En Sıcak Konular

Prof.Dr.Ali Bardakoğlu-Diyanet İşleri Başkanı
Konuk Yazar- Diyanet Aylık Dergi
Prof.Dr.Ali Bardakoğlu-Diyanet İşleri Başkanı
14 Nisan 2009

Allah Rasulü ve Aile



Gökyüzüne, evrenin derinliklerine ve varlık âleminin ayrıntılarına daldığımızda da, iç dünyamıza döndüğümüzde, insani yetenek, ihtiyaç ve ilişkilerimizi dikkatlice incelediğimizde de dünyada çeşitli ibret ve hikmetlerle dolu bir hayat serüvenimizin olduğunu, sıradan gördüğümüz ve üzerinde pek fazla düşünmediğimiz ilişkiler ağımızın esasen bir ahenk, plan ve program içerisinde akan genel gidişin bir parçası olduğunu fark etmeye başlarız. İnsanoğlunun erkek ve kadın olarak birbirini tamamlar, iki ayrı cins hâlinde yaratılması ve bu farklılığın hayatımızın temel belirleyicilerinden olması da bunlardan biridir.

Kur’an-ı Kerim’de Yüce Rabbimiz “Kendileriyle huzur bulmanız için, kendi türünüzden eşler yaratıp aranızda sevgi ve şefkat var etmesi de Allah’ın varlığının apaçık delillerindendir.” (Rûm, 21) buyurarak, ilk insan Hz. Âdem ve eşi Hz. Havva’dan itibaren aile hayatının asli bir durum olduğunu, anne-baba ve çocuklar arasındaki huzur, sevgi ve şefkat ortamının, hayatın diğer alanlarından doğan olumsuzlukları dengelediğini açıklar. “…Aile ve akrabalık bağlarını kesmeyene rahmetimi kesmem.” (Tirmizî, Sünen, Birr, 9) kudsi hadisinden de, aile bağının, Yüce Mevlamızın bizlere olan rahmetinin bir eseri olduğunu anlamaktayız.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen, yaşadığı hayatla, söz ve davranışları ile bizlere eşsiz bir üstün ahlak örneği ve rehberi olan Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde, erkeklerin kadınlar üzerinde, kadınların da erkekler üzerinde hakları bulunduğunu belirterek aile içinde sevgi ve şefkatin hâkim olmasını istemiş, aile fertlerine karşı iyi davranmayı imanda olgunluğun alameti saymıştır. Allah Rasulü’nün, “Anne babamı ardımda ağlar bırakıp, sana geldim Yâ Rasulallah!” diyen bir kişiye, “Onların yanına geri dön ve nasıl ağlattıysan şimdi de onları öylece güldür!" (Ebû Dâvûd, Cihâd, 3) sözü, insanlığı şükür ve sevgi atmosferi içerisinde aile bağını muhafaza etmeye davet etmektedir. Peygamber Efendimiz’in her yönüyle aile hayatı, mesela kendisine ilk iman eden ve en büyük desteği veren Hz. Hatice ile olan 25 yıllık sevgi ve saygı dolu evliliği ve onun vefat ettiği yılın “hüzün yılı” olması, sadece eş ve çocuklarına değil, sütannesi, sütkardeşi, yengesi, dadısı dâhil çevresindeki herkese, gençlere ve çocuklara olan şefkatli tavrı, onları hep görüp gözetmesi, geniş ailesi içinde yer alanları ümmetinin sevgi ve saygısına emanet etmesi ve daha birçok örnek, İslam toplumundaki aile telakkisinin kaynağı olmuştur.

Kontrolsüz biçimde dünyevileşen hayatımızın hızlı koşuşturması içinde, uzak ve yakın çevrenin her türlü olumsuzluğunu öne çıkaran ve sıradanlaştıran iletişim kargaşası ortamında aile bağlarımızın giderek zayıfladığı, aile değerlerimizin tehdit altında olduğu açıktır. Hâlbuki, toplumsal bünyenin sağlamlığı aile yapımıza bağlıdır ve aile ocağı sahip olduğumuz değerleri koruma ve ileriki nesillere aktarmada hep merkezi bir role sahip olmuştur. Milletlerin kimlik ve gelecek kaygısı din, dil ve aile bağına verdikleri önemle paralellik taşır. Böyle olduğu için de, aile bağ ve değerlerimizi küçümseyen, aile yapımızı zayıflatan her türlü telkin ve telakkiye, davranış ve model sunumlarına karşı ortak bir bilinç ve direnç geliştirmek sadece dinî duyarlılığa bağlı bir görev değil, aydınlar, yazarlar, medya mensupları, devlet adamları, sivil kuruluşlar, sanatçılar… velhasıl hepimizin ortak sorumluluğu olmalıdır.

Sevgili Peygamberimiz’in örnek hayatı ve ahlakının yanı sıra onun aile hayatına ilişkin getirdiği değerleri de yakından tanıma imkânı bulacağımız 2009 yılı Kutlu Doğum Haftasının ilim ve gönül dünyamıza yeni ufuklar açması niyazımla.


 



Bu yazı 353 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Kasım 2010 Hac Diriliştir
    • 4 Ekim 2010 Edep ahlakın özüdür
    • 15 Ağustos 2010 Öz denetim ve ramazan
    • 25 Temmuz 2010 Kardeşlik ve sevgi ortamını yeniden inşa
    • 30 Haziran 2010 Farklılıkla zayıflamadan tevhitle güçlenmek
    • 16 Haziran 2010 Bilgi ve Ahlak
    • 20 Mayıs 2010 Gençlerimizle daha aydınlık günlere...
    • 13 Nisan 2010 Temeli Allah Korkusu Olan İslam Medeniyetinin Işığında Dünyayı Düşünmek
    • 12 Nisan 2010 Vahyin 1400. yılında Kur’an’ı okumak, anlamak ve yaşamak
    • 18 Mart 2010 Namaz müminin miracıdır
    • 26 Şubat 2010 Ayrımcılığa karşı gönül bağlarıyla birleşmek
    • 17 Ocak 2010 Ömürlük tecrübe: Yaşlılık
    • 30 Aralık 2009 Çok Kültürlülük
    • 2 Aralık 2009 Hakkın Rahmani Sesi Vicdan
    • 22 Ekim 2009 Din ve Toplum
    • 1 Ekim 2009 Başarı ve Erdemleriyle Gururlandığımız Gençlerimiz
    • 17 Ağustos 2009 Paylaşma Mevsimi Ramazan
    • 19 Haziran 2009 Kur'an'ı Kalplere Yazmak...
    • 20 Mayıs 2009 İç Huzur Arayışı
    • 14 Nisan 2009 Allah Rasulü ve Aile

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,204 µs