En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
16 Eylül 2011

Kur’an Ahlakı Hakim Olacak



Şu an, siz bu yazıyı okurken pek çok insan eziyet ve zulüm görüyor...

Bazıları yoksullukla, açlık ve susuzlukla pençeleşiyor...

Kimi küçük yaşta çalışmak zorunda...

Kimi ise evinden, ailesinden, çocuklarından koparılmış, yurdundan sürülmüş durumda...

Gazete ve televizyonlarda bu insanların görüntüleri çok sık yayınlanır. Ama insanların çoğu gazetenin bir sonraki sayfasını çevirdiği ya da izlediği televizyon kanalını değiştirdiğinde bu insanların varlığını unutur.  Tüm dünyada insanların büyük çoğunluğu bu şekilde umursuz davrandığı içindir ki yeryüzünde zulüm, haksızlık ve acılar hiç bitmez...

Yalnızca, insanlara karşılık beklemeksizin yardımcı olan bir vicdan anlayışı soruna çözüm olabilir. Böyle bir vicdan anlayışının tek kaynağı ise, dindir. Samimi inanan insanlar, Allah'ın rızasını kazanmak için, özveride bulunarak insanlara yardımcı olabilirler. Kur’an bu güzel ahlaktan, “Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler. "Biz size, ancak Allah'ın rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne bir teşekkür. Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimizden korkuyoruz." (İnsan Suresi, 8-10) ifadesiyle söz eder.

İnsanlık sevgi, şefkat, merhamet ve özveri gibi güzel özellikleri içeren Kur’an ahlakını model aldığında, gerçek adalet ve barış yaşanabilir. Aksi halde yeryüzü haksızlık ve adaletsizliklerle dolacaktır. Bugün de olduğu gibi...

Yaşanan ahlaki bozukluklar, hemen her insanın bildiği sorunlardır. Ancak insanların büyük bir çoğunluğu, bu sorunların hiçbirini çözüme kavuşturacak adımlar atmaz. Üzerine  sorumluluk almaz. Dahası üzerinde düşünmeye ihtiyaç dahi duymaz. Bazı insanlar ise sorunları çözmek için uğraşır ancak başaramaz.

Dünyadaki yangını söndürmede bugüne kadar başarılı olunamama nedeni, çözümün hep yanlış yerlerde aranıyor olmasıdır. Çözüm şu sistem ya da bu inançta değildir. Çözüm Allah’ın insan için en uygun yaşam olduğunu bildirdiği gerçek Kur’an ahlakının yaşanmasındadır. İnsanların bencil değil, özverili olmasındadır. İnsanların  acımasız değil merhametli olmasındadır. Kısacası insanların dünyaya bakışlarının değişmesi, Kur’an penceresinden bakmalarındadır.  İslam ahlakının yaygınlaşması ancak  barış, sevgi, kardeşlik ve güzellikle gerçekleşecektir.

… Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir. (Nahl Suresi, 30)

Acıların, katliamların, çilelerin ve fitnenin son bulması için ilk aşama Müslüman ülkelerin ittifak etmeleri ve İslam Birliği’nin kurulmasıdır. Bugün bu birlik kaçınılmaz bir ihtiyaç. Güçlü bir beraberlik ve dayanışma içindeki İslam aleminin ortak sesi olacak, dünyaya hoşgörüyü öğretecek, Müslüman olan ve olmayan her insana refah ve huzur getirecek olan İslam uygarlığının yeniden inşası için çaba göstermek, en önemli sorumluluklarımızdan olmalı.

İslam ahlâkının yeryüzü hakimiyeti, samimi her Müslüman’ın özlemi ve duasıdır; ancak Kur’an’ın da müjdesi ve vaadidir. Müslümana, “Kur’an ahlakı hakim olmaz“ sözü bir yana, “Kur’an ahlakı acaba hakim olabilir mi?“ demek dahi yakışmaz. Ümitsizlik Müslümanın asla yaşamaması gereken bir ruh halidir. Müslüman umutlu, şevkli olmalı ve Rabb’inin vaadine güvenmeli, “Kur’an ahlakı hakim olacak!“ demelidir. Samimi her Müslüman’ın ulaşmak isteyeceği huzur ve güven dolu bu yaşam, insanlar için dünya hayatında çok üstün bir ödüldür, gerçek bir bayramdır.

 

Fuat Türker



Bu yazı 588 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,146 µs