En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
18 Nisan 2011

Seçim Hatıralarım



Seçim Hatıralarım -I- 

Yeni bir seçim dönemindeyiz.
Biliyorum ki her seçim, beraberinde binbir türlü farklı tecellilerle birlikte gelip geçiyor. Ben de, milletvekili seçimlerinin unutulmaz hatıralarıyla tam 16 yıl savrulup durdum. Şimdi, çok gerilerde kalan o seçim yıllarından birkaçını hatırlayarak yazıyorum:
Ben: 1969-1973-1977-1981 Milletvekili seçimlerine Sivas’ta, milletvekili adayı olarak Adalet Partisi saflarında katıldım. 1981 seçimlerinde Milliyetçi Demokrasi Partisi adayı idim. 1969-1973-1977 seçimlerinde listedeki yerimizi partiye mensup delegeler, oylarıyla tespit ediyorlardı.
1964-1968 yılları arasında Ankara Radyosunda çalışıyordum. Milletvekili seçimlerine katılmak, aklımın ucundan bile geçmiyordu. Yalnız Ankara, Hukuk Fakültesinde okurken coşkun duygularla Demokrat Partiye bağlıydım. Başbakan Adnan Menderes’i ve Milli Eğitim Bakanımız Tevfik İleri‘yi noksansız duygularla çok seviyordum. Bugün de o siyasilerimizi aynı ölçüler içerisinde seviyorum ve onları hep rahmetle anıyorum. Benim bu özelliğimi bilen Sivas AP Merkez ilçe teşkilatı, kulağıma kar suyu kaçırdı. Milletvekili seçimlerine katılmamı istedi. Önceleri kabul etmedim. Çok ısrar oldu. Sonunda kalkıp Sivas yollarına düştüm. Seçime girerken, hiçbir grupla, kişiyle birlikte olmamaya, adaylardan şunu-bunu kat’iyyen kötülememeye, delegelerle bırakın rakı-şarap sofralarına oturmayı, onlara ön seçim devresinde bir bardak çay bile ısmarlamamaya ve hiçbir ilçeye, hiçbir kimseye şu veya bu hususta bir vaatte bulunmamaya karar verdim. Ve bu kararımdan dört seçim devresinde kat’iyyen vazgeçmedim.
1969 seçimlerinde, delege yoklamasıyla, milletvekili listesinin 5. sırasında yer aldım. Bir önceki seçimde (1965) Adalet Partisi Sivas’tan 6 milletvekili çıkarmıştı. Bu bakımdan herkes, seçimi kazanacağıma “kesinlikle tamam” diyordu. Ama seçim sonuçları açıklandığında görüldü ki, AP 4 milletvekili kazanmış, beşinci milletvekilliğini çok az bir farkla kaybetmiştir.
AP teşkilatı, 1969 seçimlerinden sonra, Genel Merkez’in farklı kararına ve beni istememesine rağmen il başkanlığı konusunda benim yanımda yer aldı. Ve ben Ankara’dan gelen Turhan Kapanlı‘nın (o tarihte milletvekili ve bakan) karşımda yer almasına rağmen AP Sivas İl Başkanı seçildim.
1973 seçimlerine parti il başkanı olarak katıldım. Yine delege yoklamasıyla yapılan ön seçimlerde, bu defa bir üst sıraya, yani dördüncü sıraya yükseldim. Herkes kazanacağıma bir önceki seçimde olduğu gibi yine emin nazarlarla bakıyordu. Ama hayır! Milletvekili seçimlerinde AP Sivas’tan 3 milletvekili çıkardı. Ben yine kaybettim.
1977 ön seçimlerinde 3. sıradaydım. AP sadece iki milletvekiliyle yarışı bitirdi. Ben yine seçimi kaybedenler arasında kaldım.
1980 yılında bir askerî darbe oldu. Yeni partiler kuruldu. Ben de Milliyetçi Demokrasi Partisinden seçime girdim. Merkez yoklamasıyla listenin 2. sırasında yer aldım. Birinci sıraya bir kontenjan adayı koymuşlardı. 1981 seçimlerinde MDP Sivas’tan sadece bir milletvekili alabildi. Sonra ben de tasımı tarağımı toplayarak yeniden Ankara’ya döndüm. Acaba, milletvekili seçimlerinde benim gibi listenin, önce 5., sonra 4, sonra 3, sonra 2. sıralarına yükselerek seçim kaybeden siyasîler de var mıdır diye merak ediyorum!

Seçim Hatıralarım -II-
 
Sivas’ta yaşayan Alevî vatandaşlarımız, 1950 milletvekili seçimlerinde, büyük bir çoğunlukla Demokrat Partiyi desteklediler. Daha sonraki seçimlerde de bu destek devam etti. 1969 seçimlerinden önce tamamen Alevî camiaya hitap eden 12 yıldızlı Birlik Partisi kurulunca durum değişti. Alevîler, sözüm ona “12 İmam”ı temsil eden Birlik Partisinde toplanmaya başladılar. Bu partinin sözcüleri seçim meydanlarında büyük bir öfkeyle bağırıp durdular: “Emevî zihniyetine son vereceğiz!” diyerek yumruk sıktılar. Doğrusu biz, Sivas AP teşkilâtı olarak, Alevî seçmenlerimizin, Birlik Partisi şamatasına kulak asmayacaklarını sanıyorduk. Yanıldığımızı seçimlerden sonra anladık: Birlik Partisi Sivas’tan iki milletvekili birden çıkardı. Daha önceki seçimlerde Adalet Partisiyle, Cumhuriyet Halk Partisine oy veren Alevî seçmenler, Birlik Partisine kayınca, 1965 seçimlerinde, 6 milletvekili çıkaran AP 1969 seçimlerinde 4 milletvekiliyle Meclise girdi. Ben de 5. sırada olduğum için seçimi kaybettim. Birlik Partisinin ikinci adayı, ilkokulu dışarıdan bitirmiş biriydi. Cumhuriyet tarihimizde ilk defa, milletvekili yeminini üç defa kekeleyerek, atlayarak, bozarak ve kan-ter içinde kalarak okudu. Üçüncü okuyuşunda da yanlışları vardı. Ama Meclis başkanı, bizim Sivas milletvekiline, yeminini dördüncü defa tekrarlatmadı. Karşısında seçim kaybettiğim adam, basit bir yemin metnini dahi okuyamayan biriydi.
1973 seçimlerine, milletvekili listesinin 4. sırasına yükselerek girdiğimi yazmıştım. Herkes, seçileceğime samimiyetle inanıyordu. Ama yine evdeki hesap çarşıya uymadı. Bu defa Millî Selamet Partisi kurularak seçimlere katıldı. O partinin milletvekili adayları, meydan konuşmalarına hiç çıkmadılar. Köylerde, ilçelerde, nahiyelerde... vakit namazları kılarak vatandaşların arasına sokuldular. Necmettin Erbakan, Ankara’da, partilerinin genel merkezine beni davet ederek: “Sivas’tan aldığımız bütün sinyaller sizin üzerinizde toplanıyor. Size yetki verelim. Sivas il başkanımız siz olun!” dedi. Kabul etmedim. Erbakan’a: “Saat on ikiye beş kala, parti değiştirmem” diyerek itiraz ettim.
Sivas’ta merkeze bağlı Baharözü isimli büyük bir köy var. O köy, Âşık Feryadî’nin köyü! Feryadî, Sivas’a her gelişinde yazıhaneme uğruyor ve bana diyordu ki: “Efendi! Bizim köyün alayı -hepsi- seni destekliyor. Heç merak etme!” Seçimlere bir hafta kala, Feryadî, yel yepelek bana geldi: “Efendi! dedi. Köyümüz karar değiştirdi. Şimdi hepisi Erbakan’ın partisine oy vereceklerini söylüyorlar. Gel bu adamlarla bir konuş!” Feryadî’yi arabaya alarak Baharözü Köyüne gittim. Köylüyü büyük bir odada topladım.
-Bakın dedim. Bir hafta sonra seçim var. Bana sakın yalan söylemeyin. Duyduğuma göre siz, Selamet Partisine oy verecekmişsiniz. Kime oy verirseniz verin. Buraya, aman bana oy verin diye gelmedim. Yalnız çok merak ediyorum: Dört yıl boyunca beni desteklediğiniz halde neden bundan vazgeçtiniz? Ne oldu? Ne var? Niçin Selamet Partisi? Odadaki bütün köylüler teker teker dediler ki:
-Efendi! Erbakan mini eteee ğaldıracağ, oğlanların uzun saçlarını kesdireceğ! Onun için Erbakan’a oy verecuuuğ!
-İnanmayın! dedim. Erbakan 500 milletvekiliyle Meclise girse de ne mini eteği kaldırabilir, ne de erkeklerin uzun saçlarını kestirebilir!
Erbakan’ın bu propagandası Sivas seçmenlerini çok etkiledi. 1973 seçimlerinden sonra, Erbakan Başbakan yardımcısı oldu. Gazeteciler ona bu mini etek ve uzun saç meselesini sordular:
-Şaka yaptık! Şaka! Şaka! diyerek gülümsedi ve makam odasına yürüdü. Merhumun o şakası benim milletvekilliğimi de alıp götürdü...

 

Not: Yazarın, Türkiye Gazetesi'nde 16-17 Nisan 2011 tarihlerinde yayımlanan yazıları burada birleştirilmiştir.



Bu yazı 1,026 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,906 µs