En Sıcak Konular

DURMUŞ HOCAOĞLU
Konuk Yazar - Yeniçağ
DURMUŞ HOCAOĞLU
1 Ocak 1990

'Kültür Savaşı' ve 'Müslüman Kozmopolitanizmi'



Evet; yaşamakta olduğumuz gergin kültür savaşında kültür savaşçılarının geldiği son nokta, bu soğuk savaşı fi’lî bir sıcak savaşa dönüştürmek. İstenildiği kadar ilmî dil ile konuşarak - ki şahsen bu cengâverlerin hiç de o dil ile tekellüm ettiklerini işitmiş değilim - hem insâniyet ve hem de memleketin sulh ve selâmeti için, “bir cemiyetin atitüdünde - yâni tavazzuunda, duruşunda - zihniyet ve görünüşünde değişmelere alıştırmak maksadiyle mûcip olan hazırlıklar yapılmadan işe girişilecek olursa çok şiddetli bir mukavemetle karşılaşılacağı muhakkaktır” deyiniz ve bir de bu mukavemetin kültürün bir noktada adetâ bizzat kendisinin temsilcisi sayılan “sert unsurlar” ın ve o sertlerin en sertinden olan kadınların başörtüsünün bodoslamadan taarruzlara mâruz kalması durumunda bu mukavemetin daha da şedîd olacağı anlatılsın, zerrece dinledikleri yok; git-gide bozulan sinirleriyle kontrolden çıkarak, aynı kaba meydan okuma ile cevap veriyorlar:  “Çiğner geçeriz”.
Bu meydan okumaya hangi güce güvenerek cür’et ettikleri besbelli; kendilerinin öyle bir gücü yok elbette, ama, i’mâ edilen - pek de i’mâ sayılmaz aslında - güç kaynağı, Türk Silahlı Kuvvetleri. Yâni, daha açıkçası, darbe çığırtkanlığında bulunuyorlar:  “Asker gelsin, başörtüleri ile üniversitelerimizi kirleten işbu haddini bilmez köylülere haddini bildirsin.”
Ancak, asıl mes’ele burada: Son birkaç yıldır - Bush’un saldırgan politikalarıyla birlikte - dünya siyâset literatürüne giren  “Tanrı’yı kıyâmete zorlamak”  sloganını tedâî ettiren bu senaryo, hadi diyelim gerçekleşti;  “çiğneyip geçtiler”  ve böylece, haddini bilmez bu köylüler uzunca bir müddettir olduğu gibi ya yine kibirli  “beyaz efendilerine”  benzemeyi içlerine sindirerek üniversite kapısından içeriye ’lûtfen’ alındılar veya reddedenler de yine köylü olarak kaldılar - temizlikçi, yâni ’kampüs içindeki köylü’olarak da girebilirler tabiî başörtüleriyle -; ama bu neyi halletmiş olacak ve ilâveten, acaba nelere sebebiyet vermiş olacak?
Kültür savaşçıları böyle şeylerin muhâsebesini yapmıyor, bu saatten sonra da yapacaklarına ihtimâl vermiyorum doğrusu; ama biz kestirmeden söyleyelim: Çiğneyip geçmekle iş bitmiyor, belki de başka bir mecrâda yeniden başlıyor: Mukavemet, farklı şekillerde de olsa, kendisini yeniden üretiyor; satıhtan görülmeyen yer-altı suları gibi, veya dışarıdan görülmeyen iç kanamalar gibi ve bu aslında daha da riskli. Şöyle riskli: İlkin, kültür savaşçılarının “türban” dediği şey, artık  “başörtüsü” olmaktan çıkar, hattâ dejenere bile olur ve gerçekten de siyâsî bir sembole dönüşür;  “başkaldırının sembolü” - şu ânda zaten bir nebze dejenere olmuş ve bir nebze siyâsî bir sembole dönüşmüş bir vazıyette ve bunun müsebbibi de bu cengâverler. İkincileyin, bu genç kızlar ve onların âileleri, çevreleri, sevenleri, - yâni öyle üniversiteli birkaç bin kişiden söz etmiyorum - kozmopolitanlaşıyor, hepsi değil muhakkak, ama çok ciddî bir kısmı. Ben buna  “Müslüman Kozmopolitanizmi”  diyorum; yâni  “vatan” ve “devlet”  duygusunu kaybetmenin - veya zedelenmesinin -, “bu ülke benim ülkem, bu devlet benim devletim olsaydı bana bunu yapmazdı” demenin felsefî adıdır bu. 28 Şubat’tan sonra, “Müslüman’ın devlete ve vatana ihtiyacı yoktur” diyenlerin sayısının niçin arttığının muhâsebesi yapıldı mı?
Ve unutmayalım: Kozmopolitanların intikamı çok ağır olur. 
O hâlde, “Bir kültürün” sert kısmını “teşkil eden bu unsurları tahrip etmekle ancak bir cemiyetin bünyesinde esaslı değişmelerin meydana getirilebileceğini düşünmek şüphesiz doğru değildir. Bilâkis asıl hakikî, esaslı, devamlı ve verimli yenilikler, kültürün özünü teşkil eden noktalarda meselâ istihsal vasıtalarında; zihniyet, atitüd, görüş ve düşünüş tarzını değiştiren terbiye sisteminde yapılacak islahatla ancak mümkün olabilmektedir”  diyen [Kültür Değişmeleri., s.323] Mümtaz Turhan’ı dinleyelim; Bay Bedri Baykam gibi, çağdaşlık deyince “içki ve erotizm”i anlayanları değil; bu yollar çıkmaz sokak.
Yâni iş asıl “modernite” ye geçmeye çalışmakta ve sonra da kendi modernitemizi inşâ etmekte; ama tabiî ki çok zor bir iş; öyle değil mi? Kim uğraşır?
Bu azîm iş nasıl yapılır derseniz, önce nasıl yapılmayacağını keşfedip, böylece, yanlışa giden yolları kapatmakla başlamak gerektir ve o da iki asırdır avara kasnak gibi içinde dönüp durduğumuz çarkın dışına çıkmaktır.
Aksi hâlde ne olur? Olacağı şu ki, böyle  bir memleketin iki yakası bir araya gelmez.
Gelmeyeceği şundan bile belli ki, bu memlekette sıcak bir kültür savaşı parlatılmak istenirken, İktidar, bu hây ü hûydan bilistifâde, yeni Vakıflar Kanunu ile ocağımıza incir ağacı dikiyor. 




Bu yazı 276 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Mart 2008 Kara Cuma
    • 29 Şubat 2008 İslâmcılık: Asâletten Zillete: (I)
    • 25 Şubat 2008 Ne Oldu da İslâmcılar Bu Kadar Dejenere Oldu?: II
    • 24 Şubat 2008 Ne Oldu da İslâmcılar Bu Kadar Dejenere Oldu?
    • 22 Şubat 2008 'İslâmcı-Liberal Koalisyonu' üzerine
    • 19 Şubat 2008 'Kültür Savaşı' ve 'Müslüman Kozmopolitanizmi'
    • 18 Şubat 2008 Kültür savaşçıları meydan okuyor

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,438 µs