En Sıcak Konular

İbrahim Akın

Çağrı
İbrahim Akın
28 Temmuz 2012

Hz. İsa (as) Ölmedi!



Bir kısım din alimi Hz. İsa'nın ölmediği ve ahir zamanda tekrar yer yüzüne geleceği konusunda mutabıkken, bazı din adamları da Kuran'da net delilleri olan bu gerçeğe muhalefet ederler. Oysa Allah pek çok ayette Hz. İsa'nın ölmediğini, onu Kendi katına aldığını, Hz. İsa'nın kıyamet saati için bir alamet olduğunu ve kitap ehlinden, ölmeden önce ona iman etmeyecek kimse kalmayacağını bildirmiştir. Şimdi ayetlerde geçen bu konuyu detaylıca ele alalım. 

Kuran'da peygamberlerin ölümünün anlatıldığı ayetlerde, ölümü ifade eden kelimelerin Arapçası ''katale'' (öldürmek), ''mate'' (ölmek), '' el mevte'' (ölüm), ''haleke'' (helak olmak), ''salebe'' (asmak) şeklindedir. Hz. İsa'nın ölmediğinin bildirildiği Nisa Suresi 157. ayette Allah; ''...Oysa onu öldürmediler (ma katelehu) ve onu asmadılar (ma salebuhu). Ama onlara (onun) benzeri gösterildi.''  buyurmuştur. Yani kesin olarak ölümün gerçekleşmediği bu ayetten anlaşılmaktadır. Ancak bazı kişiler Ali İmran Suresi 55. ayette "Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim (müteveffiyke), seni Kendime yükselteceğim (refiuke)'' ayetini delil göstererek Hz. İsa'nın vefat ettiğini ve vefat ettikten sonra Allah katına yükseldiğini iddia ederler. 

Oysa ayette vefat ettirme olarak çevrilen kelime, tevaffa kökünden türemiş olan müteveffiyke kelimesidir. Kuran'da bu kelimenin geçtiği diğer ayetlere bakıldığında, anladığımız manada ölümü anlatmadığını görürüz. Örneğin Enam Suresi 60. ayette; ''Sizi geceleyin öldüren (uyutan) (teveffakum) ve gündüzün 'güç yetirip etkilemekte (yapıp kazanmakta) olduklarınızı' bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten (uyandıran) O'dur. buyrulmuştur. Yine Zümer Suresi 42. ayette; ''Allah, ölecekleri (mevt) zaman canlarını alır; (tevaffa) ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). (lem temut) Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı (el mevte) verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir.'' buyrulmuştur.

Ayetlerden anlaşıldığı gibi Allah uyuyan insanın canını alır. Ama hakkında ölüm kararı verilmemiş olanı eceli gelinceye kadar salıverir. Burada anladığımız manada ölmüş olmaz. Yani ruh, geçici bir süre bedenden ayrılıp farklı bir boyuta geçmiş demektir. Hz. İsa da ölmemiş, farklı bir boyuta, Allah katına yükselmiştir. 

Kuran'da Hz. İsa dışındaki peygamberlerin ölümleri için, kesin ölümü ifade eden kelimeler kullanıldığını yazının başında açıklamıştım. Bu konuyu bir kaç örnekle anlatmak istiyorum. 

Firavun dedi ki: "bırakın beni, Musa'yı öldüreyim (aktul) de o (gitsin) Rabbine yalvarıp-yakarsın..." (Mü'min Suresi, 26)

...peygamberleri haksız yere öldürmelerindendi... (yaktulune)  (Bakara Suresi, 61)

Bu iki ayette geçen aktul ve yaktulune kelimeleri, ''katele -öldürmek'' fiilinden türemiştir.

Böylece onun (Süleymanın) ölümüne (el mevte) karar verdiğimiz zaman, ölümünü (el mevtihi), onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi... (Sebe Suresi, 14)

Yoksa siz, Yakub'un ölüm anında (el mevte), orada şahidler miydiniz?  (Bakara Suresi, 133)

Mate, yani ölmek fiilinden türeyen bu kelimeler yine peygamberlerin ölümlerinin anlatıldığı ayetlerde geçmektedir. 

Sonuç olarak ayetlerden de anlaşılıyor ki Hz. İsa ölmedi ve onu asmadılar. Allah Hz. İsa'yı tıpkı uyku halinde ruhumuzun boyut değiştirmesi gibi farklı bir boyuta, Kendi katına almıştır. Ve ahir zamanda tekrar yeryüzüne gelecektir. 

(Bir sonraki yazımda, Hz. İsa as'ın tekrar yeryüzüne geleceğini Kuran'dan ayetlerle anlatacağım inşaAllah)

İbrahim Akın



Bu yazı 580 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!
    • 15 Aralık 2013 Evrimcilerin Coelacanth Hezimeti
    • 29 Kasım 2013 ''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap
    • 22 Eylül 2013 Kuran Haşa Bulmaca Kitabı Değildir
    • 21 Temmuz 2013 Bağnaz, Kadından Nefret Eder; Mümin İse Şiddetli Sever
    • 18 Haziran 2013 Komünizm Pusuda!
    • 24 Mayıs 2013 Size Ne Oluyor da Suriye'den Hicret Edenlere Sırtınızı Dönüyorsunuz?
    • 4 Mayıs 2013 İnsanlara Hoş Görünmek Uğruna Dinden Taviz Vermek
    • 11 Nisan 2013 Karşı Cinsle Konuşmak Haram Değildir
    • 19 Mart 2013 Müzik Haram Değil, Nimettir
    • 22 Şubat 2013 Kuran Apaçık ve Noksansızdır
    • 5 Ocak 2013 Sevgiye Evet, Nefrete Dur!
    • 18 Aralık 2012 Ertelemek İnkrda Bir Artıştır
    • 30 Kasım 2012 Tat Alma Mucizesi
    • 7 Kasım 2012 Nefislere İlişkin Güzel ve Etkili Söz Söylemek İbadettir
    • 21 Ekim 2012 Üzülmek Şeytanın Telkinidir, Allah Üzülmeyi Yasaklar!
    • 29 Eylül 2012 Allahın Emri: Benden Korkup Sakının!
    • 12 Ağustos 2012 Hz. İsa İkinci Kez Yeryüzüne Gelecek
    • 28 Temmuz 2012 Hz. İsa (as) Ölmedi!
    • 18 Haziran 2012 İman Edenler; Küfür, Müşrik ve Münafıkları Konuşmalarından Tanırlar

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,738 µs