En Sıcak Konular

Umut Bulut

Umut Günlüğü
Umut Bulut
28 Mart 2011

Siyaseti siyasetçiler yapmalı



Futbolcuyu, türkücüyü  siyaset sahnesine taşımak görünürde birkaç puan kazandırır gibi olsa da kazın ayağı hiç de öyle değil. Devlet yönetimi ciddiyet ister. Siyasete devlet tecrübesi ve milli derinliği olan insanların girmesi her zaman için kazanç getirir. Siyasete katkı koyabilecek insanlar her devirde vardır. Kenarda dursalar da ülkeleri için bir şeyler yapma istek ve azmi içindedirler. Her zaman da öne çıkma gayretleri olmadığı için daha uyanık daha atak davranan kişilerin yanında pasif durumda kalmaktadırlar.

Devlet yönetme iddiası  olan siyasi partiler ona göre plan program ve arge çalışmaları  yapmalı, belli bir vizyonu olan insanları siyasete kazandırmalı… Daha seçime girmeden bütün bakanlarınızın kimler olacağı üç aşağı beş yukarı belli ve ilan edilmiş olmalı, milletin önüne kadronuzla birlikte çıkmalısınız. Ciddi devletler rastgele yönetilmez, önünü gören projelerini halkın önüne getiren politikacılar toplumda karşılık bulmalı bu vizyona sahip olmayan kadrolara milletimiz de yüz vermemeli. 

Devlet yönetimi kişisel ihtiraslara kurban verilemeyecek kadar hassas ve önemli bir çizgi üzerinde yürür. Devlet yönetiminin ihtiyaç duyduğu alanlarda ihtiyaca göre milletvekili adayları tercih edilmeli. Partiler kendi içlerinde parti içi demokrasiyi yerleştiremedikleri için liderlerin iki dudağı arasında, insanların ve ülkenin kaderi oylanıyor ve insanların da kaderleriyle oynanıyor…

Liderler hiçbir yeterliliği olmayan bir futbolcuyu, sanatçıyı ya da aşiret liderini ne diye siyasete taşırlar buna kendi kafamda ve vicdanımda bir anlam veremiyorum. Parti teşkilatlarında tırnaklarıyla kazıya kazıya siyaset tecrübesi kazanan o kadar çok insan, yetişdirilmiş kadro varken dışarıdan ithal adayların tepeden kondurulması çok da normal bir şey olarak görülmüyor. 

Mecliste lazım olamayan adamları  tutup meclise taşımak, liderlerin vicdani sorumluluğuna kalmış bir şey olsa da liderleri yönlendirme pozisyonunda olan danışmanların bu konuları dikkate alarak gereken yönlendirmeleri yapmalıdır. Siyaset sonuçları itibariyle çok riskli bir sanattır bu sanatın icraı o kadar kolay bir şey değildir. Unutmayın ki verdiğiniz her karar insanların hayatında derin izler bırakacaktır.  Onun için de siyaset devlet tecrübesi olan insanlar eliyle yürütülmelidir. 

Mecelle’ye göre adalet, eşyayı kendi yerine koymaktır. Bilimin ve aklın gereği herkes kendi yerinde istihdam edilmelidir.  Herkes kendi işini yani en iyi yaptığı işi yapmalıdır. İsmet Paşa demiş ki: ‘’En önemli işimiz şuan önümüzde yaptığımız iştir.’’ 

Kendi işinden sıkılan ya da yeterince başarılı olduğunu hissedince başka işler peşinden koşuyor.  Bu türden insanları avutmak için devlet yönetimini bu ciddiyetsizliğe teslim etmemeliyiz. Ülkemizin akıl adamları bütün bu meseleler üzerinde yeterince kafa yormalı bu yanlış gidişe bir yerden sonra dur demelidir diye düşünüyorum. 

Somut olarak Zülfü Livaneli başarılı bir sanatçı ama kötü bir politikacı, Sabahat Akkiraz’ı sadece türküleriyle hatırlamak isteriz. Hakan Şükür iyi bir futbolcu olsa da siyaset için son derece yetersiz… Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Prof. Dr. Haydar Baş, Prof. Dr. Mehmet Aydın örnekleri önümüzde duruyor… Yine bunlar gibi saymakla bitmeyecek örnekler… Üniversitede pek çok başarılı çalışmalara imza atan kişilerin siyaset sahnesinde umduğumuzu verememiş olması üzerine hepimizin yeniden düşünmeliyiz.

Lazım oldukları yerde durmak varken, ülkemizin ihtiyaç duyduğu beyin potansiyeli ziyan ediliyor. Beş bin yıllık bir devlet tecrübesi olan bir milletin bu kadar plansız programsız hareke etmesi doğrusu yadırgatıyor. 

Tecrübesiyle bilgi birikimiyle memlekete hizmet etmek isteyen pek çok yetişmiş elaman dururken, hiç de ihtiyacımız olmayan insanların meclisteki varlığı beni ciddi bir şekilde rahatsız ediyor. 

Atalar taş yerinde ağırdır demiş. Üniversitelerde veya toplum içinde belli bir ağırlığı  olan insanların siyaset pazarında kendilerini ucuzlatmaları benim açımdan üzüntü verici…

Türkiye, ilkokul mezunu bir yığın kifayetsiz muhterisi siyaset sahnesine taşımamalı, buna karşı okumuş profesör olmuş kitap yazan felsefe üreten aktif beyinlerini mecliste parmak kaldırma makinesi olarak kullanmamalı…



Bu yazı 969 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ağustos 2016 Fetö/PDY Yahut Dilenci Mafyasının çöküşü
    • 4 Şubat 2015 Cübbeli Yahut Çelik Çekirdek
    • 1 Kasım 2014 Gavura gavur denmeyecek
    • 17 Nisan 2014 Karizmatik Lider Kıtlığı
    • 8 Nisan 2014 İmam Şafii Camii İçin Kitap Bağışı Talebi
    • 5 Aralık 2013 Cemaat: İtibar ve masumiyet aşınması
    • 21 Ekim 2013 F.G:Kutsal Sürgün yahut Cem Sultan Sendromu
    • 25 Mayıs 2013 “Diyanet ayıplı hadisleri ayıkladı!”
    • 12 Nisan 2013 Türk toplumunda Kürt nefreti
    • 16 Haziran 2012 Bir vicdan bayrağı: Bülent Yıldırım
    • 17 Mayıs 2012 Din ve Mehdi Tartışmalarına Mütevazı Bir Katkı
    • 7 Mayıs 2012 Tarihin Yatak Odası
    • 27 Mart 2012 Kurtlar Vadisinde neler oluyor?
    • 26 Şubat 2012 Erbakan hırsız mı?
    • 19 Şubat 2012 Genç imamlar rahatsız
    • 17 Ocak 2012 Baydı artık Şu Hrant muhabbeti
    • 15 Kasım 2011 ''Dünyanın Memesinden Din Bahanesiyle Süt Sağanlar''
    • 21 Ekim 2011 Top sakal bırakmak Firavun adetidir
    • 11 Eylül 2011 ''Erkek'' Bir Şair: Olcay Yazıcı
    • 18 Temmuz 2011 Yerleşmek/ yerlileşmek

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,701 µs