En Sıcak Konular

Nuri Gürgür-Türk Ocakları Genel Başkanı
Konuk Yazar-Türk Yurdu
Nuri Gürgür-Türk Ocakları Genel Başkanı
1 Eylül 2011

Tarihi Gafın Diğer Yüzü



Hürriyet gazetesinin bayramın ilk günündeki manşeti “tarihi gaf” idi. Bir Türk ressam Yunanlı meslekdaşıyla birlikte Nafplion Festivali’nde bir sergi açıyorlar. Türk ressam (Hatice Kumbaracı Gürsoy) ziyarete gelenlere kendi resimlerinin bulunduğu bir takvim dağıtıyor. Takvimin kapağında Anıtkabir resmi ve Türk bayrağı ile Atatürk portresi var. Yunanistan’ın aşırı milliyetçi LAOS Partisi’nden Kiriakos Velogulas, Anıtkabir resmini Akropolis mabedi sanarak Atatürk’lü, Türk bayraklı görüntüye büyük tepki gösteriyor. Yunanistan parlementosuna bir soru önergesi vererek protesto ediyor.

Gazete olayı “tarihî skandal” olarak tanımlıyor. Milletvekili sıfatı taşıyan bir siyasetçi için bunun bağışlanmaz bir gaf olduğu açık.  Ancak konunun bir başka yönü daha var. Cumhuriyetin kurucusu, millî devletin mimarı büyük insanın milletimiz nezdindeki yerini ve değerini simgelemek amacıyla yapılmasına karar verilen, “Anıtkabir” diye anlamlı bir ad verilen bu eserin ilk bakışta Akropol’u çağrıştırması bize ait bir “ayıp” değil mi?

Böylesine önemli ve anlamlı bir eser bakanlarda Yunan mabedi intibaını doğuruyorsa bunu ciddiyetle düşünmek, esas bu tarihî ayıbın zihnî, fikrî, psikolojik ve kültürel nedenlerini araştırmak gerekir.

Anıtkabir mimari görünümüyle Mustafa Kemal Atatürk’e yapılan büyük bir haksızlıktır. Türk Milleti’ne mensubiyet duygusunu, millî kültürümüze verdiği önemi her vesileyle dile getiren bir insanın ebedi istirahatgâhını kadim Yunan mimarisinden aynen kopya edilen bir üslupta yapmaya karar verenler de, bunu onaylayan yöneticiler de, bu ayıba tepki göstermeyerek seyirci kalan sözde aydınlar da tarihî bir vebali omuzlamışlardır.

Bu nasıl bir zihniyettir ki, Anadolu’ya ilk geldiğimiz tarihlerden itibaren yapılan mimari eserlerin özgün üslubu görmezlikten gelinmiştir. Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın yükseliş dönemlerinde ortaya koyduğu camiler, kervansaraylar, medreseler vb. yüzlerce eseri yok sayılmıştır. Modernleşme döneminde körü körüne bir Batı hayranlığı, Garpçılık düşüncesiyle başlayıp Cumhuriyet döneminde de devam eden, eğitim ve kültür hayatımıza kâbus gibi musallat olan pozitivist, biyolojik evrimci, materyalist eğilimlerin okumuşların zihniyet dünyalarını ne hale getirdiğini, nasıl yozlaştırdığını, fukaralaştırdığını görmek için Anıtkabir siluetine bakmak yeterlidir. Şairin dediği gibi “kandillere katran döktü geceler”. Bu ortamda başka bir sonuç eşyanın tabiatına elbette uymazdı. Kültür ve medeniyetinden kopmuş, değerlerine yabancılaşmış, manevi dünyanın varlığını modernlik ve bilimsellik sayan zihniyetin sahipleri, böylesine bir simge esere milli ve manevi bir görünüm kazandırmayı doğal olarak düşünmediler. Milletimizi düzeltilmesi, izalesi neredeyse imkansız bu görüntüyle yaşamak zorunda bıraktılar. Atatürk’ün manevi varlığı önünde saygıyla eğilmek, sevgi ve rahmet dileklerini iletmek için her yıl akın akın buraya gelen insanlar, ona olan duyguları nedeniyle bu görünümün çağrışımını pek dillendirmeseler de, eloğlu bilinçsiz ve bilgisiz de olsa gerçeği yüzümüze vuruyor.
Anıtkabir’i Akropol mabedine benzeten Yunanlı politikacıyı kınamak yerine aynayı yüzümüze tutsak, bu kültür ve medeniyet faciasını yaratanları hatırlasak, Türk Milletine reva görülen kültürel ve zihinsel Vandalizmi tahlil etsek daha uygun olmaz mı?

 



Bu yazı 286 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Nisan 2012 12 Eylül Davası Bu Haliyle Sonuçsuz Bir Girişim Olarak Kalacaktır
    • 28 Mart 2012 Türk Ocakları bu yıl 100.ncü yılını kutluyor
    • 3 Mart 2012 Eğitim Meselesi Siyasallaştırılmamalı
    • 11 Şubat 2012 Yılmaz Öztuna Hakka Yürüdü
    • 10 Şubat 2012 Tarihi Binamız Neden Alınamadı, Nasıl Alınabilir?
    • 1 Şubat 2012 Fransa Parlamentosu ve Sarkozy Türkiyeye Tarih Bir İmkn Sunuyor
    • 15 Ocak 2012 Bir Milli Kahramanı Kaybettik Türk Milletinin Başı Sağolsun
    • 7 Ocak 2012 Uludere Faciası Ahlksızca İstismara Çalışılıyor
    • 30 Aralık 2011 Türkiye Herşeye Rağmen Büyük ve Güçlü Bir Ülkedir
    • 20 Aralık 2011 Türk Ordusu Bu Sataşmalara Müstahak Değildir
    • 5 Aralık 2011 Dersim’in Nedense Konuşulmayan Tarihçesi
    • 26 Kasım 2011 Yeni Anayasa Hazırlıkları Fetiş Haline Getirilmemelidir
    • 5 Kasım 2011 KCK Operasyonlarına Gösterilen Tepkilerin İdeolojik Anlamı Üzerine
    • 21 Ekim 2011 Milli Politika Zarureti
    • 10 Ekim 2011 Türk Toplumunun Sinir Uçlarıyla Oynanmamalı
    • 25 Eylül 2011 Yirmibirinci Yüzyılda Nasıl Bir Türk Ocağı?
    • 6 Eylül 2011 İsrail ile Savaşın Diğer Yüzü
    • 1 Eylül 2011 Tarihi Gafın Diğer Yüzü
    • 1 Eylül 2011 Işık Koşaner’e Tepkiler Haklı Sayılabilir mi?
    • 15 Ağustos 2011 Suriye’deki Olaylara İlgisiz Kalamayız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,179 µs