En Sıcak Konular

Nuri Gürgür-Türk Ocakları Genel Başkanı
Konuk Yazar-Türk Yurdu
Nuri Gürgür-Türk Ocakları Genel Başkanı
1 Eylül 2011

Işık Koşaner’e Tepkiler Haklı Sayılabilir mi?



Genel Kurmay eski başkanı Em. Org. Işık Koşaner’in karargâhta yaptığı konuşmanın basına sızması son derece düşündürücü bir olaydır. En gizli toplantıların bile dinlenebilir olması, en önemli devlet sırlarının ortalığa saçılması güvenlik zafiyetimizin hangi boyutlarda olduğunu ortaya sermektedir. Bu durumda stratejik değeri yüksek politikalar oluşturmak, bunları uluslar arası alanda uygulamaya geçirmek, politik ve askeri operasyonel kararlar almak mümkün olabilir mi? Koşaner’in sözlerini Silahlı Kuvvetlere karşı yeni bir baskı vesilesi yapmak yerine, aklı selim sahibi herkesin öncelikle konuyu bu tarafıyla düşünmesi gerekir. Kevgire dönüşen, sır kavramı yerle bir olan bu sistem Türkiye için en büyük tehdittir. Bunu gidermeden millî politikalar inşa edileceğini, uygulanabileceğini, nasıl tasavvur ederiz. Lozan’da İsmet Paşa’nın M. Kemal ile telgraf vasıtasıyla yaptığı görüşmeleri anı anına tezkir eden İngilizler karşısında düştüğümüz durumdan daha farklı olduğumuz söylenebilir mi?

Koşaner, anlaşılıyor ki üst düzey mesai arkadaşlarıyla bir değerlendirme toplantısı yapmış; pek çok gerçeği masaya sermiş, açık açık konuşmuş, silahlı kuvvetlerin problemlerine parmak basmış.

Söylediklerinin tamamına yakınını olayları takip eden herkes üç aşağı beş yukarı zaten biliyordu. Karakollarımızın otuz yıldan beri nedense bir türlü giderilemeyen yetersizliği defalarca yaşanmadı mı? Onlarca Mehmetçik PKK saldırılarındasilah, mühimmat ve mekan eksiklikleri nedeniyle şehit olmadı mı? Türk Silahlı Kuvvetlerinin, eğitiminden karakollarına teknik ve elektronik imkanları verimli şekilde kullanma mecburiyetlerinden, helikopterler, mayınlara mukavim zırhlı araçlara, güvenlikli lojmanlara kadar köklü bir revizyon ve takviye ihtiyacında bulunduğunu kapalı bir karargâh toplantısında dile getirmek neden yanlış sayılıyor? Güvenlik zaafıyla ortaya çıkan bu konuşmayı Işık Koşaner üzerinden silahlı kuvvetleri yıpratmak amacıyla kullanan kesimlerin tutumu alışılmışın tekrarından ibaret. Amaçları yanlışların düzeltilmesini eksiklerin giderilmesini, silahlı kuvvetleri bugün karşı karşıya olduğumuz iç ve dış problemler karşısında ülkemizi ve çıkarlarımızı daha etkili savunma konumuna getirmek değil, tam tersine moral yapısını ve öz güvenlerini büsbütün yıkarak devlet yapısının dışına itelemek, marjinal bir unsur haline getirmek.

Bu çabaları Sultan III. Selim’in devrinde ve II. Mahmut’un Yeniçerilere karşı sergiledikleri tavırlarla kıyaslamak, yeni bir “Nizam-ı Cedit” ihtiyacından dem vurmak gülünç kaçıyor.

Sivilleşme retoriğiyle bu gürültüyü çıkaranlar, Yeniçeriliğin lağvedilmesi sonucu girilen her savaşta acı mağlubiyetlerle karşılaşıldığını düşünmüyorlar. Ordumuzun işlev yapamaz hale gelmesinin yol açtığı Balkan faciasıyla, yüzyıllar boyunca vatan toprağı haline getirilmiş olan Rumeli’yi bütünüyle kaybettiğimizi hatırlamıyorlar.

Silahlı Kuvvetlerin 27 mayıstan başlayarak “halaskar zabitan” haleti ruhiyesiyle darbeden darbeye sürüklenmesi, komutanların işlerini yapmak yerine hükümeti devirme yolları aramaları ne kadar yanlış ise, sivilleşme adına ordunun moral yapısının tahribine çalışmak da kabulü mümkün olmayan bir tutumdur.

PKK her zamanki gibi bazı dış mihraklarla işbirliği halinde eylemlerini tırmandırmaya çalışırken “devrimci savaş” diyerek Türkiye devletiyle savaşmayı planlarken, Silahlı Kuvvetlerin görevini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmesi her zamandan daha büyük bir ihtiyaçtır.

Koşaner Paşa’nın parmak bastığı konular devletin ilgili makamlarında dikkatle ele alınmalı, sorunların bir an önce giderilmesine çalışılmalı, Silahlı Kuvvetlerin eğitimi, techizatı, teknik kapasitesi ve becerisi en yüksek düzeye ulaşması temin edilmelidir.

Kaynayan bir kazan görünümündeki Ortadoğu coğrafyasında, uluslararası hesaplaşmaların birbiri ardınca sahnelendiği günümüz arenasında giderek daha saldırgan ve pervasız hale gelen etnik fitnenin karşısında ayakta kalabilmemiz için bunları yapmaya mecburuz.

 



Bu yazı 510 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Nisan 2012 12 Eylül Davası Bu Haliyle Sonuçsuz Bir Girişim Olarak Kalacaktır
    • 28 Mart 2012 Türk Ocakları bu yıl 100.ncü yılını kutluyor
    • 3 Mart 2012 Eğitim Meselesi Siyasallaştırılmamalı
    • 11 Şubat 2012 Yılmaz Öztuna Hakka Yürüdü
    • 10 Şubat 2012 Tarihi Binamız Neden Alınamadı, Nasıl Alınabilir?
    • 1 Şubat 2012 Fransa Parlamentosu ve Sarkozy Türkiyeye Tarih Bir İmkn Sunuyor
    • 15 Ocak 2012 Bir Milli Kahramanı Kaybettik Türk Milletinin Başı Sağolsun
    • 7 Ocak 2012 Uludere Faciası Ahlksızca İstismara Çalışılıyor
    • 30 Aralık 2011 Türkiye Herşeye Rağmen Büyük ve Güçlü Bir Ülkedir
    • 20 Aralık 2011 Türk Ordusu Bu Sataşmalara Müstahak Değildir
    • 5 Aralık 2011 Dersim’in Nedense Konuşulmayan Tarihçesi
    • 26 Kasım 2011 Yeni Anayasa Hazırlıkları Fetiş Haline Getirilmemelidir
    • 5 Kasım 2011 KCK Operasyonlarına Gösterilen Tepkilerin İdeolojik Anlamı Üzerine
    • 21 Ekim 2011 Milli Politika Zarureti
    • 10 Ekim 2011 Türk Toplumunun Sinir Uçlarıyla Oynanmamalı
    • 25 Eylül 2011 Yirmibirinci Yüzyılda Nasıl Bir Türk Ocağı?
    • 6 Eylül 2011 İsrail ile Savaşın Diğer Yüzü
    • 1 Eylül 2011 Tarihi Gafın Diğer Yüzü
    • 1 Eylül 2011 Işık Koşaner’e Tepkiler Haklı Sayılabilir mi?
    • 15 Ağustos 2011 Suriye’deki Olaylara İlgisiz Kalamayız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,527 µs