En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
30 Eylül 2011

Darwinizm Komünizmin Bilimsel Kılıfıdır



150 yıl boyunca dünyaya kan kusturan komünist zulmün arkasında, aslında bir başka fikir yatıyordu. Komünist ideolojilerin ortak fikirsel dayanağı, evrim teorisiydi. Darwin, "şiddet ve çatışma değişmez doğa yasasıdır" sözüyle milyonlarca masum insanın ölümüne zemin hazırladı.

Komünizmin kurucuları Karl Marx ve Friedrich Engels materyalist zihniyeti, "diyalektik" adı verilen yöntemle açıklamaya çalıştılar. Diyalektik, evrendeki tüm gelişmenin, çatışma yoluyla gerçekleştiği varsayımıydı. Marx ve Engels, bu varsayım yoluyla tüm dünya tarihini yorumlamaya kalkıştılar. Marx'a göre, insanlık tarihi bir çatışmadan ibaretti, mevcut çatışma işçiler ve kapitalistler arasında geçiyordu ve yakında işçiler ayaklanıp komünist bir devrim yapacaklardı. Toplumun, tarih içinde çeşitli evrelerden geçtiğini ve bu evreleri belirleyen faktörün de üretim araçlarıyla üretim ilişkilerindeki değişim olduğunu iddia ediyordu. Onlara göre diğer herşeyin belirleyicisi ekonomiydi. Her toplum ekonomik etkenlere göre bir gelişim süreci izlemişti. Köleci toplum feodal topluma, feodal toplum kapitalist topluma dönüşmüştü; sonunda bir devrim ile sosyalist toplum kurulacak ve tarihin en ileri seviyesine varılacaktı. [1]

Marx'ın ve Engels'in büyük kitleleri etkileyebilmek için ideolojilerinin bilimsel görünmesi gerekiyordu; ancak bir eksikleri vardı.

O sıralarda Charles Darwin adındaki amatör biyologun yeni yazdığı Türlerin Kökeni adlı kitabındaki iddialar, tam da Marx ve Engels'in aradıkları kılıftı. Bu kitap adeta "ısmarlama" hazırlanmıştı.

Darwin, tüm canlıların yaşam mücadelesi sonucunda evrimleştiklerini, canlılığın cansız maddelerden tesadüfen oluştuğunu iddia ediyordu. Bu, Marx ve Engels'in iddiası olan, toplumlardaki diyalektik çatışmanın doğadaki biyolojik versiyonuydu.

Darwin'in görüşleri, komünizm için büyük önem taşıyordu. Engels, Darwin'in kitabı yayınlanır yayınlanmaz Marx'a: "Şu anda kitabını okumakta olduğum Darwin, tek kelimeyle muhteşem" diye yazıyordu. [2]

Marx ise "Bizim görüşlerimizin doğal tarih temelini içeren kitap, işte budur" diyor, sosyalist dostu Lasalle'a yazdığı mektupta ise şöyle yazıyordu: "Darwin'in yapıtı büyük bir yapıttır. Tarihteki sınıf mücadelesinin doğa bilimleri açısından temelini oluşturuyor." [3]

Marx, Das Kapital'i Darwin'e ithaf ediyor, Almanca baskısına şöyle yazıyordu: "Charles Darwin'e, gerçek bir hayranı olan Karl Marx'tan".

Engels ise Darwin'i, Marx ile eş tutacak şekilde övüyor, "Darwin, bütün organik varlıkların, bitkilerin, hayvanların ve insanın kendisinin, milyonlarca yıldır olagelen bir evrim sürecinin ürünleri olduğunu kanıtlayarak metafizik doğa görüşüne en ağır darbeyi indirdi." diyordu. [4]

Darwinizm ve Terör

Darwinizm, terörü meşru ve doğal bir yöntem olarak gören ideolojilere fikirsel zemin sağlar. Çünkü Darwinizm'e göre, şiddet, çatışma ve kanlı mücadeleler doğa kanunlarına uygun bir "gelişme" yöntemidir. Darwin, doğada kanlı bir yaşam mücadelesi olduğunu ve aynısı toplum içinde uygulandığında insanın evriminde ilerleme sağlanacağını öne sürmüştür. Kısacası bir toplumda kan dökülmesi, farklı gruplar arasında çatışmalar yaşanması, Darwinizm'e göre iyi ve doğru bir şeydir.

Komünist ve anarşistler ise, çatışma, şiddet ve teröre olan bağlılıklarını Darwinizm'in bu felsefesi ile desteklerler.

Konu ile ilgili en yakın örnek, ülkemizde faaliyet gösteren bölücü örgütün, militanlarına Darwinist eğitim vermesidir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de komünist örgütlerin hem propagandalarının ve hem örgüt içi eğitimlerinin önemli bir parçası Darwinist eğitim programlarıdır.

Bu eğitimde militanlara, evrendeki her olayın "tez-antitez-sentez" şeklinde ve "diyalektik" formüle göre geliştiği, bunların doğanın, canlıların ve tarihin diyalektiği olarak üçe ayrıldığı anlatılmaktadır.

Doğadaki herşeyin evrimleşmesi doğanın diyalektiği, canlıların birbirlerinden türemesi canlıların diyalektiği ve toplumların komünist toplum düzenine doğru gelişmesi de tarihin diyalektiği olarak anlatılır. Sonunda ise Komünist Kürt Devrimi gerçekleşecektir. Canlıların diyalektiği kapsamında insanın maymunlarla ortak atadan geldiği, bir tür hayvan olduğu safsataları da aşılanmaktadır. Bir sonraki safha ise gerilla eğitimidir.

Söz konusu Darwinist-materyalist eğitim sonucunda, gençler toplum için son derece tehlikeli ölüm makineleri haline gelmektedirler. Allah'ı, dinini, devletini ve değerlerini reddeden, insanları kolayca katledilebilecek birer hayvan olarak gören kişiler ortaya çıkmaktadır.

Değerlerini yitiren, Allah'a ve ölüm sonrası sorgulanacağına inanmayan insan, her türlü ahlaksızlığı ve zalimliği rahatça yapabilir. Bu nedenledir ki, Marksist liderler ve onları izleyenler, bebek, çocuk, genç, kadın, yaşlı ayırd etmeden masum insanları rahatlıkla öldürebilmişlerdir. Çünkü Darwinist görüş, karşılarındaki insanların gerçekte birer hayvan olduklarını, onları öldürmenin herhangi bir böceği öldürmek kadar kolay olduğunu telkin etmektedir.

Yaşanan katliamların, cinayetlerin, zulmün, terörün, bölücülüğün, din ve devlet düşmanlığının arkasında Darwinizm ve materyalizm eğitiminden geçmiş anarşistler vardır. Bu nedenle Darwinizm'in gerçek yüzünün ortaya çıkarılması, gençlerin bu safsatalarla beyinleri yıkanmadan önlemlerin alınması önemlidir.

Dipnot:

[1] http://evrimteorisi.info

[2] Conway Zirkle, Evolution, Marxian Biology and the Social Scene, Philadelphia; the University of Pennsylvania Press, 1959, s.527

[3] Marks Engels Mektuplar, cilt 2, s.126

[4] Marx-Engels, Seçme Yapıtlar 3, Sol Yayınları, s. 156



Bu yazı 593 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,655 µs