En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
24 Mart 2014

Özgürlük Yasak ve Korku



Evrenin sonsuz varoluşunda; galaksiler, yıldız kümeleri, kuyruklu yıldızlar, sistemler, güneş, gezegenler ve dünya var. İnsanoğlu belli süreli dünyada doğuyor, yaşıyor ve ölüyor.
Doğmadan önce nasıl bir boyutta ne olduğunu bilemediği gibi bedenen öldükten sonra da başka bir formatta varolup olmadığını henüz bilemiyor.
 
İnsan yaşadığı sonsuz evrenin dünya gezegeninde; sahip olduğu akıl ve beş duyuyla kendini doğayı evreni anlamaya öğrenmeye bilmeye çabalamaktadır.
 
Geçmişten günümüze değişmeyen merak etme gerçeği; bilimsel çalışmalarda düşünsel çalışmalarda temel nokta olmuştur.
 
Dinler, felsefe, fizik, kimya, biyoloji bilim alanları;, farklı cevaplar vermeye çalışmış ama açık ve net bir tespit yapamamaktadır.
 
Dünyada sınırlı süre yaşayan insan; özgürlükle yasaklarla korkuyla yaşarken, mutlu olma-rahat etme-yaşadığını hissetme konularında da aynı şekilde çaba içinde olmuştur.
Bunlar içinde yine insanlar için dinler, felsefe, ideolojiler öneriler getirmiştir.
İnsanlar bu kavramlar arasında gidip gelmekte bazen bocalamakta bazen ferahlamaktadır.
Ama gelgitli bu arayışlar kesin net açık bir düşünce inanç ve yaşam ortamı sağlayamamıştır.
 
Ben ve öteki anlayışına dayalı dinler, ideolojiler; insanları kin, nefret, öfke akımına sokmaktadır.
 
Benlik, ego, sömürü, istismar; yalan, talan, dolan anlayışı ile insanlığı tehdit etmeye devam etmektedir.
 
Akla odaklananlar, beş duyuyu odak alanlar yanında, bunları yok sayıp binlerce yıl öncesinin dini kitaplara ve o din temsilcisine odaklı düşünen ve yaşayanlar; ikilem oluşturmaktadırlar.
 
Yaşadıkları dönemde insanları düşünce ve yaşayışlarıyla aydınlatan insanlara; tapınma algısı, peşinden gitme, sözlerini kutsal görme anlayışı tehlikeli bir şekilde sürüyor.
 
Evrenin sonsuz gerçekliğinde dünyada yaşayan insanlar; hala gelişmiş-gelişmemiş, algılamış-algılamamış insanların peşinde sürüklenip gidiyor.
 
İnsanların çoğu; yaşadığı çağın düşünce-bilim-sanat gerçekliğinden habersizdir.  Tapındığı kişi, mal cinsellik veya şöhrette mutluluk arayanlar kısa dünya hayatından zevk almadan ölüp meçhule gitmektedirler.
 
Aydınlatma çabasında olanların sesi, etkisi rolü ise sınırlı kalmaktadır. Ancak yine de insanlığın kendini bulması aydınlatma çabasında olanların mücadeleleri ile olmuştur olacaktır.
 
İşte Özgürlük haykırışı; bu nedenle, insanlık tarihinin vazgeçilmez simgesi olmuştur.
 
Yasaklarla insanın kendini bulması kendine gelmesi çabası engellenirken, korku verilmek istenir.
 
Psikolojik varlık olan insanın duygularıyla korku algısıyla oynayanlar; sindirme, susturma ve köleleştirme düzenini kurabilmektedirler.
 
İnsanın özgürlüğün ne olduğunu, yasakların ne anlama geldiğini, korkunun ne olduğunu hissetmesi; insanı insan olma gerçekliğine götürür.
 
Okumak ve öğrenmek; bilmenin anlamanın ve gereğine göre yaşamanın da temel çıkış noktasıdır.
 
Güneş; gezegeni dünyayı ışıklarıyla aydınlatırken, insanların beslenmesi için bitkilerin hayvanlarında yaşam ortamını sağlar.
 
İnsanlar; aydınlanmanın ışıklarını varlığında hissettikçe, başta kendisi olmak üzere diğer insanları da aydınlatabilir, doğayla barış içinde, huzur içinde, mutlu bir şekilde yaşar.
 
Günün Sözü; Aydınlanmış insan diğer insanları da aydınlatmalıdır.


Bu yazı 353 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    12,836 µs