En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
30 Eylül 2014

Kardeş Kim Kalleş Kim?



Sıklıkla kullanılan sözcükler vardır.

Kardeş, arkadaş, meslekdaş, sırdaş, dost, kalleş, hırsız, yalancı, talancı, istismarcı.

Peki ama kim bunlar?

 

Yine her toplumda insan tipi tanımlamaları vardır.

Bazıları; kendi kimliklerinin ne olduklarını bilirler ama kendilerini asla o tanımla ifade etmezler.

Bazıları; dini, bazıları ırki, bazıları etnik, bazıları mezhep, bazıları cinsiyet, bazıları renk, bazıları statü, bazıları unvan tanımlaması yapar. Bunu yaparken de kendine tanım getirir.

 

Hiç kimse kendisi hakkında olumsuz tanımlama yapmaz.

 

Son günlerde kullanılan kavram ise; kardeşim, kardeşlerim, kardeşlerimiz sözcüğüdür!

 

Kardeş; ortak baba ve anneden gelen, kan bağına sahip çocuklar arasındaki yakınlık derecesidir. Bir de ruhsal olarak uyumlu kişiler, kan bağına sahip olanlardan daha yakın olmaları halinde manevi yakınlık anlamında kullanılır.

 

Kardeşlik; çoğu kez de benzer düşünceye, inanca sahip olanlar arasında kullanılır.

İçtiği su ayrı gitmeyen arkadaşa ise son zamanlarda kanka yani Kan kardeşi deyimi kullanılır.

 

Dürüst bir insan, üçkâğıtçı hain, işbirlikçi biri ile kardeş olabilir mi?

Aynı inanca sahip olmalarına rağmen biri hakkı gözetirken, diğeri dini istismar ederek bir şeylere sahip oluyorsa bunlar kardeş olabilir mi?

 

Biri vatanın yeraltı yerüstü kaynaklarına bu ülkenin insanı sahip olsun derken, diğeri yabancılara komisyon karşılığı satıyorsa bunlar kardeş, vatansever olabilir mi?

Biri; toplumun milli ve manevi değerlerini korumayı yaşam amacı haline getirmiş diğeri ise ağzında çiklet yaptığı bu sözcüğü olabildiğince tersini yapıyorsa bunlar kardeş olabilir mi?

Doğru konuşan biri, sürekli yalan söyleyen biri ile kardeş olabilir mi? Olmaz tabi ki!

 

Dürüst, namuslu, ahlaklı olanlar olabildiğince bağırıyor; ben seninle kardeş değilim olamam! Diyor ama kimse duymuyor. İstismarcılar için sesin ne anlamı var ki! Halkı koyun sürüsüne dönüştüren zihniyet, çıkan sesleri ise susturmayı yol görmüşse yapılacak ne var ki?

 

Kardeşlik; slogan atmak, çeşitli sembollerle tezahüratta bulunmak, hoşgörüsüzlüğü bir ideoloji olarak dayatmak hiç değildir.

 

Kardeşlik; belli idealler, belli değerler etrafında buluşmak, bir gelecek vizyonu etrafında kenetlenmek, insanlığın tamamının huzur ve barışı adına tek yürek haline gelmektir. Ortak tarih ve kültür bilinci; insanları bir arada tutar, bir millet olarak geleceğe taşır.

 

Kardeşlik; bu ruhu oluşturabildiği, bu duygu iklimini güçlendirebildiği oranda kıymetlidir.

Kardeşlik; kendi milletine, kendi vatanına, ülkesine, onlarla birlikte tüm insanlığa, mazlumlara, mağdurlara ulaşmak, onlara el uzatma, onlara kucak açabilmektir.

 

Kardeşlik; bu nedenle asla ve asla salt kanbağına dayanmaz, ırkçılık değildir.

Zira milleti teşkil eden ana unsurlar; kanbağı, genetik kodlar değil, tarihtir, kültürdür, ortak idealler, ortak değerlerdir. Aynı toprak parçası için, aynı bayrak için, aynı idealler ve değerler için şehit düşmüş ve aynı mezarlıkta yan yana yatan iki şehidi etnik kökeniyle, diliyle, kökeniyle, mezhebiyle birbirinden ayırmak şehitlere de, bu millete de, bu ülkeye de yapılacak en büyük haksızlık, en büyük ihanettir.

 

Kardeşlik; bu ortak özelliklere inanmak, savunmak ve uygulamakla oluşabilir.

Kuru kardeşliğe, slogan kardeşliğine teslim olunmaması gerekir.

 

Günün Sözü: Sevmek ve güven duymak istersen, kişiliğe önem ver, tanı.



Bu yazı 211 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,283 µs