En Sıcak Konular

Sabahattin Talu

Düşünü-Yorum
Sabahattin Talu
20 Aralık 2010

Demokratik Özerklik Ve Kürtlerin Geleceği



 

Artık hiçbir düşünce, fikir ve amaç gizlenmiyor, açık açık gündeme getiriliyor, saklanmıyor, saklamaya, gizlemeye çalışılmıyor, gerek duyulmuyor.

Yıllarca sürdürülen “Kürtçe konuşamıyorum, baskı görüyorum, anadilim Kürtçeyi öğrenmek istiyorum” gibi kamuflaj söylemler artık çok geride kaldı.

Öcalan’ın ortaya attığı ve uygulanması talimatını verdiği “Demokratik Özerklik” projesinin ana hatları şunlar;

Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin adı “Kürdistan”, bir başka deyişle “Kuzey Kürdistan”,

Dili Kürtçe, bayrağı PKK bayrağı,

Kendi kendini yönetmek, valisini, emniyet müdürünü v.b. kendi içinden kendisi seçmek,

Ekonomik özerklik, yer altı ve üstü tüm kaynaklarını kendi inisiyatifinde kullanmak,

Öz savunma gücü oluşturmak, askerini, polisini, kısaca güvenlik gücünü oluşturmak.

Yıllarca “Kürt sorunu” denilen sorunda gelinen aşama ve çıkan sonuç net olarak bu, bayrak açıldı, macun tüpten çıktı. Artık geri dönüş pek mümkün değil gibi.

“Artık bölmekten vazgeçtim” demişti Öcalan, şimdi ise “Ayırıyorum” diyor. Ha ayırmışsın, ha bölmüşsün, sonuçta aynı kapıya çıkıyorsun. Bu zaten başından beri hep böyleydi, ama tabii ki anlayana. Anlamayana yeni bir tartışma konusu daha çıktı; “Demokratik Özerklik”.

Bu proje aslında Öcalan’ın kendisini kurtarma projesi idi. Öcalan, akan kanın durması, çatışmanın sona ermesi ve güya çözümün sağlanması için bu projeyi hazırladığını söylemiş, “Ancak öncelikle benim önümün açılması, mevcut şartlarımın, tutukluluk halimin yeniden gözden geçirilmesi şart” demişti.

Şimdi ne olacak?

Bölgedeki tüm tabelalar zaman içerisinde Kürtçe olacak.

Başta belediyeler, il ve ilçe temsilcilikleri olmak üzere, bölgedeki kamu kurumlarına, okullara, derneklere, sivil toplum kuruluşlarına yavaş yavaş PKK bayrağı asılarak gözler ve beyinler alıştırılmaya çalışılacak.

Yeni yeni kullanılmaya başlanan “Kürdistan” ifadesi, her ortamda, her çalışmada ve sıklıkla kullanılmaya gayret sarf edilecek, neredeyse meşrulaştırılacak.

Ve, eninde sonunda son gündeme, yani aslında en ana gündem olan Öcalan’ın özgürlüğü konusuna sıra nihayet gelecek.

İşte, zurnanın çıkarttığı o garip son ses, tam da burada ve Türkiye’nin tamamında olmak üzere duyulacak. Buna en çok, olayları en başından beri bir türlü anlayamayan, anlamamakta özellikle ısrar eden o safdiller, at gözlüklüler şaşıracak, sinsiler ve tilkiler ise bıyık altından gülerek zafer işareti yapacak.    

Sonuç?

Zaten bir süredir Türk toplumu içerisinde PKK’dan kaynaklı yeşeren Kürt antipatisi giderek yaygınlaşacak ve Türkiye’nin diğer bölgelerini tamamen saracak. İşte en büyük tehlike tam da bu noktada başlayacak, Kürtler Türkiye’den ay-rış-maya başlayacak ve yalnız kalacak. Örneğin Ahmet Türk ve Sırrı Sakık Ankara’da siyaset, Çeşme’de tatil yapamayacak.

Öcalan’ın istediği sonuç, işte tam olarak bu; “Kürtlerin tamamını kullanmak, Türkiye’den ayrış-tırmak, yalnız-laştırmak, Türkler ve Kürtler arasına düşmanlık tohumları ekmek”, an-la-ya-na…

 



Bu yazı 715 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Şubat 2012 Demokrasi Getirmek!
    • 13 Ocak 2012 Sıra SURİYE’de mİ?
    • 29 Aralık 2011 Düşmanımın Düşmanı Dostumdur
    • 22 Aralık 2011 Canlı Kalkan
    • 8 Aralık 2011 ROJ TV, Gören Gözlere Kel'i Gösteriyor
    • 2 Aralık 2011 Kürt Sorunu’nun Çözümüne İlişkin Beyin Jimnastiği
    • 24 Kasım 2011 KCK Ve Asrın Hukuk Bürosu
    • 17 Kasım 2011 Çözüm mü Dediniz!
    • 11 Kasım 2011 Ne Çare (N.Ç.)
    • 28 Ekim 2011 Sen Olma Haslanım Cemal
    • 27 Ekim 2011 PKK Terörü ve Van Depremi
    • 21 Ekim 2011 Hırsızlık Şebekesi
    • 14 Ekim 2011 Kürtçülere Sorulması Gereken Sorular
    • 7 Ekim 2011 Artık Şuna Net Olarak İnanıyorum
    • 4 Ekim 2011 Barışı Kim İstemez?
    • 23 Eylül 2011 BİR MAÇ NASIL KAZANILIR?
    • 14 Eylül 2011 Analar Ağlamasın da!
    • 8 Eylül 2011 Artık Bir Karar Verin!
    • 26 Ağustos 2011 Cılız Da Olsa İlk Kez Farklı Bir Ses
    • 25 Ağustos 2011 Batman’dan Bodrum’a Özerklik

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,736 µs