sanat faaliyetleriyle yeşermeye çalıştı. Komünist düşünce, şiirle, hikâyeyle, romanla, tiyatroyla, resimle kolkola girerek aramıza sokuluyor. Ve bizim komünistlerimiz, ağızlarını Atatürk diye açtılar, açıyorlar. Bir insan, hem komünist, hem de Atatürkçü olabilir mi? Olamaz! olamaz! olamaz. Eğer bu mümkün olsaydı, Atatürk de komünist bir kafayla önümüze düşerdi. Atatürk değil komünist olmak, komünizme yakınlık bile duymadı. Komünistlerimizden “SEBÜKMAĞZ adamlar” diye bahsetti. “SEBÜKMAĞZ”; farsça bir kelime Aptal, ahmak, gerikafalı demektir. Bizim Türkiyeli komünistlerimiz gerçekten de, çağımızın yüz yıl gerisinde kalan aptal, avanak kafalardır, Atatürk, bizim komünistlerimiz için sadece “SEBÜKMAĞZ” demedi “Şurası unutulmamalıdır ki, Türk âleminin en büyük düşmanı komünizmdir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir!” diyerek de dikkatimizi çekti. Çetin Altan yıllarca önce öflkelenmişti: “Atatürk deli midir ki böyle bir cümle kullansın?” diye yazmıştı. Bu gün kimin akıllı, kimin deli olduğu ayan-beyan ortada. Ama bizim Türkiyeli komünistlerimiz hâlâ o rejimin rüyasıyla yatıp kalkıyorlar. Rusya, milyonlarca insanı öldürmesine, ceza evlerine tıkılmasına veya ülkelerini bırakıp başka diyarlara kaçmalarına sebeb olduğu halde, Marksist rejimi ancak yetmiş yıl ayakta tutabildi. Moskova, o yetmiş yıllık vahşet devrimin acılarını şimdi silmeye çalışıyor. Bizim geri kafalı komünistlerimiz ise, o kanlı o geri, anlayışın arkasında çırpınıp duruyorlar. CHP Kadıköy Belediyesi, CKM (Caddebostan Kültür Merkezi) önüne Nâzım Hikmet’in bir heykelini diktirmiş. O heykel kaidesi altında, Nâzım Hikmet’in iki mısrası var: “Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak/ Nasıl çıkar karanlıklar aydınlıklara?” 

Pekâlâ! Aydınlıklara nasıl çıkarız? Nâzım Hikmet kafasına göre komünist olmakla çıkabiliriz. Sovyet Rusya, yetmiş yıllık uygulamasına rağmen aydınlıklara çıkabilmiş mi? Bu soruyu, kendilerini Türkiye’de ve başka ülkelerde satarak karınlarını doyurmaya çalışan o güzelim Rus kadınlarına sormak lazım. Bugün Rusya’da fert başına düşen milli gelir 13.236 $’dır. ABD’de ise 48.147 $, Almanya’da 44.558 $ Japonya’da 45.774 $, İngiltere’de 39.600 $ Güney Kore’de: 23.749 $ Komünist Kuzey Kore’de ise: bir kaç bin $ civarındadır. 

Allah Beşiktaş Belediyesi idarecilerine akıl fikir versin. Beşiktaş Belediyesi çıksın girdiği çıkmaz sokaklardan da “ustaya saygı” ayaklarından sıyrılsın da, milletimize, vatanımıza, bayrağımıza...saygılı olmaya çalışsın.[1]

Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-

Şimdi bir de "Nâzım Hikmet'e saygı" toplantıları yapılıyor. Ben Nâzım Hikmet'e hiçbir saygı duymuyorum. Hemen belirteyim ki, Onun bütün şiirlerini hem de birkaç defa dikkatle okudum. KAN KONUŞMAZ ve YAŞAMAK GÜZEL ŞEY KARDEŞİM isimli romanlarını Bulgaristan'dan getirttim. Sonra Nâzım'la ilgili kitapları da gözden geçirdim, Sonunda gördüm ki içimde, Nâzım Hikmet'e karşı zerre kadar bir sevgi ve saygı yok çünkü; evvela Nâzım Hikmet çok kötü bir insan, sonra çok kötü bir vatandaş, sonra çok kötü bir koca ve sonra çok kötü bir babadır da ondan. Aşağıda belirteceğim hususlar, size çok tabii gelebilir, ama dikkatinize sunacağım davranışlar benim insanlık anlayışıma, devlet saygıma evlat ve eş anlayışıma katiyyen uymayan hareketlerdir. 

Nâzım Hikmet niçin çok kötü bir insandır? 
Nâzım, 1937 yılında, CHP iktidarı döneminde, açılan iki dâvâ yüzünden toplam 35 yıla mahkûm oldu. 1950 yılına kadar hapiste yattı. O yıllarda, VATAN gazetesi sahibi ve başyazarı Ahmet Emin Yalman Nâzım'a kol kanat gerdi. Af edilmesi için yazılar yazdı. Demokrat Parti 1950 yılında iktidar olunca Ahmet Emin Yalman, Nâzım için ayrıca bir imza kampanyası açtı. Fikir sanat, siyaset dünyamızdan 100'e yakın imza topladı. Sonra o imzaları ileri sürerek Başbakan Adnan Menderes'ten Nâzım'ın affını istedi. Böylece 1950 yılında çıkarılan aftan Nazım da istifade etti ama o af dolayısiyle, Yalman da, Menderes de büyük hücumlara uğradılar. Sonra ne oldu? Cezaevinden çıkan Nâzım hem Ahmet Emin, hem de Menderes aleyhinde çok ağır, çok rezil şiirler yazdı. Onları vatan hainliğiyle suçladı. Esasında ne Menderes ne de Ahmet Emin Yalman vatan hainiydi. Zerre kadar vefa duygusuna sahip olan bir insan, en zor günlerinde kendisine kol kanat geren kimseleri en ahlâksız iddialarla yerden yere vurur mu? Vuramaz! Vurmamalı! 
Rusya bizim vatanımızın, tarihimizin, dilimizin, dinimizin en büyük düşmanlarından biridir. Stalin, tam bir insan kasabıdır. Yüz binlerce Kırım ve Ahıska Türkü'nü bir gece içinde, evlerinden alıp uzak diyarlara süren Stalin'dir. Türkistan'dan ve Azerbaycan'dan binlerce soydaşımızı toprağa gömdüren odur. Ama Nâzım Hikmet, Rusya'ya kaçtığı gün, Moskova Havaalanında: "Stalin gözlerimin ışığıdır. Beni Stalin yarattı! Ben Sovyetler Birliğinin çocuğuyum. O kadar mutluyum ki..." diye beyanat verdi. Kore'de çarpışan Mehmetçiklerimize "Teslim ol Ahmet!.." diye seslendiği için ve Bulgaristan'da, Kırcaali Türklerinden bizzat dinledim, onlara; "Türkiye'ye gitmeyin! Karılarınızı, kızlarınızı orada Amerikalı askerlere peşkeş çekecekler" yalanlarını savurduğu için onu sevmiyorum, ona saygı duymuyorum. 
N. Hikmet çok kötü bir baba idi. Oğlu Memed için yazdığı şiirler, benim de yüreğimi kavurmuştu. Fakat Memed anasıyla birlikte kaçıp Varşova'ya gidince Nazım Hikmet katiyyen sahip çıkmadı. Çünkü çok kötü bir baba idi. 
Nazım Hikmet, kötünün kötüsü bir koca idi. Dayısının kızı, Memed'in anası Münevver Hanımı Varşova'da nasıl yüzüstü bıraktığını iyi anlamak için Zekeriya Sertel'in Nâzım Hikmet'in Son Yılları isimli kitabını okumak lâzım. Ona niçin saygı duymalıyız ve onu niçin sevmeliyiz?.. [2]

Kaynak:

[1] http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=562036#.UQBvAR1FVOQ  

[2] http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=562116#.UQBukh1FVOQ

 



Bu yazı 1,157 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,300 µs