En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
21 Şubat 2010

Dost Olarak Allah Yeter



Allah, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah yeter. 

Evrendeki herkes ve herşey varoluşunu Allah'a borçludur. Tüm varlıkları Allah yaratmıştır, sürekli yaratmaktadır ve dilediği anda da yok edebilir. Allah herşeyin tek ve gerçek sahibidir. Ve iman eden kulunun tek dostu da Rabb’idir. Allah’ı dost, veli ve vekil edinen mümin hayatı süresince sıkıntı ve üzüntüden uzak yaşar. Çünkü en büyük dostunun yardımı ve desteği onunladır. Allah dostu olduğu kullarının üzerine "güven duygusu ve huzur” (Tevbe Suresi, 26) indirir. Onların kalpleri üzerinde (sabrı ve kararlılığı)…” (Kehf Suresi, 14) rapteder.

Mümin, Rabb’inin hoşnutluğu için yaptığı küçük büyük her işte O’nun kendisini gördüğünün, fazlasıyla karşılığını alacağının bilincinde olduğundan huzurludur. Allah kendisini görünmeyen ordularla ve meleklerle destekler,"önünden ve arkasından izleyenleri" vardır ve bunlar kendisini "Allah'ın emriyle gözetip korumakta"dırlar. (Rad Suresi, 11) Ayrıca mümini huzurlu kılan Allah yolunda yapılan mücadelede müminlerin her zaman galip geleceklerini bilmekten kaynaklanan güven duygusudur.  Mümin kadere ve Allah’ın buyruğunun her an indiğine iman eder ve Rabb’inin kendisine güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyeceğini de bilir. Müminlerin içinde bulundukları bu tevekküllü ruh haline Kuran'da dikkat çekilir.


"De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)

Kuşkusuz Allah'ın dostluğu insanlarınkine benzemez. O kimi dost edinmişse, o kişiyi dünyada ve ahirette olabilecek en üstün nimete kavuşturmuştur. Herşeyi yaratan Rabbimizin, yarattığını dost edinmesi ise çok büyük bir lütuftur.

Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve destekçisi)dir. Onları karanlıklardan nura çıkarır; inkar edenlerin velileri ise tağut'tur. Onları nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 257)

İnsanın dünyada ve ahirette tek gerçek dostu; müminlere hayır yolları açan ve onları başarılı kılan Allah’tır. İman eden kullarını asla terk etmez, her zorlukta yanlarındadır ve onlara yardımcıdır. Tevekkül edenlerin işlerini düzeltip, onların yapabileceğinden daha iyisini temin eder. İyi kullarını seven, onları rahmet ve rızasına erdiren, sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya tek layık olan Allah, doğduğu andan sonsuza kadar her an kuluyla birliktedir. Kendisine ihtiyaç olunan ve Kendisinden yardım beklenen Rabb’i onu düşmanlarına karşı korur. O herkesten daha güvenilirdir; hayırda ve şerde kulunun yolunu kolaylaştıran, dinde kolaylık veren, hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyen Allah müminlerin en güvenilir dostudur. Kendisi'ne inananları kusur ve ayıptan, hatadan, manevi kirlerden temize çıkarır, arındırır. Onlara ahirette huzur dolu ve hiç tükenmeyecek bir yaşam müjdeler.

İnsan yaşamı süresince gerçekten güven duyacağı, zor zamanlarda yardım edecek, zengin ve güçlü birinin arayışı içindedir. Ancak çoğu insan bu arayış sırasında yanılgıdadır. Kendisini yaratan, yeryüzünü yarattıkları için yararlı ve elverişli kılan sonsuz güç sahibi, her şeye gücü yeten Rabb’ini unutur. Kendisini aydınlıklara çıkaracak olan Allah’ı değil, karanlıklara sürükleyecek olan şeytanı dost edinir. İşte düştüğü yanılgı kişinin sonsuz azapla son bulacak olan karanlık, bela ve engebelerle dolu yaşamının başlangıcıdır.

Allah’a teslim olan insan Rabb’ine adar gününü. Allah dostuysa attığı her adım ecir olur. Güvenip dayanacak, yardım umacak tek dost olarak Rabb’bini seçen mümin, artık içinde hiç yenilgi olmayacak hayırlı bir yaşamın içine girmiştir.


Fuat Türker



Bu yazı 894 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,810 µs