En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
17 Ekim 2016

Güçlüler Zayıflar ve Adalet



Her gün yazılı, sözlü, görsel medya da haberlerde yalan söyleyenler, olanları çarpıtanlar var.

Servetlerine servet katanlar, zenginlikler içinde aşk meşk içinde olanlar, sürülenler, şehit olanlar var.

Kanunlar değiştiriliyor. Anayasa ve uluslararası evrensel hukuk değerleri geçersiz kılınıyor. Keyfi yönetim her alanda sürüyor.

Anayasa rafa kaldırılmış, yüksek mahkemeler sinmiş susmuş, mahkemeler hakimi ve savcısının ne zaman gözaltına alınacağı endişesi ve paniği içinde, vatandaş hak arama peşinde.

Kişilere göre kanun maddeleri değiştiriliyor.


Hakkında karar verilmeden herkesin masum olduğuna ilişkin masumiyet ilkesi tersyüz olmuş durumda.

Yazılı ve görsel medya konunun hangi yönünü kamuoyuna yansıtıyor?

 

Anayasa rafa kalkmış, rejim değişmiş hala başkanlık safsatası ile gündem meşgul ediliyor.

Yargı bağımsızlığı kalkmış hala kuvvetler ayrılığı ya da birliği laf olsun diye konuşuluyor.

 

Adalet mülkün temelidir. Bu cümlede ki mülk devlet anlamında kullanılırdı..

Oysa şimdilerde mülk mal, servet, zenginlik, yetki, konum, statü anlamında kullanılıyor. Evet Adalet var mı? sorusunu halka sorun, alacağınız cevap, dehşet vericidir.

 

Tarih boyunca adaletli olmakla övünen bir milletin geldiği duruma bakın!

Türk Milleti’nin adalet anlayışı ile yüzyıllar boyunca; farklı milletler, din mensupları kardeşçe bir arada yaşadı. Ne oldu da, şimdilerde devlet suçlanıyor, asker, hakim, savcı, polis, akademisyen suçlanıyor. Ülkeyi düşünen vatanseverler suçlanıyor.

 

Her sorunu kanuna anayasaya bağlayan bir takım zerzavat takımı var. Bunlar ipteki cambaza bak misali kanunlarda hatayı buluyorlar. Hiç kimse en iyi kanunu da yapsanız uygulanmadıktan sonra, ne işe yarar demiyor, diyemiyor. İşine gelmiyor.

 

Bakın; bu ülkede herkes anayasanın değişmesini, demokratik özgürlükçü olmasını ileri sürüyor. Ne olacak anayasa değişecek de ne olacak, Mide mi doyuracak? Hırsız, sahtekar, dolandırıcı, arzı endam etmeye devam etmeyecek mi?

 

Dokunulmazlar ordusu her geçen seçkin konumlarını sürdürürken, sokaktaki vatandaşa uygulanan kanunlar, toplumda adaleti mi sağlayacak?

 

Vekil dokunulmazlığı yanında bir bürokrat dokunulmazlığı var. Hukuku çiğneyen, keyfi hak ve özgürlük ihlali yapan bürokratlar hakkında, amirden izin çıkmadıkça yasal takibat yapılamıyor, bu çağdaş dünyada örneği  olan bir durum mu?

 

Keyfi uygulamalar ve yasalara aykırı engeller nedeniyle Türkiye’deki adalet mekanizması  işleyemez hale gelmiştir. Türk insanının adalet arayışı maceraya dönmüştür. Tarihe binlerce yıldır, kültürü, ahlakı, dini, inancı, sosyal ilişkileri ile adalet dağıtan, adaleti öğreten bir millet; adalet aramaya başlamış.

 

Adliyelerde hakimlerin arkasında Adalet mülkün temelidir yazıyor ama bunun yerine getiremiyoruz. İmtiyazlar, imtiyazlı sınıflar, statüler, kendi başına karar alabilen kişi, kuruluş, kurumlar ve makamlardan oluşan bir düzen var. Ve bu düzen, kaos yaratmasına rağmen kitleler uyutulmaya devam ediyor. 

Hem kendilerine hem de eylem ve işlemlerine dokunulamayan sınıfların varlığına kimse dikkat çekmiyor. Türkiye’de dokunulmayan kişi, sınıf zümreler var. 

 

Hukuk devletinin temeli; kanun karşısında herkesin eşit olma ilkesidir. Ayrıcalıklı kişi, sınıf ve zümrenin olmaması demektir. Ve hak arama hakkının yine sınırlandırılmaması demektir. Keyfiliğin önlenmesi, hukukun üstünlüğünü hâkim kılmak demektir.

 

Ülkede bunlar konuşuluyor mu, hayır ya ne konuşuluyor? İşbirliği yaptıkları dinci örgüt ve mensuplarının hikayeleri. Sanki birlikte hareket etmemişler miş gibi. Sanki itham ettikleri konuları birlikte yapmamışlar mış gibi.

 

Değişen bir şey var mı? Yok. Nasıl olsun ki, her partili yetkili aynı şeyleri farklı üslupta konuşup duruyor. Bu arada halk soyulmaya yandaşlar zenginleşmeye, vatan evlatları şehit olmaya devam ediyor.

 

Günün Sözü: Ciddi ve kararlı insan, dediğini uygular.



Bu yazı 84 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    14,587 µs