En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
27 Haziran 2011

Okuyucularla



1955 yılında, yani A.Ü. Hukuk fakültesinin birinci sınıfında okurken, bir topluluk önünde, irticalen beş dakikalık bir konuşma kabiliyetim yoktu. İçine kapanık, korkak, çekingen, hiçbirşey bilmeyen, pısırık bir zavallı delikanlıydım. Yalnız kahramanlık şiirleri okuduğumda yumruklarımı sıkarak, önümdeki kürsüleri yumruklayarak haykırıyordum: “Türkün ve İslâmın dışındaki bütün kavimlere ölüm!” diye yırtınıyordum. Şimdi o cehaletime gülüyorum ve utanıyorum.

Birgün Namık Kemal merhumun bir makalesi geçti elime. Sanki beni anlatıyordu. Diyordu ki: “Bir insanın zekâsı, bildiği kelime sayısıyla orantılıdır. Bir insan ne kadar çok kelime bilirse, aklını o nisbette iyi kullanır. Önüne konulan kitabı okur ve anlar. Kendisine anlatılanları iyi kavrar. Ve gerektiğinde kendisini iyi ifade eder. Bir insanın kelime dünyası yeteri kadar kuvvetli değilse, okuduklarını anlayamaz. Anlatılanları kavrayamaz ve kendisini ifade edemez. Geriliğimiz dildeki kısırlığımızdandır. Mezhep kavgaları, siyasî ve iktisadî alanlardaki çıkmazlarımız, hep Türkçemizin yeteri kadar gelişmemesinden, zengin bir dil haline gelmemesindendir” diyordu. Birden, bütün karanlıklarım dağıldı. Türk ve Müslüman olduğum için yeteri kadar okumamıştım. Kur’anın “oku” emrine rağmen okumamıştım. Sevgili peygamberimizin “ilim, kadın ve erkek, her müslümana farz kılınmıştır. Âlimin uykusu, âbidin ibadetinden daha üstündür!” ikazına rağmen gözlerimi kitaplara karşı kapamıştım. Namık Kemal’in makalesiyle kendimi toparladım. Çok okumaya başladım. Zamanla kelime dünyam zenginleşince, bir topluluk önünde bazen üç saat, bazen dört saat hiç tökezlemeden konuşmaya başladım. Radyolardan, televizyonlardan, milyonlara hitab etme imkanlarım oldu. Bunları niçin yazıyorum? Haftada iki gün, bu sütunda okuyucuların huzuruna çıkıyorum. O münasebetle bana mektuplar geliyor. Elbette benimle beraber olanlar, bana iltifat yüklü mektup gönderen okuyucularım çok. Ama yazdıklarımı hiç, ama hiç, ama hiç anlamayan okuyucularım da var. Ben “Bayram haftası” diyorum, onlar “Ne bu mangal tahtası?” diye karşıma dikiliyorlar. Anlıyorum ki onlar benim yumruklarımı sıkarak “Türk’ün ve İslâmın dışındaki bütün kavimlere ölüm!” diye bağırdığım, tepindiğim, dövündüğüm yıllarımın karanlığı içindedirler. Mesela ben değerli tarihçimiz Yılmaz Öztuna‘nın tarih kitaplarından, Sorbon Üniversitesinin tarih kürsüsünde görüşülmüş, hazırlayana tarih doktoru sıfatı kazandırmış tezlerden, Batının Şark Mes’elesinden, Ermenistan’ın Doğu Anadolu üzerindeki büyük emellerinden, İsrail’in “Arz-ı Mev’ut” davasından bahsediyorum. Benim sevgili okuyucularımdan bazıları yazdıklarıma “saçma-sapan” diyorlar şaşırıyorum. Büyük Âkif beni teskin etmeye çalışıyor:

“Ne Kürt elifbayı sökmüş, ne Türk okur ne Arab
Ne Çerkez’in, ne Lâz’ın var bakın elinde kitab!” diyor.

Ah kitapsızlık! Ah Kitabı üzerine yemin eden milletin kitapsız çocukları ah! Ne diyeyim ben bilmem ki?

 



Bu yazı 1,038 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,123 µs