En Sıcak Konular

Hakverdi Murat Merdamert

Mefkure
Hakverdi Murat Merdamert
4 Aralık 2011

Düşmez Kalkmaz Bir Allah! (Erdoğan'a Ecevit Hatırlatması)



''Başbakan Erdoğan Bakanlar Kurulu'na katılamayacak.''

Haber bültenlerine düşen bu not; pek çok dost sohbetinde kullandığım,Allah Dostları'ndan birine ait olan ibretlik bir sözü aklıma getirdi:

''Dünyada hiç kimse yoktur ki ayıplamış olduğu şey, kendi başına gelmeden ölsün.''

Bir kızılderili atasözü de şöyle der: 

"Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü!"

***

Sene 2002 

Türk siyasetinin en karışık günleri 

Başbakan Ecevit hasta.

İstifa çağrılarına kulak asmıyor,hastalığı yüzünden Bakanlar Kurulu Toplantısı dahi zaman zaman yapılamıyor.

Siyasi yasaklı Recep Tayyip Erdoğan yeni kurduğu partinin Genel Başkanı sıfatı ile il il dolaşıyor.

2 Haziran günü Erzincan'da partililere şöyle hitap ediyor:
 
''Haftalar, aylardır, 'Bu hükümet hasta' diyoruz. Sayın Başbakan'a, İnönü için söylediklerini kendisine hatırlattık. Artık vakti gelince siyasetten çekilmesini bilmelidir' diyordunuz. Şimdi o sözleri biz size hatırlatıyoruz ve diyoruz ki 'Vaktiniz geldi geçiyor, istifa edin' diyoruz. Artık fiziken çökmüş, bitmiş bir insan var karşımızda. Bakın her taraf kırılmaya, dökülmeye başladı. Bu neyi gösteriyor. Artık çelik korselerle duruyorsun."

Ecevit elbette direnmekte haksızdı.Fakat aynı zamanda hasta ve yaşlı idi, Erdoğan ise O'nu bu insanî zaafından dolayı ağır ifadalerle eleştiriyordu.

O günlerde Erdoğan'ın Ecevit'e hastalığı üzerinden yüklenmesine dafalarca şahit olduk.

Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil,Erdoğan'ın Bülent Ecevit hakkında sarfettiği o sözleri,18 Temmuz 2008'de "Balık Hafızası'' başlıklı yazısında şöyle sıralamıştı:

"Ecevit kişisel hırsından gitmiyor." 

"mesaisini yerine getirmekten aciz."

"Ülkeyi hastaneye çevirme."

"Kendine zulmetme çekil!"

"millete kıyma, bırak!"

"Ölümün ertelenmesi, ötelenmesi, hayatın yaşandığı anlamına gelmez... "

"mazereti var... Yaşlılık!"

"Çekilmesini bilmiyor.'

"Ecevit görevinin başında olduğunu söylemiş... Ne olur güldürme bizi!"

"Fiziken çökmüş."

"Bitmiş bir insan."

"Topluma yararlı olmaya değil, anca kendini ayakta tutabilmeye çalışıyor."

"Git." "Çekil."

'Yerinden ve merkezden olmak üzere, iki yönetim şekli vardır... Şimdi, hastaneden ve evden yönetim çıktı!'

'Anlaşılan o ki, insan yaşlanınca gerçekleri daha az görüyor, hırsı artıyor. Hastane raporları bile zoraki veriliyor.'

'Her tarafı kırılıp dökülüyor.'

'Çelik korselerle duruyorsun.'

'Düş milletin yakasından.'

Erdoğan herşeyin saat gibi çalıştığını ifade etmek istediğinden olacak,seçim mitinglerinde Ecevit Hükümeti'nin son dönemlerini hatırlatarak, "Bakanlar Kurulu'nun hastane odalarında toplandığı günler oldu" diyordu.

Allah'ın işine bakınız ki,

Bir önceki hafta Başbakan Erdoğan'ın geçirdiği operasyondan dolayı toplanamayan Bakanlar Kurulu,bu hafta da toplanamayacak.

Geçen haftaki AKP Grup Toplantısı da aynı sebepten iptal edilmişti.

Üstelik Erdoğan Ecevit'in o günkü yaşından 20 yıl daha genç.

Demek ki neymiş? 

Düşmez kalkmaz bir Allah'mış!

Bunu derken sanılmasın ki Başbakan'ın hastalanmasına sevindik.

Biz Erdoğan'ın "varlığı"na düşman değiliz,fikirlerine karşıyız.

Biz Erdoğan bitsin derken "bedenen" değil 

Siyaseten bitsin istiyoruz.

İnsanî zaafiyetle dalga geçmek,Allah'tan gelenle eğlenmek bizim harcımız değil.

Allah, O'nu herşeyden önce çoluk -çucuğuna bağışlasın.İnşaalah -hakikaten- korkulan hastalıkla bir ilgisi yoktur.



Bu yazı 2,027 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 29 Mart 2020 Cuma Namazı Bundan Sonra Farzı Kifaye mi Oldu?
    • 20 Mart 2020 Hürriyet Olmayan Yerde Cuma Namazı Kılmak Caiz Değildir
    • 13 Mart 2020 Salgın Hastalık Olan Yerlerde Cuma Namazı Kılınamaz!
    • 9 Mart 2020 Allah Belamızı Çoktan Vermiş de Farkında Değiliz!..
    • 24 Şubat 2020 Neden İlle de Su Manzarası?
    • 5 Ocak 2020 9 Işık'ı 1 Ampule Bağlamak
    • 6 Aralık 2019 Müslümanın 12 Ödevi
    • 27 Kasım 2019 Anlarsın yalan Dünyayı
    • 19 Şubat 2019 Göçtü Gitti Ozan Arif -Sagu-
    • 15 Şubat 2019 ''Çağrımız İslam'da Dirilişedir'' ve OZAN ARİF
    • 12 Ocak 2018 Beyin Yetmezliği
    • 1 Eylül 2017 Aldığı Nefese Hükmedemeyen İnsan
    • 3 Ağustos 2016 Milliyetçi Camia'nın Fethullah Gülen'le İmtihanı
    • 30 Temmuz 2016 Çarşı 15 Temmuz Gecesi Niye Sokakta Değildi?
    • 30 Kasım 2015 Otoritenin Sarsılmaz Gücü Saldığı Korkuda Saklıdır
    • 11 Ocak 2015 Talak Suresi 4.Ayeti Aslında Ne Diyor?
    • 11 Eylül 2014 Rantiyecilikten Rantkeşliğe
    • 28 Nisan 2014 Güneş Sabahına Doğmaz Bir daha
    • 22 Ekim 2013 Bu Ülkede Adalet Yok Diyenler Haksız mı?
    • 2 Eylül 2013 Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Türkleri Seviyormuş

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,504 µs