En Sıcak Konular

Üzeyir Lokman Çaycı

Varoluş Üçgeni
Üzeyir Lokman Çaycı
28 Mayıs 2012

Bak Kardeşim!



Bir elinde sigara, diğer elinde içki şişesi,  seni kahvehanelere soktular. Oralarda ise tek bir kitap yok... Koskoca ülkende seni aydınlatacak, tarafsız haber yazacak, doğru dürüst gazetem diyeceğin haberleşme araçların da yok! Yandaşlaşma; iletişim ve hizmet alanlarını tanınmaz hâle getirdi.

 

Önce AKP dönemindeki «Yurt skandalı :  Yuva çocuklarının yarısı sigara tiryakisi», «6 yaşında kalp krizi :  Küçük Çağrı okulda oynarken, kâlp krizi geçirip öldü», «Bir ihmal cinayeti daha : 3 yaşındaki Tuğçe de foseptik çukurunda can verdi», «Çukur faciası : İstanbul Şirinevler'de 5 yaşındaki çocuk üstü naylonla kapatılmış çukura düşerek öldü», «Cinayet gibi ihmal : Beş yaşındaki Dilara üzeri kapatılmayan kanala düşerek öldü», «Şehir magandası bacağını kopardı : Sadece 85 gün hapis yattı», «Bunun adı cinayet : Tarihi geçmiş ilaçları piyasaya sürüyorlardı»,«Huzur değil, işkence evi : Savunmasız yaşlılar dövülüyor, tehdit ediliyor» gibi gazetelerdeki haber başlıklarını incele!

Sonra birilerinin çocuklarının bunalıma itilmesi,  bilgisiz ve cahil kalmaları için eğitimde 4+4+4 modeliyle ortaya çıkmalarının boşuna olmadığını anla! Süt dağıtmasını beceremeyen zihniyet 5 yaşındaki körpe çocuklarının üzerinde oyunlar oynayarak, evin ile okullar arasına şimdiden sorun, acı, keder, şiddet, taciz ve ölüm döşüyorlar.  AKP'nin olduğu yerde mutlaka  problem var! Görünen köy kılavuz istemez. Bunu bir kenara yaz... Ve söylenmedi deme!
 
Senden istenilenlere uy : Okumaman, bilgi sahibi olmaman ve cahil kalman gerekir, bu sebeple Halil Nuri Bey Kütüphanesine sakın gitme! Ölümü aklından geçirme, insanlara Müslüman görün, türbanla propaganda yap, camilere gösteriş için git... Zamanı gelince bir kaç kilo yiyecek için oyunu da ekonomiyi nereden geldiği belli olmayan paralarla ve yüksek faizcilik yaparak ayakta duran AKP'ye ver... Ülkede olup bitenlere, yozlaştırmalara, Uludere katliamlarına, çocuklarımızın beceriksiz yöneticiler vasıtasıyla zehirlenmelerine, zor anlarında uydurma gerekçelerle kahraman, vatansever insanları tutuklatarak, gündem değiştirmek için bilinerek ortaya attıkları kürtaş, sezeryan gibi seni aptal yerine koyan, zekanla oynayan konulara da aldırma! Her şeye «ha hı evet», de!
 
Ben maval okumuyorum... Gazellerle seni avutmuyorum da... Zaten sistem alfabenle sana "uyu uyu yat uyu" diye zamanında gerekli telkinleri de yapmış... Senin önüne konulanları ayaklarınla, ellerinle, zekanla, gözlerinle deşikleyip ortaya çıkaracak mecalin, bilgin, tecrüben de yok.
Bana  konuyu atlattırma da gördüklerimi söyleyeyim! Hani kahvehaneden bahsediyordum  ya, tereddütsüz gir oraya... orada işletmeciden önüne tavla, domino taşları, ya da iskambil kağıtları koymasını iste! Senin gibi birilerini de bul…  Al eline bunlardan birini,  göster kendini, zaman nasıl öldürülürmüş... Aferin sana tavsiye edildiği şekilde ilk planda yerini aldın! Kafa şişiren, zaman öldüren, bulunduğun yerden daha geriye götüren bu alanlarda, seni bu hallere düşürenlere teşekkür et... Vatan böyle kurtulur.
 
Adamların bir çok camide imam yokken, sağlıkçılar iş ararken, hastanelerine imamları müdür olarak tayin ettikleri ülkende, herşeyi birbirine karıştıran, yozlaştıran, aşureye çeviren emperyalizmin AKP'yi araç olarak kullanarak, senin kılcal damarlarına nasıl girdiğini göremeyecek hâle getirilmeni de planladıklarını, irdelemene de hiç gerek yok!
 
Bir eli devamlı senin cebinde olan sistemin sağda solda senin kafanı nasıl şişirdiğini, ne şekilde törpülediğini farketmeden git evine, önce avradını, sonra çocuklarını dayaktan geçir... Bir nara da anana ve babana at!  Nasıl olsa soğan cücüğü gibi, erkek oğlu erkeksin... Değil mi ya?... Bunu bütün sülaleyi korkutarak, dayaktan geçirerek ispatlamalısın. Hani senin şu Müslüman görünenen partinin yani AKP'nin en üst kademelerinden gelen «kininizin davacısı olun» tavsiyesine de uy, gerisine karışma. Avradın dayakla ağlıyormuş, çocukların korkudan donlarına kaçırıyorlarmış, ananın ve babanın gözleri fal taşları gibi açılıyormuş,  bunlara hiç aldırma...
 
Ecdadının uğrunda can verdiği kutsal vatan topraklarında rahat rahat sömürülmen için emperyalizmin senin gibi bahtemsiz insanlara ihtiyacı var! Bunun için sen oralardasın, ilçendeki, kasabandaki, vilayetindeki bu kahvehaneleri ya da zaman öldüren mekanları işleten gariban insanları seninle birlikte uyandırıp bir araya getirecek, onlara birlikte oluşturdukları maddî ve manevî güçlerle üretim müesseseleri veya fabrikalar açmalarını sağlayacak bir öncü de yok!
 
Siz AKP yöneticilerini destekleyin, emperyalistlerden aldıkları talimatlarla ülke yöneterek onlar da sizin ananızı ağlatsınlar. Sizin ise ağlanacak halinize gülenlere de isterseniz bir çift sözünüz olsun! Olsun da nasıl olsun?!
 
Bor, 28.05.2012
 
 
Nerede yer aldı? 
 
http://www.politikserzenis.com/2012/05/bak-kardesim-uzeyir-lokman-cayci.html 
http://www.urfahabermerkezi.com/yazar/bak-kardesim---bir-elinde-sigara-diger-elinde-icki-sisesi--seni-kahvehanelere-soktular-oralarda-ise-tek-bir--1993.html
http://manavgathaberi.com/bak-kardesim#more-37783
http://www.borhaber.net/bak-kardesim-makale,1422.html
http://www.guncelmersin.com/EditorNews.asp?ID=1448
http://www.facebook.com/pages/wwwgundemmersincom/101758913209854
http://www.facebook.com/profile.php?id=100002998118127
http://tekulus.com/yazar/bak-kardesim-266.html
 
 
 
Selam ve sevgilerimle.

Üzeyir Lokman ÇAYCI 
Concepteur industriel - Architecte d'intérieur
İç Mimar – Endüstri Tasarımcısı
55, rue Louise Michel
78711 Mantes la Ville
FRANCE

 
http://www.artmajeur.com/serap/
 

 

Resim :   Üzeyir Lokman ÇAYCI 

 



Bu yazı 737 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Mart 2016 Harem Konusu
    • 12 Şubat 2016 Ordu ve siyaset
    • 16 Ocak 2016 Muhalefet partileri nasıl şekillendirildi?
    • 31 Ekim 2015 Seçimler Ve Türkiyemiz
    • 3 Eylül 2015 Tilki
    • 22 Ağustos 2015 Öfkenin Bir Ucu
    • 25 Temmuz 2015 Ah Ahmet Vefik Paşa Ah!
    • 12 Temmuz 2015 AKP'li yöneticilerin suç ve günah işleme özgürlükleri
    • 8 Aralık 2014 Geçmişteki zulüm tezgahı bu kez AKP tarafından kuruldu!
    • 12 Kasım 2014 Eğitim Sisteminin Ve Ahlakın Çürütülmesi İçin
    • 9 Ağustos 2014 Kime oy vereceğiz ?
    • 25 Haziran 2014 Atatürkçesine
    • 20 Ocak 2014 Onu susturun!
    • 20 Aralık 2013 AKP yöneticileri ve dindar gençlik SAFSATALARI
    • 2 Aralık 2013 Aynadaki Adam
    • 19 Kasım 2013 İstanbul
    • 11 Kasım 2013 Atatürk Ve Ayhan Baran
    • 20 Ekim 2013 Evet Tayyip dünya lideri!
    • 30 Ağustos 2013 İstiklali olmayanın istikbali olamaz!
    • 3 Temmuz 2013 Hıyarname

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,618 µs