En Sıcak Konular

İbrahim Akın

Çağrı
İbrahim Akın
26 Eylül 2010

Çoğunluğun Yaptığı Doğrudur Yanılgısı



Şeytanın, insanları Allah’ın dosdoğru yolundan saptırmak için uyguladığı taktiklerden biri, çoğunluğun doğru olduğu telkinidir. Rabbimizin, “O,amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı” (Mülk Suresi – 2) ayetinde belirttiği gibi, insanın bu dünyada bulunuş amacı iyi ve güzel davranışlarda bulunarak Allah’ın razı olacağı tavırlar sergilemektir. Bu konudaki tek ölçü de Kuran ve Kuran’ı eksiksiz yaşayan peygamberlerin ahlakıdır. İnsanların, peşinden gitmesi gereken kişiler, kendilerini yalnızca Kuran ahlakını yaşamaya davet eden müminler olmalıdır. Allah, Kendi yoluna davet eden kişilere uyulması gerektiğini bir ayetinde şu şekilde açıklamıştır.

"Ey kavmimiz, Allah'a davet edene icabet edin ve O'na iman edin; günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi acı bir azabtan korusun." (Ahkaf Suresi -31)

Ancak pek çok insan bu konuda büyük bir yanılgı içindedir. Kuran’ı rehber edinmedikleri için, Kuran’ı yaşamaya davet edildiklerinde kulaktan dolma hurafelerle, davet eden kişiye alternatifler üretirler. Büyüklerinin aynı şeyi söylemediğini, dedelerinden böyle öğrenmediklerini anlatır, herkes yanlış biliyor da bir sen mi doğru biliyorsun derler. Bu soruya en güzel cevap yine eksiksiz olan Kuran’da Rabbimiz tarafından verilmiştir:

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' (Enam Suresi - 116)

İnsanların bazısı, ayette de belirtildiği gibi çoğunluğun doğru olduğunu zannederler. Ancak doğru zannettikleri pek çok şey, sadece yalandan ibarettir. Hiçbir zaman araştırma ihtiyacı duymazlar. Çoğunluk onlar için bir referanstır. Koyun psikolojisi ile sürüklendikleri cehennem çukurundan habersiz, kendilerinin doğru yolda olduğunu zannederler. Bu gerçek, bir Kuran ayetinde şu şekilde haber verilmiştir.

"Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar." (Kehf Suresi -104)

Onlara, Allah’ın indirdiği Kuran’a uyulması hatırlatıldığında onlar, dedelerinden öğrendikleri bilgilere uyacaklarını, eski köye yeni adet getirilmemesi gerektiğini söylerler. Bu konuda insanların düştükleri yanılgıyı bir ayetinde Rabbimiz şöyle anlatmıştır:

Ne zaman onlara: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler? (Bakara Suresi -170)

Bu kişilere sorulduğunda, kendilerini Müslüman olarak tanıtabilirler. Ancak Kuran dışında uydurdukları bambaşka bir dinleri vardır. İşin ilginç yanı, uydurdukları bu dine kendileri de uymazlar. Kuran’a göre bu sapkın inanca sahip insan güruhu, Allah’a birçok şeyi ortak koştukları için gerçek Müslüman değillerdir.

Sonra onların izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik; ona İncil'i verdik ve onu izleyenlerin kalplerinde bir şefkat ve merhamet kıldık. (Bir bid'at olarak) Türettikleri ruhbanlığı ise, Biz onlara yazmadık (emretmedik). Ancak Allah'ın rızasını aramak için (türettiler) ama buna da gerektiği gibi uymadılar. Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecirlerini verdik, onlardan birçoğu da fasık olanlardır. ( Hadid Suresi – 27)

Şeytanın bu yanıltma taktiği ve telkinlerinden yalnızca müminler etkilenmezler. Müminler için Kuran, bir kez okunup kenara konulacak bir kitap değildir. Rehber edindikleri kitabın kendilerine ne anlattığından Allah’ın izni ile haberdardırlar. Dolayısıyla, çoğunluğun söyledikleri ve uyguladıklarının doğru olup olmadığını, yine Allah’ın izni ile edindikleri Kuran bilgisi sayesinde anlayabilirler.

De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan Allah'tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yerde  şaşkınca bıraktıkları, arkadaşlarının da: "Doğru yola, bize gel" diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?"  De ki: "Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk." (Enam Suresi -71)

Kuranda pek çok kıssada, elçilerin yanında bulunan ve Allah’a iman etmiş müminlerin sayılarının çok az olduğundan bahsedilir. Hz. Musa’ya yetmiş genç, Hz.Lut’a bir ev halkı, Hz. Nuh’a bir gemi halkı, Hz. İsa’ya havarileri dışında iman eden olmamıştır.

Musa, belirlediğimiz buluşma zamanı için kavminden yetmiş adam seçip-ayırdı… (A'raf Suresi -155)

Ne var ki, orda müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık. (Zariyat Suresi -36)

Hani Havarilere: "Bana ve elçime iman edin" diye vahy (ilham) etmiştim; onlar da: "İman ettik, gerçekten müslümanlar olduğumuza sen de şahid ol" demişlerdi. (Maide Suresi -111)

“… Allah'ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın” (Ahzab Suresi – 62) ayetinde belirtildiği gibi, Allah’ın sünneti gereği geçmişte olduğu gibi, şu anda da, gelecekte de iman edenlerin sayısı her zaman az olacaktır. İman edenler azınlıkta ise, çoğunluğun doğru yolda olması da imkânsızdır.

Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir(Yusuf Suresi, 103)

İbrahim Akın



Bu yazı 656 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!
    • 15 Aralık 2013 Evrimcilerin Coelacanth Hezimeti
    • 29 Kasım 2013 ''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap
    • 22 Eylül 2013 Kuran Haşa Bulmaca Kitabı Değildir
    • 21 Temmuz 2013 Bağnaz, Kadından Nefret Eder; Mümin İse Şiddetli Sever
    • 18 Haziran 2013 Komünizm Pusuda!
    • 24 Mayıs 2013 Size Ne Oluyor da Suriye'den Hicret Edenlere Sırtınızı Dönüyorsunuz?
    • 4 Mayıs 2013 İnsanlara Hoş Görünmek Uğruna Dinden Taviz Vermek
    • 11 Nisan 2013 Karşı Cinsle Konuşmak Haram Değildir
    • 19 Mart 2013 Müzik Haram Değil, Nimettir
    • 22 Şubat 2013 Kuran Apaçık ve Noksansızdır
    • 5 Ocak 2013 Sevgiye Evet, Nefrete Dur!
    • 18 Aralık 2012 Ertelemek İnkrda Bir Artıştır
    • 30 Kasım 2012 Tat Alma Mucizesi
    • 7 Kasım 2012 Nefislere İlişkin Güzel ve Etkili Söz Söylemek İbadettir
    • 21 Ekim 2012 Üzülmek Şeytanın Telkinidir, Allah Üzülmeyi Yasaklar!
    • 29 Eylül 2012 Allahın Emri: Benden Korkup Sakının!
    • 12 Ağustos 2012 Hz. İsa İkinci Kez Yeryüzüne Gelecek
    • 28 Temmuz 2012 Hz. İsa (as) Ölmedi!
    • 18 Haziran 2012 İman Edenler; Küfür, Müşrik ve Münafıkları Konuşmalarından Tanırlar

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,774 µs