En Sıcak Konular

İbrahim Akın

Çağrı
İbrahim Akın
15 Aralık 2013

Evrimcilerin Coelacanth Hezimeti



Evrimciler, çamurlu suda sözde tesadüfen oluşan bir hücrenin zaman içinde gelişerek karmaşık canlılara dönüştüğünü iddia ediyorlar. Mesela kabuklu, kemiksiz canlılar zamanla omurgası olan balıklara, balıklar zamanla karada nefes alabilen amfibyenlere, amfibyenler sürüngenlere, sürüngenler de memeli ve kuşlara dönüşmüştür diyorlar! Tüm bu geçişleri ispat için de şahsına münhasır canlı fosillerini ara form olarak sunuyorlar. 

 


Balıkların amfibyenlere sözde dönüşümde de Coelacanth isimli balığı ara form olarak göstermişlerdir. Şimdi bu  balık neden ara form değil, ona deyinelim.

 


Evrimciler bu balığın sert, kemikli yüzgeçleri olduğu için karaya çıkmaya hazırlandığını iddia etmişlerdi. Sert, kemikli yüzgeçlerin deniz tabanında yürümeye yarayan ayaklara evrimleştiğini zannediyorlardı. Sonradan yağ kesesi olduğu anlaşılan kısmı da, gelişmekte olan akciğer olarak yorumlamışlardı. Ancak 1938'de Hint Okyanusunda, bu balığın birebir yaşayan örneği bulundu ve bu iddialar çürümüş oldu. 

 


Bilim adamları denizaltıyla 200 metre derine inip bu balığı yakından incelediler. Coelacanth yaklaşık 150 cm boyunda, dışı zırh gibi kalın ve sert pullarla kaplı, sert ve kemikli yüzgeçleri olan bir balık türüydü. Karaya çıkmaya hazırlanmak şöyle dursun, tam tersi dip balığı olduğu anlaşıldı. Coelacanth'ın doğurduğu ve köpek balığı kanı taşıdığı da yapılan araştırmalarda ortaya çıktı.

 


Kemikli  yüzgeçlerin de, dört ayaklı kara canlılarının yürüme görevini gören uzantıları ile hiç alakası yoktur. Bu yüzgeçler sayesinde Coelacant baş aşağı, ileri, geri her yöne rahatlıkla yüzebilir. 

 


Coelacanth'lar Doğuruyor

 


Coelacantların yumurtaları portakal büyüklüğündedir. Yumurta, balığın içindeyken çatlar ve balık, yavrularını doğurur. Ayrıca yavruların, annenin bedeninden plasenta benzeri bir organla beslendiklerine dair bulgular da mevcuttur. Plasenta, yavrunun anneden oksijen ve besin sağlamasına yardımcı olur. Aynı zamanda solunum ve besin atıklarını yavrunun bedeninden uzaklaştıran son derece kompleks bir organdır.

 


Karbonifer döneme ait (360-290 milyon yıl önceki dönem) embriyo fosilleri böyle kompleks bir sistemin memelilerin ortaya çıkmasından çok önce var olduğunu göstermektedir. 

 


Coelacantlar Elektromanyetik Alanlara Duyarlıdır

 


Yapılan  araştırmalarda Coelacantların, çevredeki elektromanyetik alanlara duyarlı oldukları tespit edilmiştir. Yani Coelacantlar son derece kompleks bir duyu organına sahiptir. Focus dergisinde bu sorun şöyle ifade edilmektedir: 

 


Fosillere göre, balıkların ortaya çıktığı tarih, günümüzden yaklaşık 470 milyon yıl öncesine denk geliyor. Coelacanth'ın ortaya çıkması ise bu tarihten 60 milyon yıl sonra. Çok ilkel özelliklere sahip olması beklenen bu yaratığın, son derece karmaşık bir yapı sergilemesi şaşkınlık uyandırıyor.

 


Coelacantlar Köpekbalığı Kanı Taşıyor

 

1966'da ele geçirilen bir Coelacanth, bilim adamları tarafından donduruldu ve kanı üzerinde incelemeler yapıldı. Sonunda Coelacanth'ın, kendi gibi kemikli balıkların kanını değil, kıkırdaklı balık türlerinden olan köpek balığının kanını taşıdığı anlaşıldı!

 


Coelacanth dışındaki tüm kemikli balıklar deniz suyunu içip, fazla tuzu gövdelerinden atarak su ihtiyaçlarını karşılarlar. Ancak Coelacanth'ın bedenindeki sistem, kıkırdaklı balıklar türüne giren köpek balığındaki sistemle aynıdır. 

 


Köpek balıkları, proteinlerin parçalanması sonucu açığa çıkan amonyağı üreye dönüştürürler. İnsan için ölümcül olabilecek miktarda üreyi kanlarında tutarlar. Çevrelerindeki suyun tuzluluk oranına göre kandaki bu maddenin oranını ayarlarlar. Yani dışarıdaki su ve kandaki üre aynı yoğunluğa ulaşınca dışarı su kaybı olmaz. İşte bu sistemin aynısı Coelacanthlarda da vardır.

 


Tüm bunlar evrim teorisine büyük birer darbedir. Focus dergisi, Coelacanth'da köpek balığı kanı bulunmasını, Profesör Keith S. Thomson'un ifadesiyle "evrimsel bir sorun" olarak nitelemişdir. Dergi sorunu daha açık hale getirmekte ve moleküler analizlere dayanılarak, kıkırdaklı balık olan köpek balıkları ile kemikli bir balık olan Coelacanth arasında hiç bir evrimsel bağ kuramamaktadır. Kabul edilmelidir ki bu canlıları ortak tasarımla ayrı ayrı yaratan ilmin sahibi Allah'tır

 


İbrahim Akın

https://www.facebook.com/Allahkesinvar



Bu yazı 455 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!
    • 15 Aralık 2013 Evrimcilerin Coelacanth Hezimeti
    • 29 Kasım 2013 ''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap
    • 22 Eylül 2013 Kuran Haşa Bulmaca Kitabı Değildir
    • 21 Temmuz 2013 Bağnaz, Kadından Nefret Eder; Mümin İse Şiddetli Sever
    • 18 Haziran 2013 Komünizm Pusuda!
    • 24 Mayıs 2013 Size Ne Oluyor da Suriye'den Hicret Edenlere Sırtınızı Dönüyorsunuz?
    • 4 Mayıs 2013 İnsanlara Hoş Görünmek Uğruna Dinden Taviz Vermek
    • 11 Nisan 2013 Karşı Cinsle Konuşmak Haram Değildir
    • 19 Mart 2013 Müzik Haram Değil, Nimettir
    • 22 Şubat 2013 Kuran Apaçık ve Noksansızdır
    • 5 Ocak 2013 Sevgiye Evet, Nefrete Dur!
    • 18 Aralık 2012 Ertelemek İnkrda Bir Artıştır
    • 30 Kasım 2012 Tat Alma Mucizesi
    • 7 Kasım 2012 Nefislere İlişkin Güzel ve Etkili Söz Söylemek İbadettir
    • 21 Ekim 2012 Üzülmek Şeytanın Telkinidir, Allah Üzülmeyi Yasaklar!
    • 29 Eylül 2012 Allahın Emri: Benden Korkup Sakının!
    • 12 Ağustos 2012 Hz. İsa İkinci Kez Yeryüzüne Gelecek
    • 28 Temmuz 2012 Hz. İsa (as) Ölmedi!
    • 18 Haziran 2012 İman Edenler; Küfür, Müşrik ve Münafıkları Konuşmalarından Tanırlar

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,556 µs