En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
12 Mart 2012

İntikam Ruhu Kavurur



Bağışlamak insan ruhuna iyi gelen Rahmani bir duygu. İntikam arzusu, kin ve nefret ise insan ruhunu yakıp kavuran şeytani duygular.

 

Mümin, aleyhinde dedikodu yapıldığında, iftiraya maruz kaldığında sabreder; bu onun ahlakının üstünlüğünün kanıtıdır. Tevekkülü ve sabrı nedeniyle Allah Katında değeri artar, makamı yükselir.

 

Hakaret gördüğünde alttan alır, karşısındaki kişiye, “Allah sana hidayet versin” der, çirkin sözler söylememesi, güzel insan olması yönünde uyarır. Saygısızlığın dozu artarsa, "Selam" der ve oradan ayrılır. Küfredene küfürle karşılık vermek, onun gibi saldırgan davranmak basitliktir. Mümin asil davranışlar sergiler.

 

Allah, “iftiranın büyüğünü yüklenene büyük bir azap vardır” buyurur. Atılan iftiranın büyüklüğüne göre ceza da artar. İftirayı atan kişi Cehenneme biraz daha yaklaşır, azabı ağırlaşır.

 

Hakkında yapılan gıybet, atılan iftira mümin için nimettir. İftiranın şiddetiyle orantılı olarak kazandığı ecir de fazladır. İftira karşısında çok olgun, akılcı davranmak gerekir. Şiddetli reaksiyon göstermek, asabileşmek yanlış olur. Adice davranışlara aynı şekilde karşılık verilmemeli. Kur'an ahlakı gereği kötülük iyilikle uzaklaştırılmalı.

 

Aslında intikam almamak çok zordur. İnsan nefsi intikam ister, bunu çok arzu eder. Ancak nefse kanmayıp intikam peşinde koşmamak, ne kadar zorsa o kadar da değerlidir. Kur'an'a ters bir intikam anlayışı içerisindeki insan küçülür.

 

İnsanlık tarihi boyunca her dönem olduğu gibi ahir zamanda da iyilerle kötülerin mücadelesi vardır. Kötüler iyilere karşı atağa geçerler ancak fitne, fücur, intikam duygusu ve hasetlikleri onları yakar kavurur. Hep azap içindedirler, mutlu olamazlar.

 

İyiler, kötülerdeki haset, nefret ve kini gördükçe, mümin kardeşlerine sevgileri daha da artar. Allah'a aşkları artar, Cennet özlemleri artar. Bu yüzden kötüler, müminlere mücadele hırsı ve Allah rızasını kazanma azmi veren vesilelerdir.

 

Tuzak hazırlayan, komplo kuran, iftira atan, kalbi kin, nefret ve fesattan kararmış kişiler dünyada hep vardır ve olacaktır. Mümin bilir ki her şeyi olduğu gibi, şeytanı ve fırkasını da Allah yaratır. Ve O dilemedikçe kimse zarar vermeye güç yetiremez. Allah, "siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez." buyurur.

 

Allah’ın rızasını hedef almak hep iyiye, güzele, doğruya ulaştırır, huzur ve güven içinde yaşatır. Nefsani olan ve intikam hisleriyle atılan her adım ise insanı bataklığa götürür, bir ömür azap içinde geçer.

 

İyilikle kötülük eşit olmaz. Kötülüğü en güzel olan bir tarzda uzaklaştırırsak; o zaman görürüz ki aramızda düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir.

 

İntikam ateşiyle yanan kötü kimse, o ateşle yakamaz; kendisi yanar, kavrulur. İnsan, Rabb'ine teslim olmalı, arınmaya çalışmalı, iyi olmalı. O zaman huzur içinde ve sağlıklı yaşar. İyiler; mutluluk, dünyada olduğu gibi, ahirette de sonsuza kadar onlar içindir.

 

Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir. (Ra'd Suresi, 22)



Bu yazı 611 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,278 µs