En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
21 Ağustos 2014

Zihniyet Yönetim ve Toplum



Belli merkezler; Türkiye, bölge ve dünya gündeminde yer alan konularla ilgili haberlerle yaptıkları yorumlarla, halkı aydınlatmaya çalışıyor. Her biri konuyu; bağlı olduğu merkeze göre farklı açıdan ele alıyor, zihinlere istenilen algıyı yerleştirmeye çalışıyor.

 

Halk arasında mankafa denilen, meslek sahibi olmuş kişilerle, her nasılsa bir yolla profesör unvanı almış, para kazanma ya da bürokraside bir yere gelmek için çaba sarf eden ama hiçbir bilimsel esere imza atmamış tipleri bir tarafa bırakırsak, aydın denilen kesimin dayandıkları ideolojik temel bakımında her konuya baktıklarını görüyoruz.

 

Bir tek Türkiye odaklı düşünmeyen bu beyinler; ne yazık ki rahatlıkla yabancı kültürlerin taşıyıcısı olabiliyorlar, siyasi anlamda ise işbirlikçiliği tercih etmekte sakınca görmüyorlar.

 

Türkiye, yine çok cepheli bir ateş altında. Sürekli tehdit ve taciz altında tutuluyor. Milli/Ulusal refleksler yavaşlatılmak ve milli/ulusal direnç kırılmak isteniyor. Bir şey yapmak için tehditlerin neler olduğu bilinmelidir. Bilinirse, önlemler alınabilir. Önce görmek ve tanımak gerekir.

 

Görünen o ki; Türk Milleti, kimliksizleştiriliyor.

Türkiye’nin huzurlu, güvenli, kalkınmış, refahı artmış, hak ve özgürlükler ülkesi olmaması için her türlü çirkin girişim, entrika, terör, kriz yaşatılıp duruluyor.

 

Bu halk, emperyal duyguları tatmış ve dünyaya düzen vermiştir. Şimdilerde emperyalizmin aracı olarak Ortadoğu’da, Kafkaslarda, Balkanlarda sözcüsü durumundadır. AB ve ABD’nin ve bir şekilde başımıza geçirilen işbirlikçilerin yapmak istedikleri bu değil midir?

 

Topluma yerleştirilmeye çalışılan aktarma tüketim kültürünün kullan-at ilkesi geleneksel kültürel öğeler yanında düşünceyi, geçmişi, kısaca her şeyi kullanıp atmayla sonuçlanmıştır. Geçmişin unutulması, geçmişteki çözümlerden yararlanmama sonucunu da ortaya çıkarmıştır.

 

Toplum; giderek geçmişi daha az anımsıyor, düşünce modaya teslim oluyor. Yine; geçmiş, itirazla karşılaşmadan hüküm sürmektedir. Bunun aşılması için öncelikle hatırlanması gerekir. Geçmişteki çözümleri unutuyor ve hatalarımızı tekrar ediyoruz!

 

Yeni adına eskiyi rafa kaldıran günümüz eleştiri tarzı, devrin zihniyetinin bir parçasını oluşturur, unutarak temize çıkmaya ve savunmaya yarar. Toplum belleğini ve onunla birlikte aklını yitirir. Geçmişi düşünme yeteneksizliğinin ya da gönülsüzlüğünün bedeli düşünememektir.

 

Bellek yitimi, geçmiş düşünceyi fazladan bir entelektüel çöplük gibi sırtından atan radikal ampirisizm ve pozitivizmden, kuramlara kadar çeşitli biçimler alır.

 

Bu arada kitleleri uyuşturmak için ateş suyunu sadece Amerikalılar kullanmadı. Rusların da benzer politikalar izlediğini, SSCB dağıldıktan sonra görüldü. Ateş suyunun adı da votkaydı.

 

Dünün emperyalizmi, bugünün küreselleşmeciliği, ateş suyu etkisi yaratan birçok araç geliştirmiştir.

 

* Alkol ve Uyuşturucu Bağımlılığı

* Kültürsüzleştirmek, Ödlek Tavşanlar Yetiştirmek

* Yabancı Dilde Eğitim

* Cinselliğin Yozlaştırılması

* İdeolojilerin Saptırılması ve İçeriksiz Kavramlar

* Bilimsel Bilgiden Uzaklaştırma

* Dincilik ve Sahte Din Anlayışı

* Yapay Gündem

Bunlar; toplumu belleksizleştirmeye, kimliksizleştirmeye ve kişiliksizleştirmeye yol açmaktadır.

 

Türkiye’de, zihinler yeniden inşa ediliyor. Oluşturulmaya çalışılan, bizim olmayan, yapay, emperyalizmle dost ve uşağı bir zihindir.

 

Sorun; Türkiye’nin varlığı ve bekası sorunudur!

Çözüm; Akıllı bilgili bilinçli insanların, ortak değerlerde birleşmesi ve hareket etmesidir.

 

Günün Sözü: Yetenekli cahillerin yönetiminde toplumların kaosa gitmesi kaçınılmazdır.



Bu yazı 203 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,737 µs