En Sıcak Konular

Aziz Dolu

Atabey
Aziz Dolu
4 Ağustos 2011

Türklerin Girişimcilik Ruhu



Türklerin Girişimcilik Ruhu


Geçenlerde evrenkent (univercity) mezunu bir zatın konuşmalarına tanık oldum. Bu zat, Türk Milletinin girişimci ruha sahip olmadığından, uyuşukluğundan filan dem vuruyordu. Önyargılarının kemikleştiğini, olaylara at gözlüğü ile baktığını anlayınca söylediklerini kale almadım. Bununla birlikte, mensubu olduğum Türk Milletinin, girişimciliğin kitabını yani tarihi yazdığını bildiğim için; içimde bu gaflet ehline karşı bir acıma hissi belirdi.


Damarlarına boca edilen bayıltıcının (narkoz) etkisiyle kolunu bacağını oynatamayan;  oynatmak ne kelime, kolu bacağı kesilse bile farkına varamayan bir hastanın durumunu düşünün. Takdir edersiniz ki milletimizin içinde bulunduğu vaziyet de bu hastanın durumuna benzer. Osmanlı’dan başlayıp, günümüze kadar sürdürülegelen sinsi oyunlarla milletimiz uyuşturulmakta, uyutulmakta; değerlerinden, benliğinden uzaklaştırılmaktadır. Öyle ki kökleri Orta Asya’dan teşekkül etmiş Büyük Türk ülkesi budana budana bu günlere gelmiş ve elde kala kala bugünkü milli sınırlarımız kalmıştır. Üstelik Volga’yı, Tuna’yı, Nil’i kurutan ağdala sürüleri bu defa da gövdeye musallat olmuştur. Zira gövdenin dal budak salması an meselesidir. Dal budak salmış gövdeye güç yetiremeyeceklerini de iyi bilmektedirler. 


Şu yeryüzünde, Türklerin dal budak salmasını kimse istemez. Peki, niye? İstemez, çünkü bu milletin silkinip, ayağa kalkmasının anlamını dünya âlem iyi bilmektedir. Dünya Kürşat’ı, Attila’yı, Mustafa Kemal’i iyi bilmektedir. Dünya Mohaç’ı, Akka’yı, Çanakkale’yi hatırlayınca ürpermektedir. Çünkü bu anlam, Türk’ün önüne geçilemeyen girişimcilik ruhudur. 


Bir kere bu milletin ödediği vergilerle gidip, bu ülkenin evrenkentlerinden (univercity)  birinde okuyacaksın. Milletin geleceğini inşa görevi ellerine verilecek. Sen de, ruhuna sinmiş aşağılık kuruntusuyla (kompleks) bunu başaracaksın. Umutsuz vaka dedikleri budur her halde.


Efendiler, uyuşuk denen bu millet İbn-i Sina’sı ile ilk kalp ve göz ameliyatını gerçekleştirmiştir. Kopernik’ten, Macellan’dan beş yüz yıl önce yaşamış Birunî’si ile dünyanın yuvarlaklığını, eğikliğini, onbeş kilometre yanılma payıyla çapını bulmuştur. Onbeş bin Peçenek süvarisi ile İstanbul Boğazı’nı at sırtında yüzerek geçmiştir. Yirmi bir yaşındaki Sultan Mehmet Han’ı ile gemileri karadan yüzdürmüştür. Piri Reis’i ile Batılıların adını bile duymadıkları Amerika’yı haritaya dökmüştür. İlk denizatlıyı, ilk uzay mekiğini denemiştir. Yine tarihte ilk defa deniz suyunu arıtarak, bununla Hicaz’ı sulamıştır. Dahası Çinlilere duvar örmeyi, Slavlara tarla sürmeyi, Araplara devlet kurmayı, Batılılara adam olmayı öğreten de bu millettir. Gazi Mustafa Kemal’in deyimiyle “Dünyayı aydınlatan güneştir.” 


Sorarım size üç kıtada da devlet kurabilmiş bir başka millet gösterebilir misiniz? Girişimcilikse alın size girişimcilik... Girişimciliğin bundan alâsı olur mu? Bundan 1272 yıl önce Türk Bilge Kağan (Ölüm tarihi 25 Kasım 734) bizlere “Ey Türk Ulusu! Silkin ve kendine dön! Niçin yanılıyorsun? Bütün bunlar kendinden, kendi öz benliğinden uzaklaşıp düşmana dönük yaşadığın için oldu.” diye sesleniyordu. Bu büyük atayı kale almıyorsanız, bari bundan 68 yıl önce yaşayan ve “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” diyen Atatürk’ü kale alın. “Eğer bir millet büyükse, kendisini tanımakla daha büyük olur.” diyen Atatürk’ü!

       

Rahmetli büyük adammış vesselâm…  

                                                               

Serik-2006

Aziz Dolu Atabey  

azizdolu.blogcu.com



Bu yazı 746 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Temmuz 2017 Ömer Halisdemir
    • 5 Temmuz 2017 Musul; Nureddin Zengi'nin Yadig
    • 23 Mayıs 2017 Ra, Rab, Tanrı ve Türkler
    • 7 Mart 2017 Türkiyeyi Ve Dünyayı Anlamak
    • 14 Ocak 2017 Rainadan, Radikalizme
    • 1 Ocak 2017 İslam, İslamcılar ve Anarşizm
    • 22 Aralık 2016 Kurt Ulur, Vatan Kurtulur
    • 7 Aralık 2016 Şangay Bilmem Ne Kaçlısı
    • 20 Kasım 2016 Başkanlık Tartışmaları
    • 20 Kasım 2016 Fıratın İki Yakasını Bir Araya Getirmek
    • 7 Ekim 2016 Bir Meşrep Olarak Alevilik
    • 22 Eylül 2016 Piruz Dilenci; Güney Azerbaycanın Özgürlük Ateşini Harlayan Adam
    • 11 Eylül 2016 Bu da oldu; Atatürkün resmine sansür
    • 31 Ağustos 2016 Yüksekova İl Olmalı
    • 18 Ağustos 2016 Yapılandırma Ayarlarına Dönüş
    • 8 Temmuz 2016 Atatürk Türkiyesinden, Humeyninin İranına
    • 2 Temmuz 2016 Akıl ile vicdanın hasbıhali
    • 2 Temmuz 2016 Almanların Maskarası, Çerkezlerin Yüzkarası
    • 29 Mayıs 2016 Bir, Üç, Beş
    • 23 Mayıs 2016 Otizmliler, ille de AKP diyormuş

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,216 µs