En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
3 Nisan 2010

İyiliği Emretmede Cesur Olmak



Tarihin her döneminde iyiliğin, güzel ahlâkın, barış, huzur ve mutluluğun hakim olması için çalışan samimi insanlar olmuştur. Onların mücadeleleri, insanları haksız yere öldüren, yurtlarından süren, ahlaki dejenerasyona sürüklemeye çalışan, zayıfları ezerek kendilerini yüceltmeye çalışan kişilere karşıdır.


Müminler iyiliği emredip kötülükten sakındırmak için çaba gösterirlerken, dinden uzak yaşayan kişilerin amacı kötülüğü tüm dünyada yaygınlaştırmaktır. Bu yüzden de iyi olan her faaliyeti durdurmak, engellemek isterler. Allah’ın kanunu gereği yaşananlar hep bu yönde olmuştur. Güzelliği, iyiliği tavsiye eden peygamberler ve onların yolundaki müminler her dönemde baskı görmüşler, çirkin iftiralarla engellenmeye çalışılmışlardır.


Ancak, Allah’ın beğendiği güzel ahlakın yerleşmesini istemeyenlerin kavrayamadıkları ilahi bir sır vardır. Müminler her durumda, "... Hiç şüphesiz, Bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır" (Saffat Suresi, 173) ayetiyle haber verildiği üzere inanmayanlara karşı zafer kazanırlar. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah, Kendi yolunda cesur ve kararlı bir şekilde çaba gösterenlere, inkarcılara karşı kesinlikle galibiyeti yaşatır. Sonsuz ahirette de samimi mücadelelerinin karşılığında onları rahmetine ve kurtuluşa kavuşturur.

Samimi müminlerin cesaretleri, Allah sevgisi, Allah korkusu ve Allah'ın hoşnutluğunu kazanma isteğinden kaynak bulur. Bu nedenle koşullar ne olursa olsun, Allah'a güvenmenin kazandırdığı cesaretlerini kaybetmezler.


Kur’an ahlâkından uzak kişilerin bazı durumlarda gösterdikleri cesaret ise yalnızca çıkarları nedeniyledir ve dünyevi hırslarından kaynaklanır. Yanlış konularda cesaret gösterir, asıl cesur olunması gereken durumlarda ise geride kalırlar. Bu yüzden bu kimselerin gösterdikleri korkusuzluk anlamsızdır ve ahirete yönelik bir yarar sağlamaz.

Allah'tan başka hiçbir şeyden ve hiç kimseden korkmayan müminler, Allah’ı en çok hoşnut edecek davranışlar sergiler ve kararlı davranırlar. İman sahipleri hiçbir zorluk karşısında yılmazlar; çünkü Allah'tan başka bir güç olmadığının bilincindedirler. Bu şuur onlara tüm korkuları yenecek cesareti kazandırır.

Ki onlar, Allah'ın risaletini tebliğ edenler, O'ndan içleri titreyerek-korkanlar ve Allah'ın dışında hiç kimseden korkmayanlardır. Hesap görücü olarak Allah yeter. (Ahzap Suresi, 39)


Kötülükleri örgütleyenlerle mücadele etmek, iyiliği hakim kılmaya çalışmak, peygamberler ve onlarla birlikte hareket eden samimi müminlerinki kadar cesaret gerektirir. Çünkü bu kişiler toplumdaki kötülerin dikkatlerini üzerine çekecek, mücadeleden yıldırılmaya çalışılacaktır. Ancak yalnızca Rabb’lerinin korkusunu içlerinde taşıyan bu cesur insanların kararlı tavırları, nimetler ve güzelliklerle karşılık bulacaktır.


Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topladılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde imanları artanlar ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir. Bundan dolayı, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle geri döndüler. Onlar, Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir. (Al-i İmran Suresi, 173-174)

Fuat Türker



Bu yazı 409 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,441 µs