En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
24 Nisan 2011

Yeni CHP’nin Nazım Hikmet sevdası



CHP Ankara Büyükşehir Meclis Üyeleri, şehrin büyük caddelerinden birine, Nâzım Hikmet ismini vermek istemişler.
Doğrusu, bin yıl yaşasaydım, bizim başşehrimizin bir caddesine, hem de CHP tarafından Nâzım Hikmet isminin verilmek istenmesini hiç düşünemezdim. Çünkü Nâzım Hikmet, vatanını, oğlunu, karısını, şahsiyetini, sanatını komünizme feda eden bir adam. Nâzım Hikmet, komünist sistemin, kendiliğinden gümbür gümbür yıkılıp gittiğini görseydi, ya başına bir kurşun sıkarak intihar ederdi, yahut şiddetli bir kalp kriziyle mosmor kesilerek ağızsız-dilsiz kalırdı.
Şu garip tecelliye bakınız: Nâzım Hikmet’i, komünist olduğu, komünizm propagandası yaptığı için CHP iktidarı döneminde hapse atıldı. Demokrat Parti iktidar oluncaya kadar hapis yattı. 1951 yılında, Moskova Havaalanında TASS muhabirine, göğsünü gere gere şöyle konuştu: “O kadar bahtiyarım ki! Ben Sovyetler Birliğinin çocuğuyum. Stalin, benim için çok mühimdir. Gözümün ışığıdır. Fikirlerimin kaynağıdır. Beni Stalin yarattı. Moskova’da, onun büyük ismini taşıyan üniversitede okudum. Her şeyimi ona borçluyum. O, yalnız bütün dünyanın en büyük adamı değil, şahsen bana aydınlık veren en büyük kaynaktır!”
Stalin, bu dünyanın en kanlı diktatörü, 1953 yılında öldüğü zaman Nâzım Hikmet, Budapeşte Radyosundan ağlaya ağlaya şu şiiri okudu:
“5 Mart 1953 / İlk önce kim kime metin ol kardeşim diyecek / İlk önce kim kime başsağlığı dileyecek / Hepimizindi o / Hepimizindir / Yoldaşlarım acınızı duyuyorum / Sizin duyduğunuz gibi / Hüngür hüngür ağlamak geliyor içimden / Tutuyorum kendimi / Aynı metanetle / Seviyorum onu Marks’ı, Engels’i, Lenin’i sevdiğim gibi / Aynı muhabbetle, aynı hürmetle”
Nâzım Hikmet, dünyanın en inanmış, en büyük komünistlerinden biri idi. 1956 yılında, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin 20. Kongresinde Nikito Huruşçev, bütün Sovyet yazarlarına ve şairlerine emir verdi:
“Hepiniz Stalin aleyhinde yazacaksınız! Onun zulmünü lanetleyeceksiniz!” dedi. 1953 yılında Stalin’in ölümüne hüngür hüngür ağlayan adam, bu defa, “kendisini yaratan”, gözlerinin ışığı olan Stalin’e şu mükemmel şiiri yazdı:
“Taştandı, tunçtandı, kâğıttandı / İki santimden yedi metreye kadar / Taştan, tunçtan, alçıdan ve kâğıttan / Çizmeleri dibindeydik /... Yok oldu bir sabah / Yok oldu çizmesi meydanlardan / Gölgesi ağaçlarımızın üstünden / Çorbalarımızdan bıyığı / Odalarımızdan gözleri / Ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce / Taşın, tuncun, alçının ve kağıdın”
Nâzım, eğer yaşasaydı ve Moskova ona emretseydi, Stalin’e yazdığı gibi, Lenin’i de, Marks’ı da, Engels’i de yerden yere vuran şiirler yazardı. Nâzım’ın en büyük özelliği, Moskova’ya kayıtsız-şartsız bağlı bir komünist olmasıydı. Türkiye’deki Nâzım Hikmet hayranlarının çok büyük bir bölümü onu, şair olduğu için değil, cesur bir komünist olduğu için seviyorlar.
CHP’nin yeni genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da ikide bir Nâzım Hikmet’ten beyitler okuyor:
“Akın var akın / Güneşi zapt edeceğiz / Güneşin zaptı yakın” / diyor. Buradaki güneş renginin kızıl olması münasebetiyle komünizmdir. Nitekim, dünkü Sovyet Rusya’nın ordularına da KIZIL ORDU deniliyordu.
Kemal Kılıçdaroğlu Nâzım Hikmet’in başka şiirlerinden de örnekler veriyor: Bir ağaç gibi tek ve hür / Bir orman gibi kardeşçesine / diyerek bağırıp duruyor. Şaşırıyorum. Evvela tek ve toplu halde olan ağaçlar, kat’iyyen hür değillerdir. Çünkü yanlarındaki ağaçlar yakıldıklarında veya kesildiklerinde ayaktakiler bu vahşete itiraz edemez, bir adım öteye gidemezler.
Ormandaki ağaçlar da kardeşçesine yaşayamazlar. Güçlü-kuvvetli olanlar, küçük, çelimsiz ağaçları gölgeleri altına alırlar. Güneş ışınlarından daha çok kendileri istifade ederler. Kılıçdaroğlu bize o tek ağaçların hürriyetini, o ormanların ahlâk ve kardeşlik anlayışını getirecekse vay bize, vaylar bize!


Bu yazı 1,104 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,799 µs