En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
8 Ocak 2012

Ahir Zaman'dan Asr-ı Saadet'e



Ahir Zamanla ilgili hadislerin zaman içerisinde aynen gerçekleşiyor olması, kaynağı konusundaki kuşkuları giderir. Peygamberimiz (sav)'in Ahir Zamana dair söylediği hadislere baktığımızda tümünün bugün birebir gerçekleştiğini ve yaşandığını görmek mümkün. O halde Resulullah'ın söz ettiği o "zaman" gelmiştir.

"Bir zaman gelir; insanların dertleri-tasaları mideleri, şerefleri malları-mülkleri, kadınları kıbleleri, paraları dinleri olur. İşte onlar Cenab-ı Allah'ın nezdinde nasibi olmayan en kötü yaratıklardır." [Sülemi]

Peygamber buyurur: "Obur kimselerin sofralarına üşüşmelerine benzer bir halde, diğer milletlerin sizin üzerinize üşüşmelerine az kaldı." Dinleyenlerden biri; "Ey Allah'ın Resulü! Biz o gün az olduğumuzdan mı bu duruma düşeceğiz?" diye sorar. Peygamber efendimiz: "Aksine sizin o zaman sayılarınız çok olacak fakat selin üzerindeki çör-çöp gibi değeriniz olmayacaktır. Allah onların sizden duyduğu korkuyu kalplerinden çekip alacak, sizin kalbinize de "vehen" verecektir " buyururlar. Dinleyenlerden biri: "Vehen"nedir?" diye sorunca Peygamber efendimiz: "Dünya sevgisi ve ölüm isteksizliğidir" buyururlar. [Buhari, İbni Mace, Ebu Davud]

Ahir Zaman'da ümmetinin durumuna dikkat çektiği diğer hadisler de ne kadar gerçekleri yansıtıyor.

"Ümmetimin son zamanlarında mescidlerini süsleyip kalplerini harap bırakan, elbisesini sakınıp koruduğu kadar dinini sakınıp korumayan, dünya işlerinin yolunda gitmesi uğruna dinini vasıta yapmaya aldırış etmeyen bir takım insanlar türeyecektir." [Hakim]

"Şüphesiz ki benim ümmetime de nankörlük,azgınlık,şımarıklık,bollukla övünmek,dünya işlerinde birbirleriyle rekabet etmek,birbirlerinden yüz çevirmek,birbirine haset etme (çekememe) hastalığı sirayet edecektir.Sonunda hududu aşacaklar ve sıkıntılar baş gösterecektir." [İbn-i Ebid-dünya]

"Ümmetimin zalim bir kimseye "sen zalimsin"demekten çekindiğini gördüğün zaman, onlara veda edilmiş demektir." [Taberani, Hakim]

"İnsanlara bir zaman gelir ki; camilerinde toplanıp namaz kılarlar. Fakat aralarında mü'min bulunmaz." [Hakim]

     

"Şüphesiz Allah kullardan ilmi çekip almaz. Fakat alimleri almasıyla ilmi de almış olur. Hiç alim kalmayınca da insanlar, bir takım cahilleri baş edinirler. Onlar da bilgileri olmadığı halde soruldukları şeylere fetva verirler. Bu durumda hem kendileri sapmış hem de başkalarını saptırmış olurlar." [Ahmet b.Hanbel, Buhari, Müslim, Tirmizi]

"İnsanlara bir zaman gelir ki Kuran-ı Kerim bir vadide, insanlar başka bir vadide olurlar." [Hakim,Tirmizi]

"İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki, Kur'an-ı Kerim'in yalnız resmi, İslam'ın yalnız ismi kalacaktır. Onlar, İslam'dan en uzak insanlar oldukları halde, İslami isimlerle isimlenecekler, mescitleri görünüşte mamur olduğu halde, hidayet yönünden harap olacaktır. İşte o devrin alimleri gök kubbenin altındaki alimlerin en kötüleridir. Fitne (kargaşa) onlardan çıkmış, yine kendilerine dönecektir.” [Hakim, Deylemi]

Dinimiz, "… O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir... [Hac Suresi, 78] ayetiyle de haber verildiği gibi kolaylık üzere kuruludur. Peygamberimiz de birçok hadisinde dinin kolay olduğunu belirtiyor.

“Allah beni ruhbaniyetle görevlendirmedi. Allah yanında dinin hayırlısı kolay tevhid yoludur.” [Ramuz-El Ehadis, 2/498]

Toplumda derin değil yüzeysel düşünen, dini hurafelerle karmakarışık hale getiren ve yepyeni din geliştiren, zorlaştırdıkça daha takva sahibi olunacağını zanneden müşrik kesime 1400 yıl öncesinden verilmiş bir cevaptır bu hadis. Sevgi, şefkat, merhamet, akıl, kültür ve görgüden yoksun, bilim ve sanata adeta düşman olan bağnazlığın ilacı tevhidi yaşamaktır. Kısacası dini özüne döndürmektir.

Müslümanlar arasına sokulan fitneler ve ne yapılması gerektiği konusunda Resulullah: "Son zamanlarda bir takım fitneler olacaktır." der. Dinleyenler: "Ey Allah'ın Rasulü, (o zaman) nasıl ederiz?" diye sorarlar. Peygamber efendimiz: "İlk durumunuza dönersiniz" buyururlar. [Taberani]

Bugünü ne güzel anlatıyor ve ne yapmamız gerektiğinin cevabını da veriyor Peygamberimiz (sav). "İlk durumumuza dönersiniz" buyuruyor. İlk durumumuza dönmek, Asr-ı Saadet'e dönmektir. Nasıl olacak bu dönüş? Peygamberimiz (sav) bunu da şöyle cevaplıyor:

"İnsanlara yalan söyleyip yemin ederek günaha girmeksizin hayatın (geçimin) çekilmez bir hale geleceği bir zaman gelecektir.O zaman gelince de kaçmak gerekir." Dinleyenler; "Ey Allah'ın Resulü kaçış nereye olacaktır?" diye sorunca Peygamberimiz:

"Allah'a, Kitabına, ve Peygamberinin sünnetinedir"buyururlar. [Deylemi]

Allah'ın emrettiği gerçek dinin eksiksiz olarak yaşanacağı, dinin samimi Müslümanlar tarafından aslına döndürüleceği dönem yakındır. Asr-ı Saadet dönemini yaşamak her Müslümanın hayali, özlemi ve duasıdır. O halde zaman, Allah'a, Kur'an'a ve Peygamber(sav)'in sünnetine kaçma zamanıdır...

Öyleyse, Allah'a kaçın. Gerçekten Ben sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum. (Zariyat Suresi, 50)

Fuat Türker



Bu yazı 1,199 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,799 µs