En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
6 Aralık 2011

Necip Fazıl düşmanlığı



Babam Turancı idi. Aynı zamanda dikkatli bir Müslümandı. Beş vakit namazında, niyazındaydı. Ramazan aylarını, mutlaka hatim indirerek geçirirdi. Sebilür reşat-Ehl-i Sünnet-Türk Yurdu-Büyük Doğu-Orkun-Tanrı Dağı-Serdengeçti evimizin dergilerindendi. Çok otoriter bir babaydı. Cumartesi günleri babam eve bir Büyük Doğu dergisiyle dönerdi. O saatlerde ben, sokakta, arkadaşlarımla ya aşık, ya bilye, ya top oynardım. Emreden bir sesle beni eve çağırırdı. "Oku bakayım!" diyerek, bana Büyük Doğu mecmuasını uzatırdı. Necip Fazıl Kısakürek'in yazılarını yüksek sesle, ama hiçbir şey anlamadan, âdeta ağlamaklı bir sesle okurdum. Okuma işim bitti mi yeleğinin cebinden çıkarıp bana bir beş kuruş uzatırdı. O parayı alır sokağa fırlardım. Ben, on yaşımdan itibaren Necip Fazıl'ı, babamın zoruyla okumaya başladım. Lise yıllarımda, anlatılmaz ölçüler içinde onun tiryakisi oldum. Demek ki altmış beş yıldan beri Necip Fazıl okuyorum. Şiirimde ve nesrimde, çok bâriz bir şekilde onun ağırlığı var. Bundan, büyük bir sevinç duyuyorum ve babamı rahmetle anıyorum. Necip Fazıl bir dehâdır. Aynı zamanda aydınlık bir okuldur. Ben, Necip Fazıl'ın eserlerini, Hukuk Fakültesi diplomasına kırk defa tercih ederim. Benim neslimin Türk milliyetçileri üzerinde onun çok büyük emeği var. 
BÂBIÂLİ isimli eserinde, kendisini çok güzel anlatıyor. O gençlik yıllarında, arkadaşları gibi kumarın, içkinin ve başıboş bir hayatın içindeydi. Edebiyatçılarımız ondan: "Bir mısraı, milletimize şeref kazandıracak şair!" diye yazıyorlardı. Ama Necip Fazıl, Abdülhakim Arvasî hazretlerinin himmetiyle, İslâmı tanıdıktan, İslamiyete bağlandıktan sonra, binbir türlü hücuma uğradı. Devrimbazlar, Ataistler, Ehl-i Sünnet vel Cemaat dünyasına düşman olanlar, köpüklü ağızlarla onun paçalarına saldırıp durdular. 
Bugünlerde yine, ortalıkta dolaşan rezil bir iddia var. Güya Necip Fazıl, 1960 darbesinden sonra içeri alınınca, zindandan Cemal Gürsel'e bir mektup yazmış: "Beni affedin!" demiş. "Size söz veriyorum, çıktıktan sonra, bir daha siyâsetle uğraşmayacağım" diye yalvarmış!
1977 yılında Ankara Televizyonu, Onun BİR ADAM YARATMAK isimli oyununu yayınladı. Eser oynandıktan sonra, üstad televizyona dâvet edildi. Kendisiyle bir röportaj yapmak vazifesi bana verildi. Otuz dakikalık bir programdan sonra uzun bir sohbetimiz daha oldu. Kendisine, Cemal Gürsel'e yazdığı iddia edilen mektup mes'elesini de sordum. Bana dedi ki: 
"Alçakça uydurulmuş bir yalan! Benim suçum yoktu ki Cemal Gürsel'den af dileyeyim! Nitekim Yassıada Mahkemelerinde suçlu bulunmadım. Ben, darağacı altında bile, öyle mektuplar yazacak adam değilim. Nerede o mektup? Eğer öyle bir mektubum olsaydı, malûm kişiler, onu, Sultanahmet Camiinin minarelerinden halka ilân ederlerdi. Yine bir it oğlu it, paçalarıma dalmak istemiş! Böylelerini çok gördüm! İt, itliğini göstermeden duramaz. Geç bir kalem!" 


Bu yazı 1,448 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,589 µs