En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
21 Haziran 2014

Adem ve Şeytan'ın Çocukları



Dünya tarihi, insanların, hayvanların varlıklarını sürdürebilmek için sürekli mücadeleyle geçmiş.

 

İnsan; beslenme barınma ve güvenlik için beyinsel özelliklerini geliştirmiştir. Bazen aklıyla, bazen içlerinde bazılarının dünya dışı varlıklardan aldığını söylediği düşüncelerle yaşamını düzenlemeye geliştirmeye çaba sarfetmiştir.

 

Büyük Patlama’dan günümüze kadar geçen zamanda meydana gelen temel olaylardan, canlıların ortaya çıkışından, evrim kuramından, insanın ortaya çıkışından ve gelecekte bizi bekleyen tehlikeler, insanın ilgi alanıdır. 

 

İlk insanın ortaya çıkışı, Adem ile Havva'nın olup olmadığı ve insanların bizden önceki türlerden evrilerek türeyip türemediği, bilimsel deneylere ve kanıtlara dayandırmak çabası sürerken, gerçeklerin ne olduğu farklı bakış ve yaklaşımlara konu edilmektedir.  

 

Adem’in çocuklarının gerçeği anlama, bilme, öğrenme alanları; Dinler, ideolojiler, felsefi akımlar olurken, İblis’in çocuklarının aldatmasına, yönlendirmesine maruz kalmışlardır.

 

Öylesine ki; ilk insanlar olarak varsayıma dayalı öngörülerde bulunmuştur. İyilik ve kötülük kaynağı olarak da yaratıcısı Tanrı ve karşısında ise Adem’i niye yarattın ona biat etmem diyen iblis algılanmış. Adem ile İblis’in çocukları arası savaş her alanda sürmüştür.

 

Adem’in çocukları, iyiliği, dürüstlüğü, hakkı, adaleti, paylaşımı, aklı öne alırken bilimle gerçekler dünyasını algılarken, İblis’in çocukları; hertürlü kötülüğün fesadın yetenekleriyle donanmıştır. Tanrı Ademi yaratınca adem ve isyan eden iblis farklı adlarla kabullenilmiştir.

 

Zaman içinde her gelen uyarıcı da görüş ve düşüncelerine inanan insanlar ayrışmış. Ancak iblisin çocukları aynı özeliklerini devam ettirmişlerdir.

 

Adem’in çocukları; akılla, bilimle, sanatla özgür düşünmeyi, sorgulamayı, bilgiyi esas alırken, İblis’in çocukları;Adem’in çocuklarının en zayıf yanlarını etki altına almıştır. Dinin dogmalarını hurafeleri gerçekmiş gibi yansıtarak, dünyevi serveti, yalanı, dolanı, talanı, aldatmayı, vahşeti, katliamları telkin eder.

 

İblis’in çocukları ile Adem’in çocukları arasında sonu gelmez çatışma devam ediyor.

İblis’in çocukları; fesatlık tohumlarını sürekli ekmektedirler.

 

Bilim; önce özgür düşünmeyi, kuşku duymayı, sorgulamayı, eleştirmeyi özümlemiş , kimliğinin bilincinde, özgür bireyi gerektirir. Akılcı yetkin birey; Adem’in çocuğunun olduğunun bilincedir. İblisin çocuklarından temelde bu nokta ayrışır.

 

Akılcı yetkin birey; kendi kimliğini bir topluluk içinde tanımlamak zorunda olmayan bireydir. Kendi kimliğinin farkındadır. Özgür düşünebilir, sorumlulukla yaşamını düzenleyebilir. İblis’in kültürü vardır. Bu kültür genellikle dinci çevrelerde yer edinmiştir. İblisçi geleneksel kültür, insanları düşünceler ve dogmalarla bağlamış biat kültürüdür.

 

İblisçi düşüncenin oluşturduğu kültür; özgür bireyi onaylamaz, kendini dini  kavramları kabul eden ama ona göre düşünmeyen ve yaşamayan, tanımlayan bireyi olumlar. Bu kültürde birey, başkalarına benzemeye çalışır. Onların yaptığını yaparak kendini silikleştirir, toplulukla var olmaya çalışır. Topluluk kimlikleri de böyle güçlenir, yaygınlaşır ve olumlanır.

 

İblis’in çocukları; doğru bildiklerini söylemez söyleyemez, özgür düşünmez özgür düşünemez, hatta özel yaşamlarını bile istedikleri gibi düzenleyemez, biata zoranırlar.  

Adem’in çocukları olan akılcı yetkin birey ise bağımsızdır. Kimseye yaranmaya çalışmaz. Açık sözlüdür. Doğru bildiklerini söylemekten kaçınmaz.

 

O halde; insanlara, Adem’in çocukları mı yoksa İblis’in çocukları mı diye bakarsak; kim kimdir daha iyi anlamış olmaz mıyız?

 

Günün Sözü: İnsanın algısı, akıl, bilim ve sanata yönelmesiyle gelişir.



Bu yazı 52 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,170 µs