En Sıcak Konular

Altuğ Öztürk

İslam'a Davet
Altuğ Öztürk
27 Şubat 2011

Toplumun İlacı Şefkat Ve Merhamet



Mutlu ve huzurlu bir toplumun oluşabilmesi için Kuran'da tarif edilen gerçek merhamet anlayışının, o toplumun insanları tarafından yaşanması gerekir. Merhamet ve şefkat anlayışı yaşanmadığı sürece kargaşa ve huzursuzluk o toplumdan eksik olmaz. Çünkü merhametin ve sevginin olmadığı yerde sevgisizlik ve zulüm vardır.

Merhamet edenlerin en merhametlisi, sonsuz şefkat sahibi Yüce Rabbimiz, Kuran ahlakına uyan kullarının üzerinde “Rauf” (pek esirgeyen, çok acıyan) ve “Rahman-Rahim” (Merhamet eden, verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük ve ebedi nimetler vermek suretiyle mükafatlandıran, ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır, rahmet ve irade buyuran, sevdiğini sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız nimetlere kavuşturan) isimlerini tecelli ettirir. İnananlar, "Eğer Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten Rauf (şefkat eden ve) Rahim olmasaydı (ne yapardınız)?" (Nur Suresi, 20) ayetiyle bildirildiği gibi, Allah'ın kendilerine olan merhametine muhtaçtırlar. 
 
İnanan insanların sahip olduğu Kuran’i merhamet, beraberinde fedakarlığı, sevgiyi, saygıyı, affediciliği ve ince düşünceliliği getirir. Merhamet sahibi inananlar, insanlara karşı duydukları derin şefkat sebebiyle, maddi manevi her konuda  onlara yardımcı olmaya çalışırlar. Bu yardımların karşılığında da herhangi bir beklenti içine girmezler.

Toplumda huzur ve güven ortamı  sağlayan merhamet anlayışının insanlar arasında yayılması, güzel ahlakın yerleşmesi ve yaygınlaşması ile gerçekleşir. İyiliği emreden ve kötülüğe güzel bir tavırla karşılık veren insanların oluşturduğu bir toplumda şiddet, kavga ve kargaşa olmaz. Yüce Allah insanlara, kötülüğe karşı en güzel tavırla karşılık verdikleri takdirde hayırlı bir sonuç elde edeceklerini vaat etmiştir.

"İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir." (Fussilet Suresi, 34)

Toplumda merhamet duygusu yaygınlaşmadığı taktirde çocukların ezilmesinin, kadınlara şiddet uygulanmasının, cinayetlerin, hırsızlıkların, yolsuzlukların çoğalmasının önünde hiçbir engel kalmaz. Böyle bir toplumda merhametten yoksun olan zalim insanlar, zayıf ve güçsüz olanları istedikleri gibi ezerler.

Şiddet ve kargaşaya neden olan merhametsiz insanların oluşturduğu bir toplum yerine huzur ve güven ortamının yaşandığı mutlu bir toplum istiyorsak, Allah korkusunu ve merhameti yüreğimizden çıkarmayalım ve Kuran ahlakının yaygınlaşması için elimizden geleni yapalım. İhtiyacımız olan huzuru yalnızca Allah’ın gösterdiği yolda bulacağımızı unutmayalım.

Değerli öğütleriyle insanlara yol gösteren büyük İslam alimi Abdülkadir Geylani müminlere bu güzel ahlakı şöyle tavsiye etmektedir:

 
... Birbirinize saygı gösterin. Birbirinize merhamet gösterin, aranızda şefkatli olun. Birbirinizi kötülemeyin. Birbirinizi azarlamayın. Birbirinize karşı iyi davranın, birbirinizin kusur ve ayıplarını  münasip bir lisanla anlatın, görmemezlikten gelin. Birbirinizin ayıplarını  yaymayın, birbirinizin hatalarını  affedin. Teftiş ve tecessüse kaçmadan, birbirinize iyiliği emredin. Kötülükten de alıkoyun. (Abdülkadir Geylani, Kalpleri Aydınlatan Sözler, sf. 183, Derleyen; Şeyh Muhammed Abdülkerim El-Kesnezâni)

Güzel olan ahlakta beraber olalım ve büyüyelim inşaAllah...



Bu yazı 834 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Müslümanlar İçin Birlik Zamanı
    • 20 Haziran 2013 Allah'ın Nimeti: Çile
    • 26 Şubat 2013 Sevgili Peygamberimiz (S.A.S)
    • 12 Aralık 2012 Müslüman'a Düşen Yalnızca Tebliğdir
    • 18 Ekim 2012 Şeytan'ın Varlığının Farkında mısınız?
    • 20 Eylül 2012 Kaçınılmaz Son ''Ölüm''
    • 28 Ağustos 2012 Ne İçin Yaratıldığımızı Unutmayalım
    • 21 Temmuz 2012 Ramazan ve Oruç
    • 26 Haziran 2012 Allah'ın Yaratma Sanatı Kelebekler
    • 5 Haziran 2012 HZ. İbrahim
    • 14 Mayıs 2012 Anneler Gününüz Kutlu Olsun
    • 27 Nisan 2012 Dürüstlükte Kararlı Olmak
    • 10 Nisan 2012 Umut Kesmemek
    • 27 Mart 2012 Şeytan'ın Sistemi
    • 6 Mart 2012 Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Olumsuz Etkileri
    • 20 Şubat 2012 Şeytan'ın Oyunu: Duygusallık
    • 6 Şubat 2012 Her İşte Hayır Olduğuna İnanmak
    • 15 Ocak 2012 Medyanın Gücü
    • 26 Aralık 2011 Hurafeden Uzak Kuran Dini
    • 12 Aralık 2011 İman Hakikatleri İmanı Artırmak için Vesiledir

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,441 µs